2019-2020 Teknik-Taktik | #2 Gazişehir Gaziantep - Gençlerbirliği

Mustafa Kaplan in bu Genclerbirligi ligin ikinci yarisinda izledigimiz Ankaragucu gibi ileride surekli toplum pesinde ve defansi depariyla zorlayan bir sprinter/santrafor hibridi, 2 destekci kanat oyuncusu gozede guzel gorunuyor ama gelgelelim bu hocamizin savunma tarafina…Veya takim olarak savunabilme organizasyonuna iste orada Kaplan hoca ayni gecen yilki gibi kocaman bir Sifir cekiyor. Defans blokuyla orta saha baglantisiz hatta orta sahayla ileri ucta baglantisiz. Haliyle bir top kaybinda defansin en kucuk pozisyon hatasi malesef kalemizde tehlike.

Ahmet Oguz kirmizi kartina hicbir itiraz hakki yok. Bal gibi kirmizi hani kalecide cikiyor sari olabilir diye iyimser dusunebilirsiniz ama hakem icin macin en kolay karariydi.

Ikinci kirmizi ve penalti icin ale hop sapkadan penalti cikti…Kamerami gecikti ondeki oyuncu cokmu suratliydi bir anda defansin arkasina geciverdi goruntuler ortada.

Sonuc…9 kisiyle 2-0 geriden Macin geri kalani hasar limitasyonu…

Haftaya bakalim…Bugun zaten Dun oldu…

Bu maçı unutup haftaya bakalım bakmasına da içimden bir ses ilk 5 hafta sıfır çektiğimizi söylüyor.
Gerçi 4 ncü haftanın sonunda Kral gider ama yeni hocanın sistemine alışana kadar 5. hafta da güme gider.
Hayırlısı be gülüm

1 Like

Yenilen goller ve penaltılar gerçekten futbol açısından yoruma ve analize kapalı bana göre. İkinci kırmızı kart ve penaltının ilk kırmızı karta sebep olan hareketle aynı olması ve mevkii olarak da daha absürt bir yerde yapılması ciddi bir disiplinsizlik veya konsantrasyon eksikliği göstergesidir. Mutlaka yaptırımları olmalıdır.
Takım, oyun, taktik bir kenara ben kulübün malesef kötü yönetildiğini düşünenlerdenim. Bir zamanlar bütçesi ve altyapısıyla örnek olan ve parmak ile gösterilen bu kulübün daha iyi yerleri hakettiğini düşünüyorum. İlhan Cavcav’ın bu kulübe kattıkları tartışmaya kapalıdır. Cavcav ile özdeşleşen kulüp yönetiminin yine emeğe ve yıllara saygı amacıyla Cavcav soyadında kalması bir yere kadar anlaşılabilir. Fakat malesef insana ait meziyetlerin hepsi genler ile aktarılamıyor. Zamanı geldiğinde herşeye rağmen buranın bir futbol kulübü olduğu unutulmamalı ve (bir yere kadar anlaşılabilecek olan) sahiplenme duygusu bir kenara bırakılarak ülkenin her alanda ihtiyaç duyduğu “liyakat” kavramı hatırlanmalıdır. Emanete, “mirasa” saygı ve bağlılık duygusallıkla değil emanete kendini yükseltecek fırsatları sağlayarak olur.
Elbette bu söylediklerim ikinci haftadan karalar bağlamak veya yönetim istifa tezahüratları değildir. Fakat tedavinin etkinliği için teşhisin zamanında koyulması da şarttır. Maç kaybedilen takımların sezon sonunda şayet küme düşme potasında bulunulması durumunda potansiyel rakip olabilecekleri de unutulmamalıdır.
Umarım bu kötü başlangıcın etkisi uzun sürmez ve küme düşme korkusuyla geçirilen bir sezon olmaz.

İlk iki maçta aldığımız mağlubiyetler sizce yanıltıcı mı?

Bu iki maç 11 e 11 bitseydi biz galip gelirdik diyenlere yanıt veriyorum.
Arkadaşlar halamın bıyıkları olsaydı lafı ne kadar saçmaysa kaybedilmiş bir maçın ardından “kırmızı kartlar olmasaydı biz bu Rize’yi/ Gazişehir’i yenerdik” diye açıklama yapılması da bir o kadar saçma. Mesele zaten eksik kalmadan maçı tamamlama zeka ve aklına sahip oynamakta. Bunu beceremiyorsan burada ne işin var. Kulüp olarak maç başına 3 milyon paradan ve takım olarak çok önemli 6 puandan oluyorsun, çıkıp maçtan sonra
“Hakem arkadaşlara sesleniyorum” diye başlayan cümleler kuruyorsun. Pozisyonların tartışılacak hiç bir tarafı yok. Lütfen yapmayın etmeyin. Problemin bizde olduğunu görüp de söylemiyorsak bu da yanlış.
İşimiz zor vesselam

1 Like

Tecrübeyle sabittir ki Futbolda artık balık kavağa çıkabilir denilse onun ilk ve tek mağduru biz oluruz. Yani körün parmağı hep gelir bizi bulur.
Yediğimiz gollerin ve kırmızı kartların haksız olduğunu düşünüyorum. Ama bu bizim karakteristik özelliğimiz zaten. Dün spiker ilk yarı için “futbolda az rastlanır bir durum” benzeri birşey söyledi. Doğru, ne kadar sakarlık varsa bize ait.
Bu hocayla ilgili değil, belki birkaç oyuncu ile ilgili. Tam aklı başında bir takım olduk derken hooop herkes gidiyor ve yeni bı dolu adam geliyor. E değişmeyen futbolcular da müzmin sakarlar olunca ne gelir elden…

Hoca ile ilgili degil kismina katilamiyorum. “Akli basinda takim” icin sahada ve saha disinda agirligi olan, kendine guveni ve tecrubesi olan futbolculara sahip olmaniz gerekiyor. Mustafa Kaplan okula yeni atanmis beden egitimi hocasi gibi kendine karsi durabilecek, akli basinda tum oyunculari gonderdi. Selcuk, Emrullah basta olmak uzere liste devam eder gider, herkes biliyor, simdi yazmayayim. Simdi onunde bir kac hafta var, bakalim disiplin saglama ugruna bireysel yonden guclu oyunculari yok etmeye calisan yeni beden egitimi ogretmeni ne yapacak. Tanrinin izniyle basarir diye umuyorum, yoksa kisiligi ve kapasitesine daha uygun; genc futbolcu yetistirip, tecrubeli oyunculara burun kiviracagi alt liglerde uzun bir kariyer kendisini bekliyor olacak. Cubukspor, Kirsehirspor gibi kuluplerde calismasi belki kendisi ve ulke futbolu icin daha yararli olacaktir. Nasil olsa Alper Uludag gibi oyuncularla orada ugrasmayacaktir. Alir 15-20 yeni oyuncu, cogu kabak ciksa da 2-3 tane iyi cikar aradan istatistiki olarak, kasaba mutlu, hoca mutlu, ulke futbolu mutlu olur.

Adam kariyer ortalamasi 4.1 mac basina 1 gol olan adamla goller bulabilecegini dusunuyor. Yeni nesil cocuklarin bir sozu geliyor aklima: “Te allam ya”.

stancu yu küstürmeye gerek yok. ve lütfen nadir sadece hamle oyuncusu olsun(o da gerektiğinde) 2. lig de orta sıra takımlarda rotasyona girecek topçuyu 11 e koymanın mantığı yok. fizik gücü ile oyun zekası karşılaştırılınca eksideyiz. şutlarına sevdalıysa hocalar berat a uzaktan şut çalıştırsın. transferler ayrı konu, umarım yerlerine daha fazla genç oyuncular adapte edilir. mustafa hoca nın cesurluğu şu ana kadar iyi.

1 Like

Hocalar değişiyor ama sakarlık baki.
Aklıma ilk anda gelenler:
Geçen sezon arka arkaya 4 maç kaybetmemiz.
Düştüğümüz sezonda çok rahat kazanacagimiz maçlarda yapılan sakarlıklar, örneğin ilk maçta Karabük e puan kaybetmemiz, Antalya’da çamura yatalım derken 2 puan kaybetmemiz.
Kalede Ramazan varken yediğimiz jeneriklik goller.
9 kişi kalmış Gaziantep e 2-0 dan 2-2 puan vermeler, benzer şekilde evimizde Sivas’a yenilmemiz.
Son hafta evimizde Kayseri’den 4 yememiz ve mucizevi şekilde ligde kalmamiz…

1 Like

Geçen hafta kırmızı gören Flavio’dan sonra kalecinin de menejer kazığı olduğu bu maçla birlikte tescillendi. Vatana millete hayırlı olsun. Yenilen 3. Ve 4. Goller saç baş yoldurttu. Maç sonrası Gaziantep seyircisinin takımı ıslıklaması da ilginçti…

1 Like

Bu kaleciyle, bu sağbek ve solbekle, sözleşmesi bittiği halde gönderilmediği gibi bir de ilk 11’de sahaya çıkarılıp kendi ceza sahamızdaki rakip futbolcuya mükemmel asist yapan kalite ve beceri yoksunu futbolcularla, kadro planlaması yapamamış ve takımı iyi çalıştıramamış teknik adamla ve yöneticilerle Süper Ligde mücadele etmeye kalkarsan, sık sık kırmızı kart görürsün ve büyük futbol adamı Sergen Yalçın’ın deyişiyle, sık sık “Santra” yaparsın. Öyle ki bazı maçları 9 kişiden bile az futbolcularla tamamlarsın ve yaptığın santraların sayısını unutursun. Zamanında gerekli tedbirleri almazsan, futbolun doğrularını yapmazsan, kulübün taraftarlarla olan ilişkilerini sağlıklı bir zemine oturtmak için çaba göstermek yerine tam tersine yanlış uygulamalar yaparsan Murphy kanunları çalışmaya devam eder ve perişan olursun. Kaybettiğimiz bu iki maçın özeti budur bence.

3 Likes

Maç sonrası internette birkaç arkadaşımın bana attıkları özel Mesajlar ilginçti:
İlk olarak kartlar doğru ama alınma şekli ecemice.
İkinci olarak aslında Gençlerbirliği iyi oynayarak kendini yakmış.
Kaplan a katılıyorum top çizgiyi geçmeseymiş 0-1 kazanırdık(!)
Önümüzdeki maçlara bakacağız(!)
Her iki rakip birbirinden basit!!
Kaçakşehir ve Trabzon…
4 Te 0 a iki maç kaldı maalesef :slightly_frowning_face: