2018-19 TFF 1. Lig 16. Hafta / Gençlerbirliği - Gazişehir Gaziantep


#1

15 Aralık 2018 Cumartesi
Saat 13:30
Stad: Ankara’da futbol oynamaya müsait bir stadyum olmadığı içim belli değil!

  • Kazanırız
  • Berabere kalırız
  • Kaybederiz

0 oylayanlar


#2

Fikstür u incelediğimizde rakipler açısından son iki hafta oldukça rahat. Bu nedenle bu maç oldukça önemli. Beraberlik bile yetmez, kazanmak gerekiyor.
Kazanirsak takım psikolojik olarak rahatlatacak ve devre arasına daha sakin kafayla girilecek.
Son iki maçta en az 4 puan hedefi iyi bir hedef.


#3

bu maça yazmadan önce akşam gazişehirin ne yapacğaını izlemek gerekiyor.
eğer puan kaybı yaşamazlarsa, bir devrede iki hafta üst üste olmak üzere toplamda üçüncü kez lig ikincisi ile oynayan lider olacağız.


#4

aradaki 7 puanı koruma adına beraberlik cepte başlamamız gereken bir maç.
ama olur ya yenersek de ligin 2. yarısına bizi rahatlatacak maç.
ben bu maçın antepte oynanması için kulube mesaj attım.
ankara dışında oynayacaksak antepte oynayalım ve ligin 2. yarısı bizim evimizde oynansın.
antep gibi bir takımla evimizde oynama opsiyonunu kaybetmek böyle bir sıralamada delilik.
eskişehir de deplasman antep de.

dün antep in kaybetmesinde saha faktördü ama nedense futbolcular da resmen bitikti.
sanki inançsız gibiydiler.
balkes in rakibi çözen bir psikolojik yönü de var sanırım :slight_smile:


#5

TFF sitesinde maçın Eskişehir’de oynanacağı gözüküyor.

mac


#6

kendi evimizdeki bir maçı kesin kazanmalıyız
ads denizli gş geriden hızla geliyorlar
2. yarı bizden çok daha iyi transfer yapacaklarını da eklersek
ka-zan-ma-lı-yız!

kendi evimiz derken eskişehir!!!
gerçekten büyük ayıp yönetim için!
yazık…


#7

denizlispor maçındaki strese dayanamayan aracım, maç sonu bozularak maddi anlamda kaldırılması zor bir yük çaktı sırtıma… üstelik kızılayda yolda kaldım. hayatımızı alt-üst ettin gençlerbirliği! şu maçlardan birinde de ben arıza çıkarıp, olduğum yerde kalmaktan çok korkuyorum.

evet burak’ın pozisyonuna bakamadım, gözlerimi kapayıp celladın kılıcını sallamasını bekledim. neyse ki şansımız büyüktü ama bizi idam sehpasına götüren, o dakikaya girdiğimiz sayısız pozisyonu gole çeviremeyen beceriksizliğimizdi. gol atma işini halledene kadar her maçta yaşadığımız stresin bizde kalıcı hasarlar bırakmamasını diliyorum.

bakalım bu maçta neler yaşayacağız, allah sonumuzu hayretsin!


#8

Bir zamanlar bir Ankaragucu platformunda bir yorumcunun imzasi soyleydi…

GADERIMIZ OLDUN LA ANGARAGUCU

Buna uzun yillar Ziya kardesimle birlikte cok gulmustuk.

Yukaridaki yorumda Serkan arkadasimiz icin gercekten uzuldum ama

HAYATIMIZI MAHVETTIN GENCLERBIRLIGI

Bana o Ankaraguclunu imzasini hatirlatti…

GALIBA ANKARALILIGIN KADERIDE BU…


#9

Aman Serkan, kendine mukayyet ol. Bunu söylerken ben kendime ne kadar mukayyet olabiliyorum, orası da bir muamma tabii… :blush:

“Döşünü kaşıyarak maç izleme” isteğini feryatla ifade eden bir taraftara ilk kez 1987 yılında Isparta’da geçici görevdeyken hafta sonu arkadaşımla birlikte gittiğimiz Konyaspor - Altınordu maçında rastlamıştık. Şimdi internetteki bilgileri inceleyince maçın tarihinin 20 Eylül 1987 olduğunu gördüm. Konyaspor 2. Ligdeydi, şampiyonluğu Sakaryaspor’a kaptırdığı bir önceki sezonda meydana gelen olaylardan dolayı sahası uzun süre kapatıldığı için Altınordu ile Isparta’da oynayacaktı. Konyaspor taraftarları adeta Isparta’ya akmışlardı. Stadın açık tribünü tamamen dolmuştu. Biz de açık tribünden bilet alıp Konyasporlu taraftarların arasına karıştık. Konyaspor bastırıyor, Altınordu direniyor ve Konyaspor’u az adamla yakaladığı anlarda müthiş kontrataklar yapıp gol tehlikeleri yaratıyordu. Aynı bizim Balkes, İstanbulspor ve Denizlispor maçında az adamla yakalandığımız kontrataklar gibi… Konyasporlu taraftarlar heyecandan yerinde duramıyorlardı. Bir önceki sezon son maçta yaşadıkları Konyaspor’un sahasının kapatılmasına kadar giden olayların taraftarlar üzerindeki olumsuz etkilerinin hâlâ devam ettiği anlaşılıyordu. Mç böyle devam ederken, geçen hafta aynı bizim Denizlispor maçında olduğu gibi Konyaspor, Altınordu ceza sahasında ahlar vahlar arasında akıllara zarar bir gol kaçırdı. Taraftarlar bu pozisyona doya doya hayıflanamadan, Altınordulular atağa kalktılar ve Burak Çalık’ın kaçırdığı golün bir benzerini kaçırdılar. İşte o onda yanımdaki zayıf, uzun boylu, kirli sakallı bir taraftar çileden çıktı; gömleğini yakalarından tutup tüm düğmelerini kopartarak iki yana açtı ve bağırmaya başladı: “Allah belanızı versin lan, Allah belanızı versin! Biz ne zaman döşümüzü kaşıyarak maç seyredeceğiz lan, ne zaman!”

Neyse, Konyaspor maçı 3-1 kazandı, Konyaspor taraftarları da evlerine mutlu döndüler.

Şimdi yaşayarak görüyorum ki şampiyonluk mücadelesi böyle bir şey. O Konyaspor taraftarını çok iyi anlıyorum. Bu sezon, Gençlerbirliği’nin 2. Ligde 16 puan farkla güle oynaya şampiyon olduğu 1988-1989 sezonuna hiç benzemiyor. Şimdiden Gazişehir maçının heyecanı bastı. O zaman ben de buradan o Konyaspor taraftarı gibi soruyorum: “Arkadaşlar, biz ne zaman şöyle döşümüzü kaşıya kaşıya maç izleyeceğiz ha, ne zaman?” :blush:

Bu arada, Konyaspor’un sahasının kapatılmasına kadar giden olayların anlatıldığı güzel bir yazı var, okumak isteyenler için linkini vereyim:

TARİHTEN : 24 MAYIS 1987 - KONYASPOR - TARSUS İDMAN YURDU MAÇI


#10

Konyaspor camiasının performansı gerçekten üst düzeymiş. Buna benzer performansları yakın zamanda da gördük Necdet Abi… Aslında değişen bir şey yok. Mesela iki sene önce oynanan Göztepe Eskişehirspor Play Off finalinde yaşananları izledik. Maçın ikinci yarısının başında öne geçen Eskişehir, futbol oynanmaması için her şeyi yapmış, ne oynamış ne oynatmıştı. Futbolun ilahi adaleti, 90. dakikada GöZtepe golü attı, sonra penaltılarla lige çıktı.

Biraz daha geriye gidelim. 2005-06 sezonu, Türkiye Kupası gruplarında rakiplerimiz Ankaragücü, Beşiktaş, Rizespor ve şimdi adını hatırlayamadığım bir takım daha… 5li grup, iki takım çeyrek finale kalacak (anlamsız bir kupa sistemi) Son maçlara çıkarken Ankaragücü 9, Beşiktaş 6, Gençler 6 puanda. Biz Rize ile deplasmanda oynuyoruz, Beşiktaş İnönü’de Ankaragücü’nü konuk ediyor. Maçların son 10 dakikasına girilirken iki maç da berabere gidiyor. maçlar bu sonuçlarla biterse Gençler ile Ankaragücü üst tura çıkıyorlar. Derken çat! İnönü’de elektrikler gidiyor. Futbolcular karanlığa gömülen sahada ısınmaya başlıyorlar. Tabi biz anlıyoruz ki Beşiktaş yönetimi bizim maçın skorunu bir görmek istiyorlar. Biz puan kaybedersek Ankaragücü garantileyip gevşeyecek, böylece Beşiktaş golü bulmakta çok da zorlanmayacak diye düşünüyorlar. Herkesin gözü kulağı Rize’de… Biz de öfkeyle bekliyoruz (bizim maçın yayını yok) dakika 90 oluyor, Okan Öztürk golü atıyor ve kazanıyoruz. Genel averajımız iyi olduğu için biz garantiliyoruz. Bu arada Beşiktaş - Ankaragücü maçı 20 dk kadar durduktan sonra tekrar başlıyor. Kalan 10 dkda Beşiktaş golü atıp maçı kazanıyor ve Ankaragücü eleniyor. Maçtan sonra o zamanlar Ankaragücü forması giyen Sedat Yeşilkaya “elektrikler gittiğinde Beşiktaşlıların sahada konuştukları çok acayip şeylerdi, bugün burada garip şeyler oldu” anlamında bir şeyler söylüyor. Ayrıca elektrik kesintisinin şebekeden değil, stat içindeki bir arızadan kaynaklandığı açıklanıyor :slight_smile:

Son olarak herkesin bildiği hikayede, üçlü averaj sistemi nedeniyle 2004 Avrupa şampiyonasında gruplarda son maçta karşı karşıya gelen Danimarka ve İsveç 2-2 berabere kalacak olurlarsa, İtalya son maçta Bulgaristan’a karşı hangi skoru alırsa alsın bu ikisi çıkıyor. Maçtan önce baya spekülasyon oluyor ve İtalya’nın o dönemki hocası rakiplerinin oynayacakları maçın 2-2 biteceğini iddia ediyor. İsveçli teknik ekip ise sahadan her sonuç çıkabilir ama maç 2-2 bitmeyecek diyorlar. Maç 2-2 sonuçlanıyor. :slight_smile:

Sadece bizde değil, tüm dünyada futbol tamamen kazanmak üzerine inşa edilmiş bir oyuna döndü. Bunun birçok nedeni var, en önemli nedeni oyunun ahlak üzerine kurulu bir felsefesi olmaması. Herkes ne pahasına olursa olsun kazanmayı istiyor ve kazanmak için her şey doğal görülüyor. (Teniste ya da uzak doğu sporlarında böyle değil mesela )

bu sene ligden çıkamama korkusunu yaşayan ben de bunun bir parçası oldum:) Denizlispor maçı sırasında bizimkilerle konuşurken, İstanbulspor’un bizi yenip Karabük’e kaybetmesine “bizi niye yeniyorsunuz o zaman” diye çıkıştım. Balıkesirspor taraftarı olan arkadaşıma, kaybettiğimiz maçtan sonra “bizi yendiniz, rakiplerimize yatarsınız” diye ayar verdim. Fena halde pislik hissediyorum kendimi :slight_smile: Şu sezon ve korkularımız bitse de, eskisi gibi döşümüzü kaşıya kaşıya maç izlediğimiz günlere dönsek Necdet Abi


#11

Valla ben de aynı durumdayım Serkan. Öyle bir ruh hali içindeyim ki, hâlâ Balkes ve İstanbulspor deplasmanlarında kaybettiğimiz 6 puana yanıyorum. Acısı bir türlü geçmedi. Kendi kendime, “Ulan şu maçları alsaydık ikinciye 11 puan, üçüncüye 13 puan fark atıp döşümüzü kaşımaya başlamıştık,” diyorum. :blush:

İnşallah şu sezonu kazasız belasız atlatıp Süper Lige çıkarız da eski güzel günlere döneriz.


#12

Taraftarin her turlu yoruma hakki vardirda hani kendimi pislik hissettim derken birde bu isin Babasi Dedesi Piri olmus efsane hocalarin medyadaki yorumlari aklima geldi.

90 larda Newcastle United baskanlari Sir John Hall un siyah beyaza olan tutkusu ile buyuk paralar harcayip Kevin Keegan onderliginde Ingiliz liginin tozunu atiyor o sezon. Hani AZ buz bir takim degil gercekten harika bir kadro kurmuslar.

Sampiyonluk Newcastle icin cantada keklik ikincilik mucadelesine bakalim inanci ve beklentisindeyiz.En yakin ve tek rakibi Manchester United i sahasinda 5 golle yerleri paspas yaparak yenmisler. Ucuyorlar…

Ligin ilk 18 maci bitiyor Newcastle United acik ara lider. Kevin Keegan iyi top oynatan duzgun adam sevilen hoca. Tek zaafi var transfersiz yapamiyor Ocak ayi geldiginde Parma nin kapisini caliyor Kolombiyanin yildizi Asprilla yi cok buyuk paraya transfer ediyor. Ingiliz yorumcularin cogunlugu yerine oturmus havaya girmis takimi bozacagi gorusunde ama Keegan isinize bakin edalarinda.

Manchester United tabiki efsane hoca Ferguson yonetiminde ise herseyi bekleyeceksin. Ligin ikinci yarisi basladiginda Asprilla li Newcastle United gercekten biraz havasi kacmaya baslamis lastik misali saga sola gitmeye basliyor haftalar gectikce Manchester United kayipsiz devam ederken lider gereksiz puanlar veriyor.

Ligin son 4 haftasina girildiginde puan farki artik kalmamis iki takimda Nottingham Forest ile deplasmanda oynayacak.

Manchester United Nottingham Forest macina cikiyor maci zorlanarakta olsa aliyor mactan sonra Ferguson milyonlarin izledigi roprtajinda Nottingham Forest bugun bize karsi canini disine takti ama Haftaya Newcastle macinda killari bile kipirdamayacak karsi bile koymayacaklar goreceksiniz hatta Newcastle sampiyon olsun diye butun takimlar yapacak diye bir yorum yapiyor.

Tabi Ingilizler icin bu cok agir bir itham…Nottingham gibi bir serefli mazisi olan kulubun oyunculari biz serefsiz degiliz dercesine Newcastle United macina asiliyor ve son dakikalarda gelen Nottingham Forest goluyle Keegan yikiliyor. Mac sonrasi mikrofonlara konusurken Fergusona sokmadik laf birakmiyor assagilik herif dercesine konusuyor birde sinirlerinin bozuldugunu belli ediyor.

Psikolojik savasin ustasi Ferguson o sezonu sampiyonlukla kapatiyor.

Hani pislik hissetmek terimi varya Ferguson ile baslayan Moda Mourinho ile devam edip giden cirkeflik akiminin ustalari icin gecerli degil.

Onlar icin kazanmak disinda bir sey gecerli degil. Ferguson son doneminde o cirkef yonunu kaybetmeye baslamisti bunu kendide farketti futboldan koptu gitti.

Kendini pislik hissetmismidir acaba diye sorup durdum kendime yillarca.

En azindan bizim taraftar gercekten bunu itiraf edecek kadar onurlu.

Ne mutlu Genclerbirlikliyim diyene…


#13

Tren biletini aldım (korkarak). Maça başka gelen var mı.


#14

İstanbulspor 1 - Ümraniyespor 1… 2. dakikada Atabey’in golüyle öne geçen Ümraniyespor galibiyeti koruyamadı ve aldığı 1 puanla 28 puana ulaştı. Yenseydi puanı 30 olacaktı. Biz yarın Gazişehir’i yenersek, Boluspor da kendi sahasında Altınordu’yu yenerse 29 puanla üçüncülüğe yükselir ve aramızdaki puan farkı 9 olur. Boluspor berabere kalırsa 28 puanlı üçüncüyle aramızdaki puan farkı 10’a çıkar ve hafiften döşümüzü kaşımaya başlarız. :blush:

Ligin bitmesine daha çok maç var ama yarın Gazişehir’le yapacağımız maç, belki de bu sezonun en önemli maçı haline geldi.

Haydi Gençler! Seviyoruz sizleri, sevindirin bizleri…


#15

Gecen yilki Ankaragucu Gazisehir macini animsatiyor…Butun hafta karin agrisi cektik 6-7 maclik seri yakalamis Gazisehir maci kopma noktasi olacakti maci 4-0 DOSUMUZU KASIYARAK aldik.

Rakibin iki ileri uc adamina goz actirmazsa Genclerbirligi kazanir.


#16

O maçı hatırlıyorum Kadir. Gazişehir de iddialı duruma gelmişti ve her iki takım için de çok önemli bir maç oynanacaktı. Ankaragücü’nün 4-0 kazanması müthiş bir sonuç olmuştu. Gazişehir’in teknik direktörü Erkan hocaydı, Erkan hoca bu kez geçen sezon görev yaptığı Gazişehir karşısında. Gazişehir’in hocası da geçen sezon Süper Lige yükselme finalinde Gazişehir’e rakip olan ve maçı penaltılarla kazanan B.B. Erzurumspor’un teknik direktörü olan Mehmet Altıparmak. Gençlerbirliği’nde futbol oynamış iki hoca bir kez daha final niteliğinde bir maçta karşı karşıya… Kadere bak! Kadere bak! Kimleeer kimlerle karşı karşıya geliyor, kadere bak! Aaah ah! İşte hep bunlar imtihan, hep bunlar imtihan… İnşallah bu sefer Erkan hoca kazanır. Malum, Erkan hoca kazanınca biz de kazanmış sayılıyoruz. :blush:


#17

FLAŞ FLAŞ FLAŞ!

Gençlerbirliği yardımcı antrenörlerinden Eren Gürsoy, bugün tesislarda yapılan antrenman sırasında Berat ve Mert’in saldırısına uğramış. Eren Gürsoy hoca, Berat ve Mert’ten kaçmaya çalışmış ama başarılı olamamış. :blush:

Olayın ayrıntıları ve görüntüleri aşağıdaki linkte:


#18

Bu Deniz nasıl bir Deniz. Dalga var balık yok…


#19

hikmet Karaman’ın ne işi var orda… VARda görevli gibi sanki… olayı yakından incelediğine bakarsak…:smile::smiley::laughing:


#20

Cehalet kırmızısı gördük adeta :frowning: