2017-2018 Teknik-Taktik / Gençlerbirliği - Göztepe

Foruma biraz olsun hareket geldi. Polatlılı bunu beğendi. :slight_smile:

5 Likes

Arkadaşlar ben kimsenin değinmediği dikkatimi çeken bir konuyu yazacam. Maç sırasında Engin Abiylede konuştuk, kapalıdaki arkadaşlardan benle aynı gözlemi yapanlar olmuş.

Göztepe taraftar sayısı çok bir camia, iç sahada dolu tribünlere oynuyorlar, deplasmana da geliyorlar. Ancak Göztepe taraftarı sadece tezahurat yapıyor, oyunun içinde değiller. Kırmızı kart oldu, goller oldu değişiklik yok. Tezahurat. Bizim sayımız az olabilir ama bizim taraftarımız oyunun içinde pozisyona göre. Bu noktada Gençlerbirliği tribününün daha iyi olduğunu düşünüyorum.

3 Likes

Maç sonu yapılan Facebook yayınının linkini vermen iyi olmuş gardaşım. İzlemeyen arkadaşlara bir fırsat vermiş olalım, özellikle de M.Ali ve Özhan’a…

Ahmet’in tespitlerine katıldığımı hasseten bildirmek isterim. Ancak davulu olan gruplar aynı Göztepe taraftarı gibiydi. Daha çok oyunun içinde olmalarını temenni ederiz.

1 Like

Aynen maçı izlemeye değil, akıllarındakini bağırmaya gelmişler. Sezon ortası hedefsizliğinin de payı çok bunda

1 Like

Sessegnon gibi harika bir oyuncunun bize gelmesinin tek sebebinin Fransa’da ödeyeceği vergi borları ve Türkiye’de çok düşük vergi ödeyeceği için açığını kolayca kapatması olduğunu bildiğim için gelmeden önce ruhla değil para için oynayacak, emekliliğe gelmiş diye düşünüyordum ancak maaşallah soğukkanlılığını hırsı ve becerisiyle birleştirerek takımın beyni olma fonksiyonunu rahatlıkla yerine getiriyor. Kendisinin olmadığı Beşiktaş’la oynanan rövanş maçında ne kadar şuursuz oynadığımızı fark etmişsinizdir. Bazen tek bir oyuncu bile fark yaratabiliyor. Röportajlarında da çok mütevazı konuşması da beni benden aldı. İyi varsın, iyi ki bizimlesin, Türkiye’ye ödediğin düşük vergiler sana feda olsun… Kulüpte 1-2 yıl kal da her röportajında Ankara’yı Gençlerbirliği’ni sevdiğini belirten Hopf gibi gönlümüzde yer edin… Hopf da bizim için büyük bir şans ayrıca…

Jailton ise Çin 2. liginden geldiği için gözümde tam bir servet avcısı futbolcu profilindeydi. Hatta Allah affetsin, o kısa boyu görünce verdiğimiz paralar boşa gitti, Junior Cavcav alacağın olsun demiştim. Lakin kendisi sahanın en yorulmaz en mücadeleci ve en savaşan futbolcuları arasında rahat ilk 3’e girer. Allah vergisi boy kısalığı olmasa ligin en iyilerinden olabilir ancak o boya rağmen hava toplarına sanki uzun boylu bir topçuymuşçasına yükselmesi her seferinde beni mest ediyor. 8. olmamızın yine engellenemeyeceği sezonda mücadele ederken bize iyi katkı sağlayacağını düşünüyorum.

Manu ise zamanında genç yetenekti ancak neler oldu pek anlayamadım. Rehabilitasyon merkezi olarak işleyen kulübümüzde tekrar eski günlerine döndü gibi ancak Manu sanki ligin iyi takımlarına karşı pek bir varlık gösteremeyerek orta halli takımlara karşı coşuyor bence…

Khalili ise gördüğüm en dengesiz futbolcu. Maç içinde bazen topu öyle ustaca saklayarak atağı yönlendiriyor ya da beklenmedik anlarda isabetli şutlar atıyor ki helal olsun diyorum. Ancak yeri geliyor o kadar amatörce hatalı pas verip top kaptırıyor ki taraftarı isyan ettiriyor. Onun ayağının bir ayarı yok. İstikrarsız oyuncuları sevmem. Bence daha iyisi bulunduğu anda yollanmalı.

Aydın ise maçta bize sinir krizi yaşattı. Eskiden geldiğinde rehabilite olmuştu ancak dünkü maçta bizi pişman etti. Yedeklere alınıp sonradan oyuna sokulmalı. Kendisinden zerre umutlu değilim.

Skuletiç’teki form düşüklüğünü anlayamadım. Ne sakatlandı ne bir şey oldu. Her futbolcu vites büyütürken o geriledi gibi. İnş. özel hayatında gelgitler vs. yaşamıyordur. Özel hayat cidden önemli, Batuhan Karadeniz örneği var…

Sçekiç ise ortalamanın ortalaması bir oyuncu, tam bize göre. Ne kötü ne iyi. Bence çok bozmasın.

Ahmet ve Uğur gözbebeğimiz. İnş. altyapıdan daha çok düzenli ilk 11’de oynayan futbolcumuz olur. Altınordu’yu çok kıskanıyorum. Messi’nin yıllarca Barça’da oynadığı gibi onlar da bizde oynar. Örnek abes kaçtı ama idare edin :slight_smile:

Bu takım mücadele eden futbolcularla ve başarı gelmemesine rağmen onun yanında olan taraftarlarıyla güzel. Varsın şampiyon olmayalım ama her maç sonu 3’lü çektirip Ankara havasıyla coşalım…

5 Likes

Sabrican sana laflar hazırladım. Bulacam seni Sabrican. Alanya maçında gözlerim seni arayacak. :confounded::skull_and_crossbones::grimacing::triumph::sneezing_face:

Bu muhabbet bir ara facebook sayfasında da oldu ve hatta Ümit Özat’ın da ilginçtir güzel bir açıklaması var:

"Ümit Özat, başkentte az sayıda taraftar önünde oynadıklarını ancak takımın üzerinde gizli bir seyirci baskısı hissettiklerini söyledi.

Gençlerbirliği taraftarının Ankara 19 Mayıs Stadı’nda takıma desteğinden memnun olduğunu anlatan Özat, şunları kaydetti:

“Ben gizli bir seyirci baskısının olduğuna inanıyorum. Belki de bizim üzerimizde var. Seyircimizden, oluşturduğu sinerjiden çok memnunum. Az da olsa o kadar memnunum ki onların oradaki yürekleri, o beraberlikleri bana göre 20 bin kişiye de bedel. Her şeylerinde bir anlam, mesaj var. O sinerji benim için çok önemli. Çoğunluğu temiz insan. Gençlerbirliği onlar için çok başka bir anlam ifade ediyor. Üniversiteli taraftarlarımız var. Oraya gelip insan gibi maçını izleyip gitmek herkesin yapacağı şey değil. Bu yönden çok memnunum. Kötü oynadığımız da oldu. Ufak tefek sesler çıkacak ama Allah’a şükür bugüne kadar kaşlarını bize çatmadılar. Az ama öz, bize yetiyor.”

Ilginç ama bunları özat söylemiş.

Ben de kesinlikle bu durumun bize iç sahada çok puan kazandırdığına inanıyorum. Bir nevi Turkiye’deki premier lig taraftarına en yakınsak taraftar biziz.

1 Like