aziz yıldırım hemen hemen takımın teknik diretörüydü. başlarda telkinle, sornadan diretmeyle en son da artık tamamen bu işe soyundu. ismail kartal için bu son radde de sıkıntı olmayabilirdi ancak aziz yıldırım o kadar çok basına yansıttı ki adamın bütün itibarı 0’a indi.
şimdi de aziz yıldırım açıklama yaptı. “ismail kartal’ın kafasına şişe attılar ondan kızgın” diyerek “gözüne toz kaçtı” muhabbetine bağladı ve görevine devam edecek dedi.
başta aykut kocaman ile anlaşamamalarının nedeni de buydu. ismail kartal ile anlaşmalarının nedeni de buydu. zaten aziz yıldırım sezon öncesinde takıma müdahale edeceğini söylemişti. sonra olaylar buralara kadar geldi. bu durumu sanırım çok az kişi fsark etti, sonra herkes fark etmeye başladı. ismail kartal yanlış anlaşılmasında biraz cahil bir adam, durumu kotarmaya çalıştıkça daha da göze battı, sonunda da aziz yıldırım basına kadro vermeye kadar götürdü işi.
bakalım ismail kartal devam edecek mi. sanırım devam edecek. çünkü aziz yıldırım ve ekibi takımı yönetmeyi devam ettirmek isteyeceklerdir ve bir ikinci ismail kartal yok. aykut kocaman da bu durumu kolay kolay kabul etmez.
devam ederse ne olur diye soracaksak, telkin, diretme ve artık tamamen kontrolü ele alma ile ilerleyen süreç biraz geri sarar, telkin - diretme arasında olur. zamanla diretme ve kontrole ilerleyen süreçlerde geçerler.
aziz yıldırım basını suçladı da hatanın büyük payı kendisinin. her şeyi o kadar uluorta söyleyemeyecekti. basın bir şekilde hallediliyordu, teknik direktör - yönetim anlaşmazlığı diye geçiştiriliyordu. hatta son “su şisesi” bile bir şekilde yutturulurdu ki yutturuldu da. çok az kesim yutmadı heralde. ama futbol yaşamı, basın ya da basının ne yazıp çizeceği değil.
aziz yıldırımın şimdi düşük profilde bir teknik direktör bulması, takımı arkadan yönetebileceği birini bulması nerdeyse imkansız. medyada volkan demirel ismi geçiyor, belki volkan demirel ile telkin belki de diretme süreçlerini yapabilirler ama tam kontrolü (roma maçından sonra neredeyse tam kontrol almışlardı( yapmaları zor görünüyor.
zaten önlerinde pek bir seçenek yoktu. “ismail kartal ancak ben gittiğimde gider” derken planlarının kilit ismini kaybetmek istemiyordu, peki, şimdi napacaklar? bütün o kurgu, bütün o düşünceler bitti.
ayrıca aziz yıldırım ve çevresi takımı tam kontrolle devraldıktan sonra fenerbahçe daha iyi oynadı. roma maçı gerçekten iyi kurgulanmış, üzerine düşünülmüş tercihler ve taktikler vardı. bu kadar derin düşünceyi ismail kartalın yapması zaten imkansızdı. ve zaten aziz yıldırımın istediği oyuncular oynadı. bence aziz yıldırım ve oğuz çetin yılın teknik direktör adayı olabilirdi. roma maçından sonra lig maçlarını merak ediyordum. yazık ettiler kendilerine.
az önce konyaspor haberine denk geldim, konyaspor baya bi karışıkmış. yöneticiler paralarını istiyormuş..vs bakalım boş bi zamanda neymiş ne değilmiş öğrenmek lazım. bi de paralar yatmıyorsa büyük ihtimal düşerler. ama yatıyorsa kadroları iyi.
sanırım ikna etmişler. başka şansları da yoktu. başka seçenekleri de yoktu. aziz yıldırım ve ekibinin kurguladığı bütün her şey biterdi. belki başarısız olurlar bi td getirirler anca o zaman olurdu. ama bu ergen tribi gibi bir olay nedeniyle olacak olması komik olacaktı
türkiyede futbol bilgisi en yüksek insanlardan biri olan önder özenin de payı çok büyük. ama fb-gs muhabbetine sürekli beşiktaşı doğruyorlar. bu sene de aynısını yapmazlarsa şampiyon beşiktaş olur.
döndü ve bitti..
aziz yıldırım başka bir hocaya sözünü geçiremeyeceği için onu seçmişti. dolayısıyla gitmesine müsade etmezdi. başkan bırakmamış oldu..
ersun yanal’ın dediği gibi (o da niye diyorsa?.) futbolcular şimdi ne gözle bakacaklar hocalarına.. ama kadro o kadar kaliteli ve eksiksiz ki; bu kaosun altından kalkabilir mi? bilmiyorum..
osimhen olmayınca galatasaraysporun ne kadar zayıf bir ekip olduğunu gördük.. galatasaraı durdurmanın yollarını arayan diğer takımlara bu bir fikir vermiştir umarım..
hala kendini futbolcu zanneden, her pozisyonda kenarda zıp zıp zıplayan okan hoca bu işi zaten destekle götürüyordu.. bu sene götüremeyeceği belli oldu..
aynı sorun beşiktaşsporda da görülmeye başlandı. kartal görünümlü karga şu anada orkun kökçü’yü mutlu etmek için sahaya çıkıyor gibi.. ne öyle şımarık şımarık sağa bakıp sola atmalar falan.. esnaf ol esnaf.. karşında küçümsediğin senin meslektaşın ve o da kapasitesi ve gücü oranında takımı için emek harcıyor.. ter akıtıyor.. biraz saygı..
futbol bilgisi en yüksek olan insanlardan biri önder özen’in bunu görmemiş olması kabul edilemez..
orkun kökçü meselesini halletmeden şampiyonluğu unutsunlar.. çünkü bu yaptığı affedilmez bi şey ki; bir avrupa maçında rakibi döndü tekmeyi çaktı.. görmemiş olamazsınız..
onun dışında hocaları çıkış yakalamak isteyen, başarıya aç ve hırslı biri. genç ve trendi yakalamış görünüyor..
takımı koşarak oynatıyor, hızlı top yapıp, hızlı hücumlarda kalabalık yer alıyorlar ve seçenekleri çoğalıyor.. bu seçenekleri değerlendirecek yetenekli ayakları da fazla..
eee hangisi öne çıkar dersiniz.. işte o zaman bu beklentiler hepsi havada asılı kalır sahada gerçekler konuşur..
o gerçekte fenerbahçesporun kadro üstünlüğü var.. yeteneği yenecek bir şey icad edilmedi henüz.
şu yaptıkları hatayı bir daha yapmasınlar; bir adım öndeler..
çorum ligin en güçlü beşinci takımı. çok güçlü bi kadroları var.
göztepe hakemlerin yüksek desteğine sahip olabilmesi için aracılarla tff ile görüşmesi lazım.
özhan pulat gördüğüm en kötü hocalardan biri. kendini football manejer oynuyor sanıyor.
ilhan palut konyada sevilen br hoca, bu maçıda kaybetseydi kredisi vardı diye biliyorum. kazanması iyi oldu.
hüseyin “yana yana oynayarak villa yaptırdı dikine oynasaydı yalı yaptırırdı” çimşir de kötü tablo çizdi. bizim maçtada iyi olmamalarına rağmen 5-0 yendiler. şansı hem kendi sahasında olmaları hem hakem hem de ne oynacakları konusunda kırtıntı dahi olmamasıydı. ilhan palut tek maçta çözdü olayı.
rizespor ve recep uçarın kimyası tutmuştu, devam ediyorlar.
konyasporda yönetimsel ağır sıkıntılar vardı, ne olacağı belli değil. eyüpsporsa kayyumu zaten özhan pulat gibi birine kamp yaptırarak takımı %70 düşürdü. geri kalanlarda bildiğimiz gibi devam ediyorlar.
fenerbahçesporda bir oyuncu var.. fransız bonus kafa genduzi..
top tekniği olmayan oyunculara futbolcu demiyoruz ya; bu oyuncuyu geldiğinden beri izliyorum..
oyuncu geldiğinden bu yana iki veya üç kere pas hatası yaptı.. ama dün bir gol kaçırdı.. bomboş kaleye, pozisyonun garanti olmasına kanıp topu ters ayağıyla attı..
futbol tamda budur işte..
bir oyuncu antremanda bütün frikikleri atarken maçta tribünlere gönderebilir, başka bir oyuncunun ortaları santraforu bulurken, maçta bir ortası yerini bulmaz.. her zaman kaleyi gören şutları o maçta dışarı gider..
bu örnektekilerin tam tersi olsa, her şey beklendiği gibi gerçekleşse kimse maça gitmez.. sonunu bildiğiniz filmi izlermisiniz?..
otur bilgisayarın başına oyunculara şut, falso, pas yükle.. karşıdaki takımı paçavraya çevir.. sende mutlu ol, çevren de.. ama futbol bu değil.. tamda bunun için popülerliğini koruyor..
insanlar stadlara şahit olmak için gidiyorlar.. sonunu tahmin etseler bile o gün olacakları kaçırmak istemiyorlar.. bu güne kadar atılmış milyonlarca golün hiç biri birbirinin aynı değildir.. hava ve zemin şartları, mesafe, şutun şiddeti, falsosu itibariyle hepsi çok değişiktir.. o gün top ayağının altından geçer, top dümdüz gördüğün zeminden seker, ahlar vahlar arasında izlersiniz ya..
işte insanlar bunu başkalarından dinlemek için değil şahit olmak için gidiyorlar..
sürekli yenilen bir takımın maçına neden gidilir di mi?..
ismail kartalda önemli derecede karakter sorunları var. ayrıca o yetersiz haliyle, kukla haliyle rakip takımlara saygı göstermeyen bir kere bile tebrik etmeyen, kusurları penaltımız verilmedi diye bağlayan çok düşük bir profil.
tomas reyiz bulgaristanda şampiyonluğa oynayan takımı yarı yolda bırakıp trabzona imza atarak ayıbın kralını yapmış.
ilhan palut konyaspor taraftarının sahip çıkmasıyla iyi işler yapabilir umarım. gerçekten bu bağ beni bile etkiledi.
arda kızıldağ evladımızı tekrar gençlerbirliğinde görmek isterim.
nuri şahin epl izleyerek futbol yönetmeye devam.
emre belezoğlu normalde sevilmeyen antipatik bulunan birisi ancak benim karakterler konusunda (karaktersizlik değil bu ayrımı yapalım) bir sıkıntım yok. en uç noktada da olabilirler. arda turandan biraz ayrılır, arda turan ne kadar adamcı olsa da, saçma sapan vukatların içinde bulunsa da gönlü olan bir insan. emre belezoğlu daha çok egoist biraz da kibirli birisiydi. bu yönünü geliştirmiş. mesela tolunay hoca da öyle görülürdü ama tonulay hoca da 10 numara insandır aslında.. emre hocaya tekrar gelince teknik direktörlüğünü inanılmaz geliştirmiş. kasımpaşayı bu sene denk gelirse izlemeyi düşünüyorum. takip edilesi bir takım.
aslında lig bu sene hem çok zor hem de keyifli geçecek gibi. takibe alınılabilecek bir sezon.
ligin en aklı başında takımı erzurumspor, hala daha kulübü borça sokamayız diyorlar. helal olsun. ligde kalmalarını temenni ediyorum. kalabilirler. umarım da kalırlar.
trabzonspor, fatih tekkeyi göndererek her şeyi mahvetti. fatih tekke 1 sene içinde trabzonu neredeyse ihya etmişti arkasında da büyük potensiyel kazançlar bırakarak gitti. eğer 3-4 sene kalsaydı türk liginde bir benfica olacaktı. türk futbolu adına büyük bir kayıptır.
sezon başında fenerbahçespor dünya yıldızlarını almıştı veya görüşüyordu.. teknik direktör olarak da ismail kartal veya aykut kocaman konuşuluyordu.. bütün fenersporlu dostlarım çoşmuştu.. ben de şampiyon gene galataspor demiştim.. istifa bile edemeyen bir hoca, istifa etmiş bir hocayı geri getiren ve ondan başarı bekleyen zavallı bir ihtiyar.. buradan şampiyon çıkar mı?..
neyse ne.. bunların yüzünden neleri konuşamadık bir bilseniz..
traore’nin erzurumspora attığı gol haftanın golü seçilmişti.. muhteşem bir vuruş, inanılmaz bir özgüven.. gerçekten oradan vurmak nereden aklına geldi.. traore devamını bekleriz..
diabate’nin 18 çizgisi üzerinden attığı şut, vuruş tekniği açısından ve gerilmeden kalecinin uzanamayacağı yere sertçe göndermesi göz ardı edilmemeli bence bu haftanın da golü bu olmalı..
golden sonra pek görülmedi ama gol goldür..
bu hafta karşılaşacağımız başakşehir ise; ligin eh işte iyice yönetilen, ligimiz için iyi sayılabilecek kadroya sahip kısaca ligin iyi takımlarından biri.. bu aralar sıkıntılı günler geçiriyor; ne güzel..
tam zamanında ve ortamda kızışmışken bu halde yakaladığımız iyi oldu..
zorlu bir deplasmandı, artık öyle görünmüyor.. bu görünen tabii.. gerisi hakemin düdüğüyle başlar ve gelişir..
buyrun bizimle karşılaşacaklar ya; yine aynı şeyler olmaya başladı rakibimizde..
hani demiştik ya: hep bizi mi bulur hocasını değiştiren, çıkış yakalamak isteyen, yönetimde yeni bir kan arayan diye..
başakşehir yönetimi takımda geleceği sorgulanan hocalarının arkasında olduğunu, kendisiyle birlikte avrupaya gideceklerini falan beyan etmiş..
hoca ve oyuncu kadrosu gaza gelmiş tabii..
cumartesi işimiz var..
trabzonspor yine yeniden yeni bir 10 numara çıkarmış. oğuzhan ertem. trabzon genellikle 10 numara çıkarır. galatasaray stoper ve kanat özellikle iç kanat forvet çıkarır (tabii o tesislerin havası suyu değişti yazık ettiler) beşiktaş golcu çıkarır. fenerbahçe hemen hemen hiçbir şey çıkarmaz ama iyi kaleci çıkarır.
vallaa bizim rakiplerimiz değil ama yarın akşam trabzondaki maçı galatasarayspor alacak..
agresif ve saldırgan bir oyun anlayışları var. bu maçın da hedefledikleri şampiyonluk yolunda önemli bir viraj olduğunun farkındalar.. thomas reis üç günde ne verebilir ki takıma?.. bu yüzden sığınacak sütre gerisi de var..
trabzonspor’a bir tavsiye: osimhen’e yakın ve biraz da tatlı sert oynayın.. oyun kuralları içinde kalmak şartıyla temaslı oynarlarsa ilerleyen dakikalarda oyundan attırırlar.. bu şekilde belki..
ama tekrar edecek olursak: bu vaziyette bile işleri zor.. çünkü bizim savımız osimhen oynamayacağı halde galatasarayspor’un favori olduğu üzerine..
ne demeye çalışıyorum: osimhen oynarsa trabzonspor yapacağını biliyor artık..
hadi bakalım.. lige renk gelir..