Gençlerbirliği ve İçinde Bulunduğumuz Kriz Ortamı

Alerta veya Defans alkaralar’ın dernek lokali filan değil ki, her maç izlemeye gelene “hoş geldin, beş gittin” muhabbeti yapılsın. Her GB forması giyene bir adım atmak gibi bir misyonumuz mu var bizim?

1 Like

Biz kendi aramızda dışa kapalılığımızı çok tartıştık. Haklılık payı yüksek ancak alertada maç izleyen Gençlerbirliklerin hangi gruba ait olduklarını, hangi düşünce yapısında olduklarını anlamamız zor. Halbuki bizimle iletişim kurmak, twitterdan “abi maçı nerede izliyorsunuz?” demek kadar basit. insanların yüzünden bizle tanışıp tanışmak istemediklerini anlayamayız ama iletişim kurulduğunda, buna kapalı değiliz. Sen al gel yeter :slight_smile: Bak, Yavuz benim en sevdiğim arkadaşlarımdan biri. Alkaralar sitesine efsane bir girişi vardı, bir dortmund yazısı yazdı, peşinden film tahmini oyunun başlattı. Bunları Fenerbahçeli Yavuz olarak yaptı, hatta o kimliğiyle nette takıştık, birbirimizi kırdık. Faka öte tartaftan Fenerbahçe maçını beraber izledikten sonra metroda sabahladığımızda, O’nun üstünde sarı lacivert, benle fıratın üstün kırmızı siyah forma vardı. Bizimle iletişim kurmak, bizimle sosyalleşmek için Gençlerbirliği’nin tutma şartı bile yok. Bu kadar netiz! Yavuz için artık sadece Gençlerbirliği var :wink:

4 Likes

Evet! Her gelenle hoş geldin beş gittin muhabbeti yapmak gerekiyor. Hatta gelenlerle de değil, ellerimizde çiçeklerle sokaktan geçenleri bile içeri davet etmemiz gerekiyor. Ben bunu yalnızca Alkaralar için söylemiyorum. Gençlerbirliği’nin ruhuna uygun tüm taraftar gruplarının yapması gereken şey bu bence.

İnsanlardan adım atmasını beklemeyelim, o adımı biz atalım diyorum. Yoksa ben adım attım, beni bağrınıza bastınız. Bunu eleştirmiyorum ki :slight_smile:

Biz onların adım atmasını beklerken bir Yavuz abi çıkar gelir ama belki biz adım atarsak, Yavuzlar, Selimler, Muratlar, Ayşeler, Sılalar, Hazallar gelir. Belki gelir, denemeden bilebilir miyiz :slight_smile:

1 Like

Unutulur mu o günler? :slight_smile: Bununla ilgili bir paylaşımı zaten daha evvel yapmıştım @beyazsaid kardeşimle. :slightly_smiling_face:
Benim bundan 10 yıl önceki o halimi ve Alkaralar’ın beni karşılayış, kabulleniş ve idare ediş aşamalarını görseydi keşke.
Benim gibi gıcık bir adamı, üstelik Fener’in en sevilmeyesi dönemine denk geldiği yıllarda aralarına kabul etmişler bu insanlar Said’ciğim. Emin ol, Serkan ağabeyinin de dediği gibi; “bir selam yeter.” :wink:

BVB’yi unutma canım. Since '96 :*

2 Likes

Dostum,

Alerta’ya Karakızıl’dan da maç izlemeye gelen var, diğer gruplardan da. Herkesi tanımak zor. Herkese bu şekilde yaklaşmak da kolay değil. Ayrıca, mesela Alerta’nın sahibini tanıyoruz ama bana ne abi, neden sokaktan her geçeni adamın mekanına davet edeyim? Tekrar söylüyorum; oralar bizim grubun değil. Bir tararftar derneği lokali de değil. Sports bar teması var ve sahibi GB taraftarı lakin o insanların da bir önceliği var; para kazanmak. Başkasının dükkanında bu tarz işlere girmek bir yerden sonra müşteri potansiyelini de etkileyebilir. İsteyen olursa zaten kendisi gelir. Gençlerbirliği şart değil; alakasız bir konuyla bile lafa girebilir.
Bu insanlarla sosyalleşmek için Serkan’ın da dediği gibi “Gençlerbirliği’nin tutma şartı bile yok!”

Daha ne olsun! :slight_smile:

Edit: Ayrı bir gönderide paylaşmak istedim ama kurallar 3’den fazla üst üste alıntıya izin vermiyor. Buraya ekliyorum o yüzden @beyazsaid kardeşim;

Bu arada hakkını vermek isterim; uzun süredir senin gibi istekli ve inatçı birini görmedim. Adeta logomuzdaki keçinin ete kemiğe bürünmüş hali gibisin. :slight_smile:
Ankara’dan bir süre sonra uzak kalacağını yazmıştın bir yerde.
Ben ona rağmen, hem bu gruba hem de Gençlerbirliği’ne çok katkıların olacağına inanıyorum.
Sadece, bazı şeyleri (dediğin gibi) yaşayıp görmek lazım.
Bazı şeyler hakkında da, bizim daha önceden deneyim yaşayıp fikir sahibi olduğumuzu unutma ama…

2 Likes

Gerçekten inatçıyım ve inadımdan vazgeçmeyeceğim Yavuz Abim :slight_smile:

Abi, sizin deneyimli olduğunuzu, bazı şeyleri benden daha iyi bileceğinizi bilmesem gelip size böyle uzun uzun dert anlatır mıyım hiç? Ama siz de sözlerimin hep hatalı kısmına odaklanıyorsunuz be Yavuz abim :smile:

Tamam, Alerta’da olmazsa başka bir yerde olur. İlla maç olmasına da gerek yok ki? Hatta bakın ben 6222’de bi açık buldum. Müsabaka yoksa 6222 de yok :smiley: Seğmenler’e gidelim.

Söylediklerimin içinde bir eksik, bir yanlış varsa, topyekûn silip atmayalım, o eksikleri hataları nasıl düzeltebiliriz, nasıl daha iyi yapabiliriz diye düşünelim.

Benim sözümün özü şu: başkalarının adım atmasını beklemektense biz adım atalım. Ha bu adımı nasıl atabiliriz? İşte onu istişare etmek gerekiyor.

Yoksa bana ne Alerta’dan :smiley:

6222’de maç günü stad dışında gidilen mekandan bahsediliyor mu? :blush:

Müsabakaların toplu seyredildiği özel alanlar da kapsama dahil edildi. Mesela Alerta’nın önünde maç sonu meşale yakılması yasak. :pensive:

yok, bence haklısın. biz de adım atmalıyız. bundan sonra gençlerbirliği’ni izleyen yabancı biri gördüm mü, bu dediğin aklımda olacak.

Tamam Serkan Abim, iş bölümü yapalım, ben ARt projemle insanları bulup getireyim, siz de sahiplenin onları :slight_smile:

Ben Gençlerbirliği markasının ama özelde de Gençlerbirliği taraftarının marka değerinin Ankara’da parlayan bir yıldız olabileceğine (sen başkentin yıldızısın, cumhuriyet takımısın :slight_smile:) gönülden inanıyorum.

Vira vira! :smiley:

1 Like

Balkanlarda, Bosna’nın multikültürel kentlerinden Zenica’da, bizim gibi kırmızı kara bir spor kulübü var. NK Celik. İsmi bildiğimiz çelik kelimesinden geliyor.

Yugoslavya’nın en büyük hapishanelerinden biri bu şehirde bulunduğu için taraftarlarının lakabı ‘Convicts’ yani Mahkumlar.

Kendi maddi çıkarları yüzünden takımı zor duruma sokan yönetime karşı onurlu bir tepki koymuş bu Mahkumlar. Ve değişimi başarabilmişler.

Convicts vs Thiefs, yani mahkumlar hırsızlara karşı adlı kısa ve ingilizce bir belgesel var. İlgilenenler için buraya bırakıyorum:

2 Likes

Ne dersiniz kriz geçti mi?
yoksa yeni mi başlıyor

1 Like

Bence yeni basliyor. Takimi kurarken omurgasini yok ettiler.

Alinan oyuncular icinde mac kazandirir diyecegimiz oyuncu yok.

Aldiklari Super lig icin Sub Standard diyecegimiz kalite adamlar. 1. Lig kalitesinde adamlari getirip imza attirmak bir taraftarin bile daha iyi basarabilecegi birsey.

Hoca secimi dogru yanlis bu transfer politikasiyla kimin takimi yonettigi onemini kaybediyor.

Yan sahadaki takimin girtlagina kadar borcu var transfer yok ama takimi bozmayinca birde eskileri geri getirince birbirini taniyan bir sezon oynamis oyuncular ile dayanacaklari kadar dayanacaklar sonucta muhtemelen Ocaga kadar direnirlerse belki Ocakta takviyeler ile kumede kalacaklar…Takimi calistiran ile sahaya cikaran bile farkli ama VAR duzgun islese 9 puanlari olacakti.

Genclerbirligi bunu yapamadi…Gecen seneki takim Huzurevi gibi, Seneye hicbiri kalmayacak biraz genc dinamik adamlara imza attirin demistik yapmamanin acisini cekiyoruz. Gelecek planlamasi diye birsey yok.Sezonluk takimlar kurup Yolunda devam ediyor Yonetim.

Mert 3 milyon Euroya gitti 1 er milyon Euroya iki Pazdan olmasada bir Pazdan bir Kulusic bulamadikmi?

Bu kriz gelecek mactada bitmez. Bir mac daha kaybederse Mustafa hoca kendi gider.

Öz-at kafası ADS den ayrılmış.
Kaplan şu anda dünyanın en iyi td benim açımdan

Gençlerbirliği gömleği 2019 - 2020…

3 Likes

Polatlısporda oynayan Yavuz Gençlerbirliğinden kiralık olarak Cavcav tarafından bedelsiz olarak verilmişti. Malum, Polatlı Cavcav’ın un fabrikalarının ihtiyacı olan buğdayı en büyük miktarını karşıladığı yer idi.

2 Likes

Yavuz Polatlıspor’da çok başarılı oldu ve o zamanlarda ciddi sayılabilecek bir bonservis bedeliyle Gaziantepspor’a transfer oldu. Ama Polatlıspor bu bonservis bedelini iyi kullanamadı ve birkaç sezon sonrasında amatör kümeye düştü.

22 Mart 2014 günü Yıldız’daki Türkiye Hentbol Federasyonu (THF) Salonunda oynanan Gençlerbirliği - İstanbul Anafen Koleji hentbol maçından sonra salonun bahçesinde İlhan Cavcav’dan önceki başkanımız Hasan Şengel, Akşit Ağabey, Nedim ve ben, Mamak Osman Gazi Ortaokulu öğrencileriyle birlikteyiz. Ortalık çocukların “Gençlerbirliği” tezahüratlarıyla inliyor.

Ve tribünden birkaç görüntü… Tribünlerde coşkuyla söylenen “Gençlerbirliği” tezahüratları…

Aradan 5,5 yıl geçmiş. O zaman öğretmenlerinin hentbol maçımıza getirdiği 12-15 yaşlarındaki bu çocuklar şimdi genç ve muhtemelen çoğu da üniversite öğrencisi… Acaba aralarında Gençlerbirliği taraftarı olan ve aramıza katılan var mı?

Ve biz maalesef kulüp olarak, öğretmenlerinin ayağımıza kadar getirdiği bu çocuklar ile o zamanlar ortaokul ve liselerde okuyan diğer öğrencileri Gençlerbirliği taraftarı yapamadık, bunun için ciddi projeler üretmedik, çaba göstermedik ve göstermiyoruz.

4 Likes

22 Mart 2014 günü oynanan Gençlerbirliği - İstanbul Anafen Koleji hentbol maçı sonrasında THF Salonu bahçesi… Mamak Osman Gazi Ortaokulu öğrencileri coşkuyla “Gençlerbirliği! Gençlerbirliği!” diye tezahürat yapıyorlar. Öğretmenlerinin mutluluğu yüzünden okunuyor.

Bilgisayarımda videoyu arıyordum, nihayet buldum. :blush:

https://vimeo.com/364534702

1 Like