İlk yarıyı 1-1 berabere bitirdik. Maç sonunda hiç olmazsa bir beraberlik alsak iyiydi ama olmadı. Rakipler yaptıkları transferlerle güçlendi. Biz ara transfer dönemini boş geçirdik. Kadro yapılanmamız felaket… Geçen sezon kadrodaki üç kaleci gönderildi, biri yabancı üç kaleci alındı. Yetmedi bir yabancı kaleci daha alındı. Sadece kaleci mevkiinde toplam yedi değişiklik yapıldı. Şimdi yabancı kalecilerden birisi yedekler arasında bile değil. Kasamızda paramız bol anlaşılan, akıyor maşallah! Yasin, Nadir, Polomat gibi takımı yakan, yararsız ve canlı bomba gibi futbolculardan hâlâ ne bekliyoruz anlamıyorum. Takım 3-1 yenik durumdayken oyuncu değişikliği yapmak için 80. dakikayı beklemenin mantığını çözmekte zorlanıyorum. Hoca böyle yaparak ne yapmakta, nereye varmak istemektedir? 2017-2018 sezonunda kadroda olan Rahmetullah ve İlker’i hâlâ ilk 11’de oynayabilecek duruma getiremedik. Mats hâlâ ilk 11’de yok. Ahmet Oğuz’u hâlâ toparlayamadık. Berat’ın takım içinde oynaya oynaya kendini geliştirmesi gerekiyordu, kadroda bir var bir yok; ilk 11’de sahaya çıkıp iyi oynadığı anlarda oyundan alınmasının sebebini anlayabilene aşk olsun.
Bu maç öncesinde ligin bitimine 15 maç kala 21 puanımız vardı. 15 maçta en az 15 puan, yani maç başına 1 puan alırsak ligde kalırız diye düşünüyordum. Şimdi 14 maçta 15 puan almamız gerekiyor. Her yenilgide maç başına almamız gereken puan artacak. Bu işin şakası yok. En büyük avantajımız altımızdaki beş takımdan dördü (Konyaspor, Antalyaspor, Kasımpaşa, Ankaragücü) ile kendi sahamızda, yalnızca Kayserispor ile deplasmanda oynayacak olmamız. Her biri 6 puanlık bu maçları kazanırsak ligde kalma barajı 36’nın üzerine çıkmaz diye düşünüyorum. Özellikle bu maçlara çok iyi hazırlanmalı ve tam kadro çıkmaya çalışmalı, maçları bir final havasında oynamalıyız.