36 hafta çözülmeyen lig, bir haftada çözüldü. Güzel bir galibiyet aldık. Menemen ile aramızdaki siklet farkını sahaya yansıtabildik ve rakibin kıpırdanmasına çok da izin vermedik. Sezon başında camianın çoğunun gerçekçi beklentisi gerçekleşti ve ligi orta sıralarda bitirdik. Gönül isterdi ki bu orta sıraları daha önceden garantileyebilseydik ama ne yazık ki lig bir türlü kopmadı.
Tüm teknik taktik eleştirilerimiz bir yana, ben sene boyunca Metin hocada ısrarcı olan yönetimi mevcut bağlam içerisinde haklı buluyorum. Farklı koşullarda ve farklı bir lig hikayesinde ve biraz da şansla, belki de playoff’u konuşuyor olabilirdik. Ama geriye dönüp de bugünden konuşmak kolay oluyor. O yüzden ben genel olarak bu sezon için yönetimden, oyunculardan ve teknik ekipten razıyım. Herkesin başarı kriteri farklı olacaktır elbette ama ben Gençlerbirliği tarihi için çok kritik bir sezonu geride bıraktığımızı ve bu sınavdan geçer notla geçtiğimizi düşünüyorum. Pekiyi notları hedeflemeye devam edeceğiz elbette ama önce okuldan atılmamamız gerekiyordu. Onu başardık. Bir de hem kendimize olan öz saygımızdaki hem de başkalarının bize karşı olan bakışındaki dibe doğru giden trendi tersine çevirmeyi başardık.
Şimdi, Niyazi Akdaş’a, başkanlık hünerlerini hakkıyla ve hatalarından ders alarak gösterebileceği 3 yıllık bir tam dönemi vermenin zamanı. Kongre sürecini ne kadar olgun ve sakin atlatırsak, bu camia için tahayyül edebildiklerimiz de o kadar güzel olacak.