abi..
biz değil valencia’nın hocası demişti.. gruplardan başlayan ve süper kupayı alana dek kendilerine tek yenilgiyi tattıran takımımız için: “adının söylenmesi zor olan bu takımı yakında bütün avrupa heceleye heceleye ezberleyecek” diye… hoca farkı..
tabii sn. cavcav dönünce hocaları da dahil hepsini sat anladı.. başkanın böyle huyları da vardı.. mustafa özkan’ın yerine bir santrofor alması gerekirken başkan tüm takımı sattı..
o takım iyiydi.. ama; aman aman bi takım, hele valencia’ya kadar uzanacak, onlara tek yenilgiyi tattıracak takım da değildi..
ersun yanal bu enerji işlerini çok iyi yapıyordu.. ya kupaya ya da lige gidiyordu. asla ikisine birden gittiğini göremedik ki; şimdi anlıyoruz: en doğrusunu yapıyormuş..
oyunu ileriye yıkan ve orada da kalabalık bulunup, pozisyon kovalayan bir stili vardı.. gol kokusunu aldığında oyuncularımız dişine kan değmiş kurtlar gibi oluyordu..
zaten bizde bunu özlüyoruz.. tamam bu dediklerimizi maç boyunca kimse yapamaz ama en azından her iki ceza sahasına hızla çoğalma ve çabuk oynamayı becerebiliriz..
bu bizi ligde tutar..
