öncelikle kulübün kısa vadede -hem camia hem yönetim ve hatta delegeler açısından- ligde tutunabilecek tecrübeye sahip olması gerekmektedir. biz bu tecrübeye sahip olduğumuzu düşünsekte değiliz. 3.lige doğru giderken de, yönetimsel sorunlarda da bir çok şeyde de bu tecrübeye sahip olunmadığı kanıtlandı. ne camia içindeki yapılanma, ne camia dışı yapılanmalar, ne yönetim konuları, ne o ne bu. hiçbir tecrübe yoktu. bizim bunlar konusunda tecrübe kazanmamamızın nedeni de ilhan cavcavdı. çünkü o her şeyi yapıyordu. bizim pekte bir şey düşünmemize gerek yoktu.
orta vadede üst sıraları zorlayacak
uzun vadede hem şampiyonluk hem avrupa ve hatta şampiyonlar ligine gidecek tecrübelere daha çok vardır.
sanırım bizim camiada kasabalılara söylemiyorum “kasaba cahili” terimi vardır ya, cahilin en kötüsü kasabadan çıkar denir, böyle gelir şehire dönüp bi bakarsınız eğrelti durur, hafifte kurnazdır, fikri vardır fikri de kendinin değildir, ama konuşur, böyle nasıl desem mide bulandırır. heh böyle çok fazla kişi olduğunu düşünmüyorum. önceden bir çok şey üzerine yazarken bizdeki böyle leş tayfa çok dikkatimi çekmemişti, çünkü camianın genel yapısı leşliği kaldırabilecek düzeydeydi. şimdiyse camia giderek büyümeye başladı.
eğer farkında olunmazsa ya da önlem alınılmazsa ya da büyüme temelli olmazsa hastalınırsınız. bu biyoloyik bir durumdur. aynısı camialar toplumlar içinde geçerlidir. biz büyümenin farkında olmadığımız için, hem leşlik hem de bir ergenlik hastlaık yayabiliyor.
artı olarak yıllardır konuşulan dile getirilen “tribün” mimarisi artık azmış durumda. sanırım camianın en önemli sorunu bu meseledir. tribünde türüyen tipler kimlerdir ve bu tiplerin “tanıdık, biliyoruz, işte yıllardır gençlerbirlikli” denilen başları kimlerdir, kimlerle bağlantıları vardır herkes bunları biliyordur. peki amaçlar ne kadar çözülüyor ve ne düşünüyor. ortak bir düşünce hareket veya bilinç var mı?
mesela “metin diyadin istifa” demişler. herkes biliyor ki en azından bilinçli insanlar biliyor ki metin diyadini bu kulüpten çektiğiniz an bir çok kişiye bir çok yol açılacak. hem tesisler, hem ekonomi, hem gençelrbirliği. burada defalarca belirttiğim yeni şafağından, garip yapılanmalara, siyasilere, futbol içindeki kişilere kadar neden metin diyadinden hoşlanmazlar? ve bu hoşlanmayanların kaçta kaçı bu yönetim ile bağlantılıdır?
yukarda kısa-orta-uzun vade dediklerim hemen hemen hem iyi bir teknik direktör olan, hem camiadan olan, hem camianın kuruşunu düşünecek olan, hem yapılanmaya gidebileceğimiz bize sayısız futbolcu yetiştirmiş olan metin diyadinden başkasıyla yapılırsa o ancak ikinci seçenek olur. biz zaten birinci seçeneğe sahibiz. aynı zamanda kulübün içinde gençlerbirliğine dair ne varsa içinde bulunduran birinin bulunmasına da sahibiz. hem de bu kadar kritik zamanlarda buna sahibiz.
“metin diyadin istifa” diyen kişiler kimlerdir?
bütün bunların farkında mıyız diye bir araştırma yaptım. bir taraftar grubu ulturas kardeşler metin diyadine destek mesajı atmış. diğer taraftar grupları? farkındayız değil mi olanların ve olacakların?
performansa gelince, şu kadroyla ne oyunlar oynadık, zaten metin hoca dışında kimse bu atmosferi de toparlayamaz bu oyunculara bunları da oynatamaz. birincisi metin diyadin + gençlerbirliği çarpanı, ikincisi zaten çok beğendiğim bir teknik direktör, üçüncüsü o atmosferi ancak metin hoca kaldırır ve kotarır.
peki bu atmosferi bozanlar kimlerdir? kimler oyuncuların huzurunu bozdu? sezon başında çok iyi bir atmosfer vardı bunu hepimiz gördük. oyuncular da metin hocada bunu belirtti. ama o transfer döneminden sonra neden oyuncuların sürekli ama sürekli suratları asık? ne oldu?
metin hocaya camia güçlü destek vermeye devam ederse tesislere daha çok hakim olacaktır. peki neden “metin diyadin istifa” demek gib mikropluk hem de otobüslerle adam taşıyarak bunu demek gibi bir iş peşine girildi? camia nezdinde itibarını sarsmak mı?
yukardaki
hem yapılanma
hem kısa-orta-uzun vade
hem kujlüpteki kapıların kapalı olması
nın farkındalığı yok edilsin, bi de leşleri azdırsın diye mi?
camia bütün bunların ne kadar farkında gerçekten bilmiyorum umarım farkındadır.
önceden dikkat etmediğim şu leşliğe de bir çözüm, bu leşlere de gs-fb arasında bir seçim gerekmektedir. camia da böyle hastalığa kokuya tahamül etmemelidir.
sizin bu dönem hakkındaki düşünceleriniz nelerdir.
oyun ve oyuncu değerlendirmesini de yapmak isterdim ancak bu kısım benim kafama takılıyor, canımı sıkıyor.
takıma gelince önümüzdeki maçlarıda kaybedebiliriz, ancak sonuç metin hoca yenmezse ligde kalırız.
he ligde kalmaktan önce tecrübe ve farkındalık kazanarak ligde kalırsak çok daha iyi olacaktır, ligse kalmak kadar önemlidir.