Büyük Rekabet Yeniden: Al Takım vs Kara Takım


#1

Eski forumda @Serkan_Gungordu’nun açtığı başlığa buradan devam ediyoruz.

Gelecek maç Salı akşamı Bahçeli Halısaha’da oynanacak.


Yeni Gelenler Buraya!
#2

Beyler, bu al takım kara takım rekabetinde unutulmaması gereken bir şey var, hepimiz sonuçta Gençlerbirlikliyiz! Yani bir maçı kazandık diye bu kadar sevinmenin, bu kadar kontrolsüzce ve mağlup takımı rencide edecek biçimde zafer sarhoşluğuna girmenin ne anlamı var ki? Neyse, büyük Kara Takım camiası olarak bunları da sineye çekmesini biliriz! ellerimizi kanatana kadar duvarları yumruklayacağız ama … şaka la şaka, al takımı haklı galibiyetinden dolayı kutluyorum.

Akşam 19.30 civarında halı sahaya ulaştığımda bir baktım ki, Kara Takım’ın geçen maçta altyapıdan çıkardığı ve ilk kez forma vererek onurlandırdığı İlker, giymiş Al Takım formasını gelmiş. Bu da yetmezmiş gibi, geçen maçta Kara Takım savunmasının inatçı keçisi Maksut da Al Takım formasını giymiş. Bu işin altında bir bit yeniği var diye düşünürken, Utku’nun tatlı tatlı sırıttığını gördüm ve anladım ki bu işin içinde Utku’nun parmağı var. İşte böylece Polatez, Mustafa Ateş, Mehmet Soylu ve Ozannio Gullerios gibi önemli oyuncularımızın eksikliği yetmezmiş gibi, evdeki bulgurdan da olmuştuk. Biz de boş durmayıp kadromuzu Erdem ve Gürcanla güçlendirdik.

Maçın başlaması ile beraber, Kara Takım olarak sağlık sollu acayip ataklar geliştirdik. Kafalarda “acaba polatez ve menejeri olmadan takım daha mı iyi oynuyor” soruları oluşuyordu. Organize ataklarımızın birinde, kaleciyi de pasla geçtikten sonra Evren’e çizgi üzerinde dokunmak kalmıştı ki, Evren de başarıyla dokunup skoru 1-0 yaptı. Ardından bulduğumuz çok sayıda gol pozisyonunu, Adanaspor maçındaki Gençlerbirliği forvetleri gibi cömertçe harcadık. Biz cömertçe harcarken Ahmet Ay boş durmadı, kaleyi yaklaşık 20 metre mesafeden gördüğü anda, polatez’e nazire yaparcasına, Allah ne verdiyse pis burunla dayandı. O ana kadar kalesinde güven veren Özgür, bu şut karşısında çaresiz kalınca skor tabelası 1-1 olarak değişmiş oldu. Maça adeta haatında ilk kez futbol topu görmüş gibi başlayan Erdem, 10. dakikadan sonra sezileri ile bir sürü pozisyonu engelleyip, üst üste çalımlar ve etkili paslarla Kara Takım’a güç veriyordu. Ancak, “Bravo Erdem” “Helal Erdem” “Adamsın Erdem” gibi yüreklendirici sözlerimiz gereğinden fazla motivasyon sağlamış olacak ki, kendi ceza sahasında çalım yaparken topu kaybetti ve bir anda Al Takım karşısında 2-1 geriye düştük.

Neyse ki geri dönüşümüz hızlı oldu. Birbirinden organize ataklarla bulduğumuz çok sayıda karşı karşıya pozisyonda, rakip takımın insafsız kalecisi Engin’i mağlup edemeyince, iki pozsiyonda daha kendisini paslarla geçerek, Evren’in ayağından goller attık ve durumu 3-2’ye getirdik. maç 3-2 olduğu andaki Kara Takım hücum istatistiklerini vermek gerekirse: shot on goal 72 goal 3… Geriye kalan 69 pozisyon ne oldu diye sorarsanız, bir kısmını Engin büyük bir gayretle kurtardı, kalanını ise Kara Takım ahalisi olarak, özellikle de Fırat ve ben hayret verici biçimde kaçırdık. Ardından ender gelişen Al takım ataklarından biri daha Celil’in ayağından gol oldu ve ilk yarı, karşılıklı atılan gollerle 3-3 sona erdi.

İkinci yarı analizi az sonra!


#3

Evet maçın ikinci yarısına geçebiliriz.

Maç 28 derece hava sıcaklığı altında ve Ankara’da az görülen, nemli, bunaltıcı, böyle yapış yapış bir havada oynanıyordu. Normal olarak devre olur olmaz, al takım - kara takım oyuncularının tamamı, kendilerini yakınlarda buldukları gölgenin altına attılar. Burada Al Takım oyuncularının, vakit geçirmek üzerine özel bir gayreti olduğunu söylemekte bir sakınca görmüyorum. “Maç 3-3, kalecimiz iyi, 10 dakika biz yatarız, kalan 20 dakikada Engin gol yemez maçı böyle bitiririz” fikri kafalarına bir kez girmiş olacak ki, zar zor sahaya geri döndüler. Kara Takım ise ikinci yarıda benim geçen maçtan yanımda getirdiğim sakatlığın ağrısı arttığından 6 tam, bir de sakat ile maçı kazanma fikri ile sahadaydı. İkinci yarı başladı ama kimsenin beklemediği şekilde Al Takım ikini yarıya daha iyi başladı. Kalede Engin takıma motivasyonu bastıkça, adamların oyun kalitesi maç içinde arttı. Geride Maksut, Utku, Ahmet Ay ve Kutay bütün ikili mücadelelerde top geçse bile rakip geçmeye çalıştığına pişman olur tarzı bir futbol ortaya koyarken, orta sahada İlker ve ilerde beleşçi Celil, buldukları fırsatları gole çevirmeye çalışıyorlardı. Özellikle İlker ve Celil bu dakikalarda 3-4 etkili şutla kaleyi yokladılarsa da, Özgür’ün kaledeki direnişi karşısında çaresizlerdi. Ancak tabi Özgür de bir yere kadar, yine Kara Takım’ın kaçırdığı çok net bir pozisyon sonrasın, ender gelişen Al Takım ataklarından biri daha golle sonuçlanmış, maç 4-3’e gelmişti. Kara Takım bu gole Evren’in adrese teslim pasını, sahalarda ender görülen çalımlar ve son vuruş ile Engin’i avlayan Gürcan’la cevap verince, skorda yeniden eşitlik oldu. Bu dakikadan sonra sahaya hiç beklenmedik bir anti-kahraman çıktı: Fırat! Önce kazanılan penaltıyı kaçırdı, bir dakika sonrasında boş kaleye vurayım derken topu kaleci Engin’e nişanladı ve son olarak da karşı karşıya pozisyonda topu dağlara taşlara gönderdi ve Polatez’in eksikliğinin Kara Takım için telafi edilemez olduğunu ispatladı. Artık kara takım galibiyet için bütün hatları ile rakip ceza sahasına yüklendiği ve pozisyon bulduğu son dakikada, kaleci Engin önce pozisyonu kurtardı, ardından kazandığı topla hızla rakip sahaya geçip topu demarke pozisyondaki arkadaşı İlker’e pasladı, (bu arada kara takımdaki bazı uyanıkların “hoooop kaleci oyuncu yok” diye bağırdığı duyuldu) İlker de ayağının içiyle köşeye klas bir vuruş yaparak maçı Al Takım lehine 5-4’e getirdi ve kalan iki dakikada taraflar başka gol bulamayınca, maç bu şekilde 5-4 Al Takım lehine sonuçlanmış oldu.

Kara Takım olarak yeni transferlerimizin takıma uyum sağlaması ile Al Takıma “al al al takım” diyeceğimiz eski günlerin geleceğini düşünüyoruz. Bundan sonraki maçlarda iyi olan tarafın, yani bizim kazanmamızı umuyoruz! Maçtan sonra kelle başı 4-5 birayı yuvarlayıp olaysız dağıldık.


#4

Al Takım’a alkış! Ben hep Al Takım’ı destekliyordum zaten. Yaşa varol Al Takım!


#5

Olmaz olsun böyle futbol adaleti. Adanaspor maçımız gibi oldu. 45 dakka sağda 10 dakika solda oynayan biri olarak Ahmet Oğuz ve Uğur 'u bir daha eleştirdiğimde daha insaflı olacağım


#6

al takımın, maç öncesi bizi, kara takımı favori göstererek kendine psikolojik avantaj yarattığı doğrudur. Maça 3-2-1 dizilişi ile çıkan kara takım, defansın ortasına süpürücü olarak beni koyunca, rakibin pırpır forvetleri Celil ve İlker, gerek sağımdan atıp solumdan atarak olsun, gerekse de verkaçlarla bir hayli pozisyon buldular. Kara takımın kalecisi Özgür’ün bu pozisyonların büyük çoğunluğunda başarılı olduğunu da notlarımız arasına ekleyelim. Serkan-Evren-Fırat’tan oluşan hücum hattımız ise dosta güven düşmana korku salan oyunlarını bir galibiyetle süsleme şansını, buldukları pozisyonları cömertçe harcayarak kaybettiler. Evren’in kazandırdığı, Fırat’ın ise kaçırdığı penaltıdan ise bahsetmek bile istemiyorum.

Maçın oyuncusu, takımını kaleden organize eden, Cordoba misali topu hızlıca hücum bölgesine gönderen, ve maç 4-4 iken tam bir mini çakallıkla topla kendisi çıkıp 5. golü İlker’e attıran Engin’di. Evlilik yıldönümünde müthiş bir performans gösterdi


#7

Son 2 dakika İtalyanlara nazire yaparcasına savunma yaptık. Bu anlar baya zevkliydi.


#8

Kafalarda bu soruyu oluşturan arkadaşlara teessüf ederim. Sonraki mesajlarda gördük, Polatez ve menajeri Ozanno Gulerarios’un olmadığı bir takımın nasıl mağlup olduğunu… Rakip takım stoperi Ahmet Ay nasıl gol attı acaba? Bu soruya cevap isterim. Polatez ile Ozanno ileride çakılı tip santrfor oynadıklarında, Ahmet onları tutacağım diye defanstan çıkabiliyor muydu ki, gidip bir de gol atacak! Bu ikilinin rakip defansı meşgul eden işlevini hiçbir zaman göz ardı etmemek lazım. Bakınız Muriç’e, o da aynı şekilde rakip defansı meşgul ediyor. Neyse olan olmuş artık, yapacak bir şey yok. Bu maçı unuttuk, önümüzdeki maçlara bakacağız. Gelecek maçta bu yenilgi telafi edilir biiznillah. Engin’den de alınmış bir sözümüz var zaten. Yeter ki Kara Takım bu sefer maça tam kadro çıksın ve kadro zafiyeti oluşmasın. :slight_smile:


#10

Sıradaki maç ne zaman? Beni ilk sıraya yazın :))


#11

İkinci sıraya da beni yazın. Heycanla bekliyorum bir sonraki maçı. Böyle haftada bir güzel oluyor😁


#12

Müsait olursam bende gelirim.


#13

O zaman maçı ayarlıyorum. :slight_smile: benden haber bekleyin


#14

Bu arada, gençlerbirliği tesisleri halı sahaya gelecek hafta için boş yer olup olmadığını sorabilecek biri var mı? Hatırlı kişi olması tercih sebebidir.


#15

Abi 8-9 olursa maç sonu birada içeriz.


#16

Bu haftaki maçın akıbeti ne olacak?


#17

Bu hafta için saha arıyorum gençler, Bahçeli de bizim tesisler de uygun değil sanırım


#18

Abi dikmendeki sahalara mı baksak bi uzak kaçar mı


#19

Atatürk Anadolu lisesinin içindeki halı sahalara da bakılabilir. İletişim bilgileri internette mevcut.


#21

@Serkan_Gungordu abi sesin çıkmadı bugün için yalan oldu galiba


#22

Büyük derbide 7 Ağustos’a kadar olmayacağamı üzüntü ve hasretle bildiririm