25/26 Trendyol Süper Lig 33. Hafta Gençlerbirliği - Kasımpaşa Eryaman Stadyumu 09.05.2026 - 20:00
Hakem: Cihan Aydın
Yardımcı Hakemler: Furkan Ürün, Süleyman Özay
Dördüncü Hakem: Berkay Erdemir
İndirimli dönem kombine sahipleri sezon boyu biletlerini sadece kulübe devrebilirken, sezonun son iç saha maçında bilet devrini şahıslara da yapılabilecek.
Gençlerbirliği Haber Ajansı, haber linki: GHA X
Volkan Hoca kalsa sanırım sezonun son maçı diyebilirdim.
Metin Hoca ile takımın bir şeyi yapabilme/başarabilme kapasitesi düşük de olsa bi umut var. Son maça Trabzon’u koyabiliriz.
Ancak ipler tamamen rakiplerin elinde. Karar verici onlar olacak. Bizler sadece izleyeceğiz. Hesap kitap yapmak, ihtimalleri konuşmak artık yoruyor.
Geçen sene Sakarya maçında hiç beklemediğimiz, Karagümrük’e karşı Pendik galibiyeti ile deliler gibi sevinmiş, şampiyonluk kutlamıştık.
Söyleyeceğim çok şey var ama bu sezon çok yoruldum. Takip etmekten sıkıldım. Ne olacaksa olsun artık, sonra uzun uzun geniş zamanda konuşulur bunlar.
Şimdilik bu kadar.
2006dan bugüne kadar bu takım yönetilmiyor, idare ediliyordu. Akıldışıydı her şey ve 6 ay sonrasının bile planı yoktu. Bugün geldiğimiz nokta yeni bir nokta, Arda Çakmak idaresindeki Gençlerbirliği artık idare edilmiyor da, yalnızca savruluyor. Hiçbir kararın mantıklı bir gerekçesi yok. Son zamanlarda moda bir söylem futbolu “anların oyunu “ olarak tanımlıyor. Saha içinde gerçekten öyle, anların oyunu… Ancak saha içinde o anları lehine çevirmenin bir yolu var, saha dışındaki yapılanma ve planlama. Yani yönetim ve teknik ekip faaliyetleri. Mevcut yönetim, anların oyunu tanımını sahadan çıkarıp, kulübün yaşam biçimine dönüştürdü. Bir hafta, bir ay, bir sene, 5 sene önce söylediği her şeyin tersini “anların oyunları” yapan bir yönetim var. H hafızamız yokmuş gibi. 103 yıllık tarihten en ufak kazanım elde edilmemiş gibi. O an olanlarla ve akla esenlerle nereye bile olduğunu bilmeden yürüyoruz. Şu anki başkan ve ahalisinin, katı muhalifken söylediklerinden vazgeçtik, yönetim süreçleri devam ederken bile her yeni an’ında bütün söylemlerinin tersini yapan bir akıl(sızlık)la yürümelerini hayretle izliyoruz. Bir anlık öfke ile verim aldığı bir futbol yönetimini yok eden bir başkan, gönderilirken bir teşekkür bile edilmeyen teknik direktörü son iki maçta sihirli değnek sahibiymiş gibi geri getirdi ve kendisi için kulüp sosyal medyasında öz evlat tanımı yaptırdı.ne oldu da şubat ayında teşekküre layık görülmeyen adam mayısta evlat oldu?
inanılması zor günlerden geçiyoruz. Sportif başarısızlık bu oyunun doğasında var, başaramayabilirsiniz ama başaramamanın bile bir onuru, sahip çıkılmış bir duruşu, bir öğretisi olur. Biz başaramamayı bile başaramadığımız, berbat bir dönem geçirdik. Hiçbir artısı, hiçbir kazanımı olmayan bir sezonun son iki maçında, ligde kalsak bile, heba edilmiş bir zamandan başka elimizde bir şey kalmayacak.
Bu düşüncelerle iki büyük sınavımız var. 1.si önümüzdeki maçlar. Ligde kalmak hiçbir şey için olmasa bile, ekonomik olarak çok önemli ve ne olursa olsun ligde kalabilmek iyidir. 2.si de gerçekten normal birilerinin bu kulübe yönetici olabilmesini sağlamak.
Çok güzel yazmışsınız Serkan Bey, elinize sağlık. Aklıma yatmayan veya hoşuma gitmeyen bir şey görür müyüm diye birkaç kez okudum, ama aklımızdan ve kalbimizden geçenleri çok güzel aktarmışsınız…
Bizimkileri gönül rahatlığıyla “takım” olarak tanımlayamadığım için inanç da duyamıyorum Onur Bey. Bu futbolcu topluluğunun ne yapacağı belli olmuyor. Bu akşamki maçı farklı kazansak da şaşırmayacağım, farklı kaybetsek de. Küme düşsek de kümede kalsak da ve hatta kupayı kazansak da yönetimin bu kulübü sevenlere bir hesap borcu var, o hesabı vermeliler. Belki de Türkiye genelinde taraflı tarafsız herkesçe toplamda en çok sevilen kulüp, alınan acayip kararlarla herkesin ağzına sakız edildi. Tribünlerde İstanbul takımlarının güce tapan, İzmir takımlarının şımarık ve Ankaragücü’nün tuhaf taraftarlarına özenen acayip tipler türedi ve birkaç yıl daha böyle giderse bu tipler kulübün adını iyice lekeleyecekler. Hem sportif, hem de tribündeki gidişat iyi değil. On yıldır Türk futbolundaki eski ağırlığımızın mirasıyla bir şekilde ayakta kalıyoruz, ama yönetimimiz tedbir almazsa, bir on yıl sonra Türk futbolundaki yerimiz çok daha silik ve sönük olacak.
takıma da kızamıyorum. böyle bir ortamda bizler kadar onlarında ayarı bozulmuştur. tribün meselesine de katılıyorum. zaten gençlerbirliğini gençlerbirliği yapacak şey budur. büyük ihtimalle de kaybedeceğiz. toplu küfür edenlerin kombinelerinin iptal edilip bir daha stada alınmaması lazım. öbür yandan hukuk bilgim olmadığı için bilmiyorum da mesela gençlerbirliği adını armasını direkt ya da dolaylı olarak kullanarak başka kulüplere ya da taraftarına sosyal medyadan küfür eden ve bunda ısrar edenlere dava açılabiliyor mu? cidden bilmediğimden soruyorum. çoğu ergen olduğu için bir dava tutuşturur bunları. bunun dışında kombineleri gençlerbirliklilere indirimli yapmak gerekiyor, tabii nasıl tespit edilecek belli değil
başiruyu baya seviyorsun sanırım hocam :d şu kadroda oğulcanla birlikte en kesilmeyecek adamdı. bizim gencoyu 70den sonra alıp alıp deneyim kazandırsaydı iyiydi. geçen maç kötü oldu 11 oynaması
metin hoca kasımpaşa kulübesine baya sinirlendi. emre belezoğlu gönlünü almaya çalışıyor da, deplsmanda o kadar da abartmazsın böyle giderse küme düşecek takıma karşı sevinci