2018-19 TFF 1. Lig 23. Hafta / Gençlerbirliği - Ümraniyespor


#21

HANEDAN SEZON 42 BOLUM SONSUZ

Kadrosunu gençleştirmeye başlayan Fenerbahçe, Gençlerbirliği’nin 13 yaşındaki yeteneği Arda’yı renklerine bağladı.

Fenerbahçe, Osman Ertuğrul Çetin, Abdulcebrail Akbulut, Muhammet Ömer Çakı, Gürol Demirezen, Kudret Oben Saraçoğlu, Ömer Faruk Beyaz, Deniz Yılmaz, Burak Albayrak, Mahsun Çapkan ve Muhammet Albayrak, Cenk Alptekin, Oğuz Kağan Güçtekin ve kaleci Berke Özer gibi 20 yaş altında birçok futbolcuyu kadrosuna kattı. Sarı-lacivertli ekip, son olarak Gençlerbirliği’nin altyapısındaki Arda Güler’i aldı.

Arda Güler, AA muhabirine yaptığı açıklamada, hayalini kurduğu kulübe gelmenin mutluluğunu yaşadığını dile getirdi.

“Hüznü ve mutluluğu aynı anda yaşıyorum.” ifadesini kullanan Arda, “Bir yanda yıllardır beraber futbol oynadığım takım arkadaşlarımdan ve hocalarımdan ayrılmanın üzüntüsü, diğer tarafta taraftarı olduğum ve hayalini kurduğum kulübe gelmenin mutluluğu… Bana güvenen ve bugüne kadar destek olan tüm büyüklerime sonsuz teşekkür ederim.” diye konuştu.

Baba Ümit Güler ise transfer nedeniyle ailecek gururlandıklarını söyledi.

Oğlunun hayalini kurduğu kulübe transfer olmasının kendilerini çok mutlu ettiği aktaran Ümit Güler, “Oynadığı futbolun takdir edilmesi ve ona güvenilmesi ailece hepimizi gururlandırdı. Emeği geçen herkese çok teşekkür ederim.” değerlendirmesini yaptı.

DEVIR O DEVIR …13 YASINDAKININ HAYALINI KURDUGU TAKIM…SLIMANIYLE ILERIDEMI OYNASA YOKSA SKRTEL ILE GERIDEMI?

SIRADA NE VAR …ISTE HAYATINIZMI??


#22

mert çetin den bahsediyor olmalısınız, altınordu maçında sakatlandı. dönünce büyük ihtimal formayı alır. berat ortasaha oyuncusu, izlediğim kadarıyla da yüksek potansiyelli.

şurdan kadroya bakabilirsiniz:

https://www.transfermarkt.com.tr/genclerbirligi-ankara/startseite/verein/820


#23

Mehmet Abi;
Berat ile Mert’i karıştırıyor olmayasın?
Stoper olan Mert. Altınordu Maçında sakatlandı, o yüzden oynamıyor biz de Arnason’a mecbur kaldık.


#24

vallaa bişey diyeyim mi sevgili ateşoğul, haklı olabilirsin.
eğer öyleyse sevgili serkan’dan özür dileyeceğiz demektir. neyse… bu soğukta iki duble çay işleri yoluna koyar…
o meseleyi öyle halledebiliyoruz da… ne berat nede mert, bekir yılmazın alternatifi değil… olsalar zaten bekir bu performansıyla kulübede ayakta bile zor yer bulur…

mesele hala ortada çözülmeyi bekliyor…
kendini topçu zannedenlerin oyalandığı acemiler liginde top oynuyorsun; santroforu da buldun, bir oyun kurucun olsa malı götüreceksin ama yok… bu kadar basit hata nelere mal oluyor; biri hocayım diye kanal kanal geziyor, başkanı gören yok… taraftar kolları sıvamış çözüm öneriyor…
kim verecek bunun hesabını?.
gene biz mi?..


#25

Tüm takımlar bizim bu maça kadar olan taktiği çözmüş: Gençlerbirliği panikle saldırır. baskını atlat, golü atarsın
Umarım Erkan hoca bu maçtan basliyarak bu tuzağa düşmez.


#26

İlk yarıda şansın da yardımıyla aradığımız golü bulduk. İkinci yarı bir gol daha atıp güle oynaya kazaniriz umarım. Rakip yüklenecek ve açık verecek aman dikkat.


#27

5-0 kazanabilecegimiz maçı zar zor 2-1 kazandık.
Tek rakibimiz içimizdeki gerilim. Bu ligde bizden iyisi yok ama ne yapalım, kendi kendimizi yiyip bitiriyoruz.


#28

Öncesinde çok endişelendiğimiz bir maçta 2-0 öne geçip uzun bir süre böyle devam ettikten sonra bir gol yiyerek son bölümlerinde sıkıntı yaşasak da galip gelmek güzel… Keyfimiz biraz olsun yerine geldi, mutluyuz. Hocamızı ve futbolcularımızı kutluyorum.

Bu futbol ilginç bir oyun… Alper’in ceza sahasına kestiği topta Ümraniyesporlu futbolcunun uçarak vurduğu nefis bir kafa şutuyla kendi kalesine attığı golle öne geçiyoruz. İkinci yarının hemen başında da Stancu’nun fena olmamakla beraber çok da iyi sayılamayacak kafa vuruşu kaleye taksit taksit girip gol oluyor. Ama ilk yarıda Claro’nun rakip ceza sahasında vurduğu güzel şutu kaleci kurtarıyor; ikinci yarıda da Selçuk ve Stancu’nun ceza sahasında vurdukları sert şutlar ahlar vahlar arasında auta gidiyor. Şans işte… Olunca oluyor, olmayınca olmuyor. Yapılacak bir şey yok. :blush:

İstatistiksel bir yorum: İlk yarıdaki son iki maç ve ikinci yarıdaki altı maç olmak üzere oynadığımız sekiz maçta toplam 12 gol attık, 15 gol yedik. Bu süreçte gol atamadığımız iki maç var ama gol yemediğimiz maç yok. Biraz daha rahat maç kazanmak istiyorsak, iyi savunma yapmamız ve kolay gol yeme hastalığına bir son vermemiz gerekiyor. Ben futbolcuları isim isim eleştirmek istemiyorum. Her futbolcu 90 dakika süren bir maçta hatalar yapabiliyor. Sonuçta futbol bir takım oyunu olduğu için futbolcuların maç sırasında yardımlaşmaları, birbirlerinin boşluklarını ve hatalarını da kapatmaya çalışmaları gerekiyor. Bunu sahada ne kadar iyi yapabiliyorsanız o kadar iyi bir takım oluyorsunuz.

İnşallah üst üste aldığımız bu iki galibiyet yeni bir galibiyet serisi için güzel bir başlangıç olur. Çünkü özellikle rakiplerimizin birbirleriyle kırım maçları oynayacakları ve çok ciddi puan kayıpları yaşayacakları bu haftalarda galip gelmek bizi ligde farklı noktalara taşıyacaktır. Örneğin dört haftada puan puana geldiğimiz Osmanlıspor, önümüzdeki beş haftada sırasıyla Denizlispor (D), Gazişehir (İ), Adana Demirspor (D), Hatayspor (İ) ve Altınordu (D) ile oynayacak. Deplasmanda üç, kendi sahasında iki maç… Denizlispor ise Osmanlıspor maçından sonra Elazığspor’la deplasmanda ve ardından da Ümraniyespor ile kendi sahasında oynayacak. Ondan sonraki maçları nispeten rahat… Ümraniyespor, önümüzdeki hafta kendi sahasında Kardemir Karabükspor ile oynadıktan sonra Denizlispor (D), Gazişehir (İ), Adana Demirspor (D), Hatayspor (İ) ve Altınordu (D) ile oynayacak. Ardından da Eskişehirspor ile kendi sahasında ve Osmanlıspor’la deplasmanda karşılaşacak. Hatayspor’un da önümüzdeki beş haftada deplasmanda zorlu Altınordu, Osmanlıspor ve Ümraniyespor maçları var. Kısacası bu kırım maçlarından yararlanmamız öncelikle beş hafta dişimizi sıkıp paniğe ve telaşa kapılmadan, sakin olarak, şuurlu oynayarak, iyi mücadele ederek seri galibiyetler almamıza bağlı… Bunun ilk ayağı önümüzdeki hafta deplasmanda karşılaşacağımız Afjet Afyonspor, ilk yarıda kendi sahamızda zor yendiğimiz bir takım ve şu anda da ligdeki konumundan dolayı çok ciddi bir rakip durumunda.


#29

Oyuncularin hocaya guveni kalmadi Pazartesini goremez derken Oyuncular hocayi mahcup etmediler.

Guvenlerini yitirmedikleri gibi aksine guven tazelediler.

Galibiyetin zoru kolayi yok haneye bir 3 daha ekledikten sonra onemli olan ligin son dudugunun caldigi anda Genclerbirligi isminin en ustteki 2 isimden birisi olmasi. Gerisi bence sicak hava.

Lig sonuc ligi, futbol oynanmiyor bu ligde.

Oyuncularin ellerine ayaklarina saglik Taraftarida tebrik edip Eryamanda her hafta daha fazla dolu koltuk gormeyi umut ediyorum.

Afyon Afjet iyimi kotumu tartismasi gereksiz cunku ligin su konumuyla zaten beraberlik icin bile sahaya cikacagimiz mac yok. Krediler tukendi her mactan tek beklenti 3 puan.

Oyuncularin psikolojik yuku kaldiracagindan suphem yok tecrubeli takimiz. Yeterki takimin ahengi bir daha bozulmasin.

Herkesin yuzlerinin tekrar aydinladigi Dikmen bolgesinde kara bulutlarin dagildigini yerini tekrar umutlarin aldigini gormekte Pazar keyfini artirdi:):slight_smile:


#30

Sene başından beri bence beş temel başlıkta, artık kronikleşmiş sorunlar yaşıyoruz. Bu sorunların çözülmemesi halinde, belki bugünlerde değil ama ileride yeni bir şok dalgası içine girebiliriz. Ben gözlemlediğim ve Ümraniyespor maçında da karşımıza çıkan bu beş başlığın şu şekilde olduğunu düşünüyorum:

  1. Hücumu pozisyona çevirmek konusunda çok beceriksiziz. Ümraniyespor maçında zaman zaman %60’ın üstüne çıkmışız topla oynama oranında. Orta sahayı Selçuk’un da takıma takılımıyla tamamen kontrol altına almış olmamıza rağmen kaç şu şansı yakaladık maçta? Benim hatırladığım üç tane vuruş şansı bulduk. Claro ve Selçuk’un duran topun dönüşünde topu kazanıp fırsat bulduğu iki pozisyon ile akan oyunda Jailton’un Stancu’ya indirdiği, Stancu’nun az farkla dışarı vurduğu top. Rakibin savunmasının dengesini bozacak son pası, son hareketi yapamıyoruz. Belli ezberler dışında hücum çeşitliliği yaratamıyoruz. Rakip ceza sahasına 18 yayı çevresinden giremiyoruz.

  2. Rakibe çok sayıda ve gereksiz duran top veriyoruz. Bunların hemen hepsi kalemizde tehlikeli oluyor. Mesela bu maçtan aktarmak gerekirse, son bölünde skor 2-0ken, stancu geriye doğru oynadığı topu kaptırdı. Topu kapan rakibin yüzü kendi kalesine dönük, ceza alanında tehdit eden hiç adamları yok. Buna rağmen Ahmet Oğuz anlamsız şekilde bir anda kayarak girip faul yaptı, hem sarı aldı hem de duran topu kullandılar ve arkada Muhammed Gönülaçar bomboş kaleye kafayı vuramadı. Kafasını direğe vurduğu pozisyon. Halbuki orada faul yapmadan rakibin hareket alanını daraltmış olsa hiç böyle bir pozisyon yaşanmayacaktı kalemizde. Özellikle ligin ikinci yarısından itibaren çok sayıda buna benzer duran top verdik ve bazılarından çok kritik goller yedik.

  3. Genel olarak çok sayıda basit hata yapıyoruz ve kenardan bir reaksiyon olmuyor. Her maç birkaç tane rakibi pozisyona sokacak hata yapıyoruz. Yediğimiz gollerin büyük kısmı da basit hatalardan. Bu anlarda kenarda herkesi kendisine getirecek bir reaksiyona ihtiyaç var bence…

  4. Kendi sahamızdan çıkarken . Yasin’in topla oyunu çok ağır ve etkisiz. Üstelik zaman zaman takım arkadaşlarına, onları baskı altında bırakan paslar da atıyor. Mesela Ahmet Oğuz’a top kaptırıyor diyoruz ama pas olarak aldığı topların bir kısmı zehir oluyor ve Yasin’den geliyor. Yasin’i değiştirip orta saha ikilisini Sese ve Selçuk’tan kurup önlerinde Stancu’yu oynatmak, en ilerde de Nobre’yi tutmak saha içi etkinliğimizi arttıracaktır diye düşünüyorum.

  5. Kanat ofansları ezbere hücum varyasyonları deneyip duruyorlar. Oyunun göbeğine hiç girmiyor, kendilerini çizgiye çok atıyorlar. Hücum çeşitliliğini inanılmaz azaltıyor bu durum… Özellikle Ahmet İlhan’ın oyun okuma becerisi sıfır! Elimizde orada hücumlarımıza çeşitlilik katacağı kesin bir oyuncu var, Matei! Ahmet İlhan ile vakit kaybetmek yerine Matei’den yana kullanmalıyız tercihimizi…

Bu sorunları biraz çözmeye çalışırsak zaten topa sahip olma konusunda, oyunu domine etme konusunda hiçbir sıkıntımız yok.


#31

Serkan Matei iyi oyuncu. Bence de sahada olmalı. Ancak maçı canlı izleyince Ahmet İlhan hiç de fena görünmüyor. Afyon’a gel, beraber izleyelim.


#32

Onur Abi bu seneki deplasman performansını hayranlıkla izliyorum. Ne yazık ki bu sene ben tribünden biraz uzak kaldım. Yarın da iş nedeniyle maçı iş yerinde televizyondan takip edeceğim :frowning:


#33

Takım savunmasına katkısı kesinlikle çok iyi ancak hücum bölgesinde çok beceriksiz kalıyor.


#34

Bu sene Nasıl olduysa her maça gitmeye başladık. Ama Erkan Hoca gittikten sonra biraz ara vereceğiz.


#35

bence başladığınız işi bitirin. İbrahim Üzülmez’e güvenmek zorundayız kalan maçlarda…


#36

Bu saattten sonra ceketimi assam o bile takımı lige çıkarır. İbrahim Üzülmez yanlış tercih değil.


#37

kemal özdeş bizde hiç çalıştı mı?. bence ibrahim üzülmez’den çok daha iyi bir tercih olurdu…
ben öyle düşünüyorum… tabi hepsinden önce kurumsal, şeffaf bir yönetim talebim öncelikli olmak şartı duruyor orada hala…


#38

Rahmetli Cavcav 2013-2014 sezonu sonunda kendisiyle anlaşmıştı ancak sezonun ilk antreman gününde hocayı göndermişti.


#39

sanki ersun yanal ile ikinci anlaşmamızı anlattın gibi sevgili maksut…
demek ki iş var kemal özdeş hocada…

şimdi daha çok sevmeye başladım bu hocayı…
deli İbrahim istifa, akıllı kemal göreve…


#40

Kemal Özdeş, takıma ilk antrenmanını yaptıracağı gün tesisların yönetim kurulu salonunda basın toplantısı düzenlemişti. Biz de Emre’nin Babası ile birlikte bu basın toplantısına katıldık. Kemal hoca gerekli açıklamaları yaptı, soruları yanıtladı ve sonra akşam üzeri teknik heyet ve futbolcularla birlikte antrenmana çıktı. Kaleci antrenörü Hayrettin Demirbaş’tı. Antrenman öncesinde teknik heyet ve futbolcular birlikte gazetecilere poz verip fotoğraf çektirdiler. Ben de eve dönünce forumda paylaşmak üzere cep telefonumla fotoğraflar çektim. Yarım saat kadar bir süre antrenmanı izledikten sonra biz tesislardan ayrıldık. Eve gelinceye kadar biraz alışveriş yaptım. Tam marketten çıkarkene bizim Emre’nin Babası aradı ve acı haberi verdi: “Hoca gitmiş gardaşım,” dedi, “Cavcav, Kemal Özdeş’i göndermiş!” Çok şaşırdım. Tesislardan antrenman devam ederkene çıkmış ve daha eve bile varmamışkene bu nasıl oluyordu? Hoca, antrenman devam ederkene mi gönderilmişti? “Yapma Hayrettin, pardon Gardaşım, yapma! Daha kadroları saymadım, pardon daha eve bile varmadım!” diyebildim. Tabii antrenman fotoğraflarını forumda paylaşma işi de suya düştü. Kemal Özdeş’le ilgili bu da böyle bir anımdır. :blush: