CTE - Kronik Travmatik Ensefalopati

(Özet: Futbolda da görülen kafa travmalarıyla ilişkili bir hastalık mevcutmuş bunun hakkında öğrenebildiğim bilgiler.)

Geçen gün Nat Geo’da bir belgeselde denk geldim bu hastalığa. İlk başlarda sadece boks sporuyla uğraşan kişilerde görülen bu hastalık günümüzde futbol dahil temaslı temassız bir çok spor dalında görülmeye başlanmış, araştırmalar çoğalmış ve farkındalık yaratılmaya çalışılan bir hastalıktır.
Bu başlığı internetten bulduğum araştırmaları derlemek, kayıt altında tutmak ve sizlerle paylaşmak için açıyorum. Gün aşırı birşeyler eklemeye çalışacağım bu başlığa.

Giriş olarak Wikipedi’ye göre:
Kronik travmatik ensefalopati (CTE), birden fazla kafa travması geçirmiş insanlarda bulunan nörodejeneratif bir hastalıktır. En sık, düzenli olarak temas sporlarına katılan kişiler bulunur. Aile içi şiddet içerisindeki varlığı da araştırılmaktadır. Lise sporcularını sadece birkaç yıl katıldıktan sonra etkileyebilir. Bu bir tauopati şeklidir.

Tarihinden biraz bahsedersek, CTE başlangıçta 1920’lerde boksörler üzerinde çalışılmıştır. Hastalık üzerine yoğun çalışmalar, 1949’da “Yumruk-sarhoş sendromları: boksörlerin kronik travmatik ensefalopati” başlıklı bir ingiliz nörologu olan Macdonald Critchley’den geliyor. CTE’nin, ilk başta kafaya çok fazla darbe alan kişileri etkilediği kabul edildi. ancak diğer sporcular değil, boksörlerle sınırlı olduğu düşünülüyordu. Yinelenen hafif kafa travmasının sonuçları ile ilgili kanıt büyüdükçe, bu hastalığın boksörlerle sınırlı olmadığı ortaya çıktı ve hastalığa CTE adı verildi.

2000’li yılların başında emekli bir amerikan futbolu oyuncusunun ölümü ve ölümünden önceki garip davranışları hastalık üzerine yapılan çalışmaları artırıyor.

Günümüzde bu hastalığı amerikan futbolu, rugby, buz hokeyi, futbol, güreş ve beyzbol gibi bir çok spor dalında mücadele etmiş sporcularda görmek mümkün. Çok basite indirgersek hastalığa kafaya alınan çok fazla sayıda küçük darbe sebep oluyor. Bu darbeler futbolda topa kafa atmak gibi ufak darbeler. Çok küçük darbeler oldukları için o anda belirgin bir travmaya sebep olmuyor ama beynin kafa tası içindeki hareketleri -sporcular jübilelerini yaptıktan- yıllar sonra bu hastalığın ortaya çıkmasına sebep olabiliyor.
Hastalık dört ana evreden oluşuyor ve ilk belirtileri şöyle(çevirebildiğim kadarıyla):

  • Birinci basamak semptomları, dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğunun yanı sıra karışıklık, yönelim bozukluğu, baş dönmesi ve baş ağrıları içerir.
  • İkinci aşamalı semptomlar hafıza kaybı, sosyal istikrarsızlık, dürtüsel davranış ve zayıf yargı içerir.
  • Üçüncü ve dördüncü aşamalar ALS benzeri bir kas hastalığı, felç, konuşma engelleri, duyu işleme bozukluğu, titreme, baş dönmesi, sağırlık, depresyon ve intihara yönelim içerir.

Önlenmesi için çok fazla bir şey yok bildiğim kadarıyla. Çok sayıda küçük kafa travması özellikle futbolda çok görülmekte ancak Amerikalılar kendi futbol altyapı takımlarında 12-13 yaşına kadar topa kafa vurmayı yasaklamışlar.

Başta da dediğim gibi bu konuda bir süre araştırma yapmaya devam edeceğim. Şimdilik kısaca bir tanım yapmak ve hastalığın ana hatlarını size anlatmak istedim. Buldukça teşhis, tedavi ve önleme yöntemleri bulursam paylaşacağım.

2 Likes

Özellikle boksörlerde ve NFL oyuncularında çok yaygın.

Hastalığı tanımlayan ve yıllarca NFL’e karşı mücadele eden Nijerya göçmeni Bennet Omalu adlı doktoru anlatan “Concussion” isimli bir kitap var, filmi de çekildi Will Smith’le. Tavsiye ederim,

2 Likes

İyi ki Kutay bir kere abandı topa, hemen bilimsel araştırma! :slight_smile:

5 Likes

Biz halk dilinde şöyle diyoruz:
Her topa zıplamıyacan,
Her tekmeye kafa sokmıycan!
Bunları yaparsan hiç bişiycik olmaz…
:sunglasses:

Ne sıkıcı başlık tıbbi bilgi vs :joy: hareketlendireyim.

Futbol mantıklı sağlıklı oyun olsa bizde bu kadar popüler olur muydu?
:zipper_mouth_face:

akşam Kutay’a imza töreni yapmayı planlıyorum. Dev transfer :smiley:

1 Like

işmdi rakip kaleci düşünsün :smiley:

1 Like

Kaleci Özgür için bende transfer teklifi yapacam. Menejeri ile birgün eskiyeniye davet etmeyi düşünüyorum :grinning::grinning::grinning::grinning::grinning: