Erkan Sözeri


#21

Elif Çongur hoca, Erkan hocanın trt’deki programı izlemiş, üstüne bir de Necdet abi ve Ziya abinin birgundeki röportajı okumus. Sonra da Erkan hocayı yazmış:


#22

Güzel yazı. Sayın Elif Çongur’un eline sağlık. Bizim söyleşideki iki noktayı ince görmüş. :blush:


#23

Sevgili arkadaşlar,
ODTÜ Ekonomi bölümünün efsane hocalarından olarak bilinen ve şu uluorta kullanılan efsane sıfatını sahiden hak edenlerden olan Prof. Oktar Türel, Erkan hocaya bir mektup iletmemi istedi. Eksik olmasın, Hakan (Karakoca) vasıtasıyla ilettim, Erkan hoca da Oktar hocaya nazik bir cevap yolladı.

Her ikisinden de izin alarak, bu yazışmayı forumumuza naklediyorum, aşağıdadır.

İçeriğinden öte, sırf bu hasbihalin kendisinin, “Gençlerbirliği kültürü” denen şeyin ne olduğuna dair bir fikir vereceğini düşünüyorum.


Sayın Erkan Sözeri’nin dikkatlerine,

Değerli kardeşim,

Bir sporcu ve spor yöneticisi olarak futbol kariyerinizi 1980’li
yıllardan bu yana takdirle izliyorum. Bu yıl büyük emek vererek
Gençlerbirliği’mizi Süper Lig’e çıkma iddiası olan bir takım haline
getirdiğiniz için size teşekkür borçluyuz.

Son iki haftada takımın uğradığı yenilgiler dolayısıyla sizinle
dertleşme ihtiyacı duydum. Aşağıda dile getirdiğim görüşler yanlışsa,
zamanınızı boşa harcadığım için beni bağışlamanızı rica ederim.

Dikkatinizi çekmek istediğim hususlardan ilki, oyun kurucumuz
Sessegnon ile ilgilidir. Bu oyuncumuz hiç kuşku yok ki yetenekli bir
futbolcudur. Ancak Sessegnon’un iki büyük zaafı var:

(1) Maçta öfkesini yönetmeyi beceremiyor; bunu çok iyi öğrenmiş olan
rakip takım oyuncuları durmadan onu tahrik edecek hareketler
yapıyorlar, onu takıma zarar verir hale getiriyorlar. Bunun somut
örneğini Balıkesir maçında yaşadık ve bedelini çok ağır ödedik; maçın
sonuna doğru, birkaç dakika önce didiştiği rakip oyuncuya (ortada hiç
bir ciddi tehlike yokken) ceza sahamız içinde yersiz bir faul yapması
ve aleyhimize verilen penaltı sonrasındaki basit savunma hatalarımız
yenilgimize yol açtı. Gördüğü gereksiz sarı veya kırmızı kartlar
yüzünden uğradığımız kayıplar da cabası.

(2) Yaşı gereği, maçın tümünde harcayacağı enerjinin sınırlı
kalacağının ayırdında değil; topla gereğinden çok oynama
alışkanlığında. Bunun bahasını da İstanbulspor maçında ödedik;
45+2’nci dakikada orta sahada kaybettiği top, zayıf bir savunma düzeni
ile yakalanmamıza yol açtı, maçın ilk devresini 45+4 dakika oynatan
hakemin de ikramıyla, devreyi yenik kapattık; ikinci devre
İstanbulspor defansını aşamadığımız için, hiç değilse 1 puan
alacağımız maçtan puansız ayrıldık.

Önerim ve ricam, Sessegnon’u ciddi olarak hem maçlar öncesinde
uyarmanız, hem de maç içinde (bizzat veya takım kaptanımız aracılığı
ile) yakından kontrol etmeniz ve uyarmanızdır.

Değinmek istediğim ikinci husus da ara transfer döneminde hem yeterli
fizik güce çıkarılması epey zor görünen orta sahamıza, hem de ciddi
bir gol kısırlığı sergileyen forvet hattımıza sizin de uygun
göreceğiniz birkaç takviyenin yapılması gereğidir. Bu takviyeler
yapılmadığı takdirde, bugüne kadar teknik direktör olarak harcadığınız
bunca çabanın boşa gidebileceği kaygısını taşıyorum.

En iyi dileklerim ve saygılarımla,

Oktar Türel
ODTÜ İktisat Bölümü Emekli Öğretim Üyesi
Gençlerbirliği taraftarı

Sayın Oktar Türel,**

Değerli görüşleriniz için çok teşekkür ederim. Mektubunuzda doğru hususlara temas etmişsiniz. Görüşlerinizi dikkate alacağımdan kuşkunuz olmasın.

Bizler de zaman zaman uyarılarla futbolcu arkadaşlarımıza durumu izah ediyoruz. Ancak maçın içindeki anlar, tahrikler böyle reaksiyonlara sebep olabiliyor.

Basit hatalarla yediğimiz goller sonucunda iki mağlubiyet aldık ancak benim ve takımımın, bu mağlubiyetleri size ve taraftarlarımızı unutturmak için mücadele edeceğinden de şüpheniz olmasın. Destekleriniz ve görüşleriniz için teşekkür ederim.

Saygılarımla

Erkan Sözeri

Gençlerbirliği Teknik Direktörü


#24

Iki maglubiyet sonrasinda biraz fazlaca telas havasinin olustugunu dusunmekteyim.

Erkan Sozeri akranimdir ve onu siyah Sitespor antrenman formalari ile oynadigi gunlerden beri takip ederim. Hep sogukkanli bir gorunum icindedir ve bu agirbasli ama hesapli sogukkanlilik bizi sonuca ulastiracaktir.

Erkan Hoca ne ise Sese’de onun tam tersi bir yapiya sahiptir. Takismasi gerektigi zaman kimseden cekinmeyen bir yapisi var. Sonucta Paris St.Germain’de oynamis ve uyusamadigi hoca Le Guen’in ayrilmasina sebep olmus bir oyuncudan soz ediyoruz. Antalya’da Etoo-hoca cekismesi oldugunda ; Etoo kalir, hoca gider demislerdi, hoca gitti. Takimin en onemli iki degeri Sozeri ve Sese cekismesinden veya boyle bir yapi olusmasindan kimseye yarar gelmez. Sese aynen Hagi gibi winner mentalitesine sahip bir oyuncu ve 34-35 yasindan sonra onu degistirmeye kimsenin gucu yetmeyecektir.

Camianin destegini arkasinda hissettigi surece Erkan Hoca cozer bunlari.


#25

Şu yazışma bile ne kadar istisna bir kulüp olduğumuzun en değerli göstergelerinden biridir.
Hızla dejenere olduğu bir çağda bence Sebat olgusuna biraz daha sahip çıkmalıyız.


#26

Tanıl Abi yazının altındaki kalbe bastım ama hissettiğim çok daha fazlası. Her ne olursa olsun ben Erkan Hoca’nın camia için büyük şans olduğunu düşünüyorum. Yalnız bu camia için en büyük şans, böyle gönülden seven, samimiyetle sorunlarına kafa yoran bu değerli insanlar.

Bu arada nasıl gençlerli oldum başlığına ben de yazacağım yakında ama yeri gelmişken söylemek istiyorum, tamamen Gençlerbirliği taraftarı olarak izlediğim ilk maçta, Erkan Sözeri çok saçma, gereksiz bir kırmızı kart görmüştü. Başka kırmızı gördü mü kariyerinde hatırlamıyorum ama o gün çok kızmıştım. Rakip Fenerbahçe’ydi ve maçın ilk yarısıydı.


#27

Gerçekten de Gençlerbirliği kültürüne yakışan ve başka kulüplerde görülmeyecek güzel bir yazışma olmuş. Erkan hoca, bu sezon ilk milli maç arasında kendisiyle yaptığımız söyleşide, yine Sessegnon’un Osmanlıspor maçında gördüğü kırmızı karttan hareketle yönelttiğimiz (ancak söyleşi metnine alamadığımız) bir soruya benzer bir yanıt vermişti.


#28

ben geçen hafta oturayım olur ya bir ihtimal erkan hoca’nın kulağına gider diye bir köşe yazısı yazayım dedim. aklım yettiğince mağlubiyetin gerekçelerini ve önümüzdeki periyot öncesi neler yapmamız gerekir üzerine sesli düşüneyim istedim. ama bülent atlas sağolsun bir türlü yayınlanmadı o yazı vaktinde. neyse, karabük maçının neredeyse bir formalite maçı olduğunu düşününce yazı değerini yitirmiş değil. buyrun efendim.

http://www.klasspor.com/tr/yazilar/1440-Ozhan_Yuksel_Erkan_Hocaya_cagri_Ne_yapmali.html


#29

Erkan Sözeri: Medyada keşke Denizlispor ile oynadığımız maç daha geniş yer bulabilseydi. Lig lideri ile 2.'si oynuyor, tribünde dostluk görüntüleri var. İki takım tribünleri birlikte selamlıyor. Taraftarlar birbirlerine atkı hediye ediyor. Bunu gösterip bu örneği çoğaltmalıyız.

Sadece bu maç için değil. Hangi şehire gitsek büyük bir saygınlık görüyoruz. Bu da bugün olan bir şey değil, yıllarca oluşmuş Gençlerbirliği kültürünün sonucu. Camiamızın taraftarımızın katkısıyla olan bir saygınlık.


#30

Erkan hocanın bu sözleri tüm taraftarlarımıza da örnek olmalı… Taraftarlar olarak bu saygınlığı korumak için elimizden geleni yapmalıyız.


#31

Alkaralar TV’de bu da oldu!

Serkan abinin ikili ilişkilere sayesinde, Hatayspor maçı öncesinde ev sahibi takımın tesislerinde yapılacak maç öncesi antrenmanına vize aldık ilk olarak. Uzun uğraşlar ve navigasyon sistemiyle cebelleşmelerimiz sonucu bulduğumuz tesislere tam giriş yapıp servis aracını park etmişken bir anda yanı başımızda bizim takım otobüsü belirdi. Hatayspor’un hocası İlhan Palut ve kulüp müdürünün sıcak karşılamasının ardından antrenman sahasına doğru yol aldık. Sahanın kenarında yerimizi almışken Erkan hoca da bize hoşgeldin demek adına yanımıza yöneldi, tek tek hepimizin elini sıktı. O sırada Erdem “Hocam Özhan da sizle canlı yayın yapmak istiyor” diye bombayı ortaya atıverdi. Erkan Hoca da sağolsun incelik göstererek bizi kırmadı ve aşağıya linkini bıraktığım canlı yayınımızı gerçekleştiriverdik. Maç hariç tamamı muhteşem seyreden Hatay deplasmanımızın en güzel anlarından ve anılarından biri olarak bu birkaç dakikayı bohçamıza atmış olduk.


#32

Çok güzel. Erkan hocanın Alkaralar yayınlarından haberdar olması ve eleştirileri dikkate alması daha da güzel.


#33

Yayında bahsedilen ama heyecanı tam olarak aktarılmadığı için zemin konusunu açmak istiyorum. Erkan Hoca antrenmanda bize “tek endişemiz stadın zeminiydi, ancak Hatayspor bu zemini düzeltmiş, bakın resimleri geldi size de göstereyim” diyerek bize düzeltildiğini düşündüğü zeminin fotoğraflarını cep telefonundan gösterdi. Bu diyalogdan anladığımız şu, Erkan Hoca Hatayspor’a bu endişeyi aktarmış, onlar da “merak etmeyin hocam biz o sorunu çözdük” diyerek, düzelttikleri zeminin fotoğraflarını kendisiyle paylaşmıştı. Ancak bu antrenmandan 1-2 saat sonra Erkan Hoca dayanamayıp zemini yerinde incelemek için stada gitmiş ve gördükleri karşısında şoka girmiş. Zemin aslında hazırlanmamış, sadece fotojenik hale getirilmişti. Bu bilgi de bize o gün iletildi. Erkan Hoca’nın ertesi gün bahsettiği, biçilen çimlerin toprak alanların üzerine serpiştirildiği iddiası işte o öğleden sonra gördüklerinin aktarımıydı. Yani Erkan Hoca’nın maç sonu kızgınlığının esas sebebi, Hatayspor yönetimi tarafından kandırılmış olmasıydı. Bunu da buraya not düşmek isterim.


#34

erkan hoca bu kulübe gelmiş en kalite hocalardan biri.

özattan sonra tam bir "kızgın kumlardan serin sulara " durumu…


#35

Serkancığım bu bilgi için teşekkür ederim.
Şahsen bu saha konusunda haklı olsak da çok uzatılıp abartıldığını düşünüyordum.
Ama bu paylalaşımını okuyunca tam anlamıyla hocamıza hak verdim.
Şark kurnazlığıhiç hoş değil.
Neyse ben de bu konuyu uzattım. :zipper_mouth_face:


#36

Son duyumlara göre yönetim Erkan Sözeri’nin görevine son vermiş.


#37

Dün aşağıdaki yazıyı whatsapp grubunda paylaşmıştım. Burada da dursun.

Size katılmadığımı belirtmek istiyorum. Sebeplerimi sıralayayım:

  1. Erkan Hoca geçen sene dağılmış olan kadroyu toparladı ve kimsenin ummadığı bir seriyle lige başladı. Ligden düştüğümüz sezonun sonunu hatırlayın lütfen. O kadar kısa sürede takımı hem psikolojik olarak hem de teknik taktik açıdan en iyi noktaya getirdi.

  2. İkinci devrenin başında takım sendeledi, doğru. Şanssızlığımız o süreçte 4 tane çıkışta olan iyi takımla oynamamızdı: Hatay, Eskişehir, Altınordu ve Osmanlı. Bu maçlarda da çok şanssız anlar oldu. Direkten dönen toplar, kaçırılan 100%'lük pozisyonlar vs.

  3. 4 maçlık yenilgiden sonra hocanın istifasını futbolcuların engellemesini ben değerli buluyorum. Demek ki hocayla futbolcular arasında bir bağ kurulmuş. Ve takım bir şekilde tepki verdi, üst üste iki galibiyet aldı. Ben futbolcuların inisiyatifi ele aldığına da katılmıyorum. Eğer öyle olsaydı hoca Hakan Arıkan’ı kesemezdi. Evet Ahmet İlhan tercihi bence de yanlış ama ilk yarıdaki uzun galibiyet serisini elde etmiş hücum hattına dönmesini de yadırgamıyorum açıkçası.

  4. Şu aşamada, futbolcular olayı sahiplenmişken antrenör değişikliği motivasyon düşüklüğüne sebep olabilir.

  5. Herkes antrenörün mükemmel olmasını hayal ediyor, hak veriyorum ama son 3-4 sezonu bir hatırlayın arkadaşlar. Ne antrenörler geldi, geçti. Mükemmel antrenör yok maalesef. Erkan Hoca’nın da eksikleri var ama artıları çok daha fazla bence ve şu anda özgüven açısından kritik bir dönemden geçiyor. Bence bize düşen ona destek vermek olmalı.

Şu noktada antrenör değişikliği büyük hata olur düşüncesindeyim çünkü bu takım bize ilk devrede bu işi başarabileceğinin sinyallerini verdi. Yeni antrenör çok büyük bir belirsizlik ve kumar olur.


#38

Erkan Sozeri’nin buradan toparlanmasi oldukca uzun bir zaman alacak, yazik oldu hocaya , takima, taraftara.

Thomas Doll’dan beri ilk kez takimin basinda gurur duydugumuz bir insan vardi. Simdi abidik gubidik bir hoca bulurlar artik. Mart ayinda bosta olan kim varsa .

Parayi evladindan cok seven adami mi getirirler, “Mesut Bakkal bosta kalmis yazik bizim boncuga” mi derler, Demirspor’a hoca icin tazminat mi verirler bilemem.

Thomas Friedman’in “The World Is Flat” adli kitabinda galiba Michael Hammer’dan bir alinti vardi: “Sirketlerin (biz burayi takimlarin, ulkelerin, toplumlarin, bireylerin seklinde de okuyabiliriz) kotuye gideceginin ilk isareti gecmiste ne kadar iyi olduklarini devamli tekrar etmeleri, gelecekten cok hep gecmisi yad etmeleridir”. Bu yuzden dort halife(hulefayi rasidin) veya zamaninda iyi ama gunumuz icin yetersiz koy enstituleri muhabbeti yapanlardan hafiften uzaklasirim, konuyu uzatip kirmamak icin. Ama su anda biz de camia olarak " ah ah 4 halife" diyenler gibi gecmise ozlemle bakmaktan baska bir sey yapamiyoruz.

Yenilmekten korkmayan insanlar grubudur Genclerbirlikliler. Yoksa gider Bizans takimi desteklerlerdi. Hepsi birer Samuel Beckett’tir “dene, yenil, tekrar dene, tekrar yenil, daha iyi yenil” dusturunca. Ama yenince herkesten daha mutlu olan, yenilenin halini bilip, rakibine saygi duyan.

Simdi neden korktuk da beyefendi bir insani takimdan yolladik? Degecek mi anlik basari - o da olursa daha- kendi icimizden birini yok etmeye, degerlerimizden vazgecmeye?

Bilemiyorum Altan bilemiyorum.


#39

Erkan Hoca nın daha önce gönderilmesini isteyen ve bunu da belirten biri olarak bu şekilde yollamak bize yakışmadı.
Yönetim zaten bildiğiniz gibi!
Çok değerli bir Gençlerli Erkan Sözeri ama artık olmuyordu…


#40

erkan hocanın hataları yokmuydu?. vardı tabiki ama sevapları daha fazlaydı.
bu ne demek?. oturup konuşulunca takım çok daha iyi yerlere gelebilir demek…
ışık vardı… ışık…

erkan hoca başarısıslığın tek sebebi, günah keçisi ilan edildi ve gönderildi…
bir futbol ustası olduğu kadar futbol filozofu da olan; boby robson’un konuyu tek cümleyle özetleyen paylaşımımı yeniden yayınlamama izin verin:
“beyaz mendiller senin için sallanıyorsa, korkma yönetim arkanda duracaktır. ama beyaz mendiller başkan için sallanmaya başladıysa, sen kendine yeni bir kulüp aramaya başlayabilirsin.”

herşeyimiz dört dörtlüktü de, gıpta edilen yönetimimiz vardı da, takım kadromuz seçme oyunculardan kurulu idi de; bir hoca uymuyordu bu yapılanmaya…