2018-19 TFF 1. Lig 26. Hafta / Adanaspor - Gençlerbirliği


#1

17 Mart Pazar, 2019
Saat: 16:00

Stat: 5 Ocak Fatih Terim / Adana

  • Kazanırız
  • Berabere kalırız
  • Kaybederiz

0 oylayanlar


#2

8 de 8 sonrası ilk beraberliğimizi Yenikentte Adana karşısında almıştık. Nobre o maçta yoktu.
Lige 2 hafta milli maç ve seçim arası verilecek, bu aralar bize yaramıyor pek. Ara öncesi bir galibiyet çok iyi olur. Artık kolay maç yok.


#3

penaltıyla, karambolle vs bir şekilde kazanmamız gereken bir maç. iyi oyun beklentimi, milli maç arasından sonraya kadar erteliyorum.


#4

ibrahim üzülmeyecek anlaşılan. gene biz üzüleceğiz gibi…
hocanın takım kadrosuyla oynamadığı bir gerçek. beklerin ileri çıkmasını engellemiş sadece… bizim ise yaş ortalaması en düşük olan, haliyle en çok koşan ve bindirmeler yapan mevkimiz geri dörtlümüz dü….
beklerimiz ileri çıkmayınca gol atmamız ya sesenyon ve stancunun mucizelerine kaldı yada işte böyle hakemlerin uydurma penaltılarına…

oyunu geride kabul ettiğimizde ise; emrullahın her maç böyle muhteşem performansını dileyeceğiz…
yahu beklerin ileri çıkıp (kimsenin çıkacak hali olmadığından) arkasında boşluklar bırakmasını göze alarak bile; zar zor 1 gol bulabiliyorduk… şimdi onu da bulamayacağımız kabak gibi ortada…
fikstüre göre bizi bolca beraberlikler bekliyor… yada gökten düşmüş gibi üçlükler…


#5

Adanaspor, sekiz maçlık galibiyet serisinden sonra kendi sahamızda gol atamadan berabere kalıp puan kaybettiğimiz ilk takım. Ayrıca 2018 Temmuz ayında Bolu’daki hazırlık kampında yaptığımız maçta da 1-0 yenildik. O maçtaki ilk 11’imiz: Hakan, Ahmet Oğuz, Claro, Mert, Alper, Yasin, Bekir, Sessegnon, Ahmet İlhan, Jailton, Deniz…

Kazanmamız gereken bu maçta çok dikkatli oynamamız, uzun zamandan beri inatla uyguladığımız ve artık başımıza bela olan “Üç S” (Sakar, Sarsak, Savruk) sisteminden vazgeçmemiz, sağlam hücum ve sağlam savunma yapmamız, topu sevip değerini bilmemiz gerekiyor.

Erman Toroğlu: “Topu sevecen abi!” (15.10.2017)


#6

Bu üç S problemini yine üç S içeren SeSSe büyüsü ile yenmemiz gerekli…


#7

Mustafa Abi, Sese bu hafta cezalı diye biliyorum.


#8

evet sese cezalı. bu sene ligde sadece ilk yarıdaki elazığ maçında sese olmadan çıkmışız sahaya. o maçta erkan hoca rahmetullah’a şans vermiş ilk yarıda. bekir-yasin-selçuk orta saha üçlüsü ile çıkmamız da olası tabi :slight_smile:


#9

Bakalım bu maçın ilk 11’inde bizi şaşırtacak isimler olacak mı? Berat, Rahmetullah, Matei…


#10

Kadro istikrarı süper.
Bakalım hoca takıma bu hafta ne katacak.
Matei ve Rahmi yedek bile değil.
Du bakalım ne olacak…


#11

Gooool geldi…Ohhh dedik


#12

Altay maçını yaşamaya başladık yine.


#13

Sanırım kulüp kripto uygulama koydu teknolojik cihazlarıma. :man_facepalming:t2::smiley:
Maçı izleyemedim.
İzlemeyince Jailton attı gol oldu.
3 puanı kapıp geldik Adana dan :laughing:

Şaka bir yana İbrahim Üzülmez bu milli arada Antalya kampıyla takıma bir hüviyet motivasyon teknik vb. kazandırmalı. Denizli ile ilk 2 olarak diğer takımlardan kopup Ankara’daki Denizli maçına relax çıkmalıyız. :+1:


#14

Maçın tümü hakkında ahkam kesmem anlamsız.
Ancak maç esnasında beni deli eden kaleciye geri pasları artık bırakmalıyız bı-rak-ma-lı-yız BIRAKMALIYIZ!
En somutunu bugün maçta Emrullah yaşadı!


#15

Ka-le-ci-ye al-tı-pas böl-ge-sin-de ge-ri pas ver-me-yin, ge-ri pas ver-me-yin! Ver-me-yin!

Ka-le-ci-ye al-tı-pas böl-ge-sin-de ge-ri pas ver-me-yin, ge-ri pas ver-me-yin! Ver-me-yin!

Ka-le-ci-ye al-tı-pas böl-ge-sin-de ge-ri pas ver-me-yin, ge-ri pas ver-me-yin! Ver-me-yin!

VERMEYİN YAHU! :face_with_symbols_over_mouth:


#16

Bence grubumuzun geneli Ibrahim hocayı fazla küçümsüyor. Taraftarın ve futbolseverlerin pek bakmadığı ve ilgilenmediği yönler olduğu için farkedilmesi zor olan direnç ve takım savunması anlamındaki ufak değişikliklerle farkı yarattığını düşünüyorum. Ki 2 haftada da bizi uzay seviyesine çıkaramayacağına göre anca bunu yapabilirdi zaten. Evet sahada görüntüyü değiştirebilecek tarzda bir değişiklik değil bu, ya da benim gibi önce görsel şölenden ziyade bu tür topsuz oyun-topsuz savunma hastalığına takılmış manyak taraftarların dışındaki taraftarların istediği o gözün pasını silen futbol anlayışına evrilme emaresi veren bir değişiklik değil. Ama Erkan hocanın takımına göre ekstra bir fark getirdiği muhakkak. O da pozisyon bilgisi ve disiplin.

Altay maçında bile (yorum olarak herkesten ayrı tek başıma kalsam da) bence bir dokunuş vardı. Evet evet! o kadar pozisyon verdiğimiz o maçta bile böyle düşünüyorum ben. Çünkü takım bu ligin gerektirdiği oyunun icap eden “fazla böbürlenme padişahım” kısmını çok iyi yapmıştı: Egemenliğini hissettirmek istiyorsan fazla açılıp saçılmadan hissettirmeye çalıştır. Eğer fazla açılırsan burada insani boğarlar. (Bkz: Altinordu maci, eses maci.) Erkan hoca döneminde biraz da puan farkını erkenden açmış olmanın hissettirdiği “bu ligin çok üstündeyiz yaaa. Kralız biz” haleti ruhiyesi rakiplerimizi küçümsememiz ve herkezi her zaman yenebileceğimiz gibi egosantrik bir ruh haline girmemize sebep olmuştu. Erkenden golü atamamanın hırsıyla arkada yelpaze gibi açılmamıza (ki ligin en yaşlı takımı olarak bu hatayı en son yapmasi gereken takımdık biz), savunma disiplinsizliğine neden olmuştu. Altay maçında verilen pozisyonlar, ibrahim hocanın adam paylaşımı konusunda çok net anlaşılan direktiflerine (izleme şansınız olursa bi daha goreceksinizki ayağına topu alan her altaylı oyuncuya sese bile beklemeden baskı yapıyordu) rağmen futbolcularin özgüvensizliklerinden dolayı fazla içeri gömülmesinden, Altay a çok net cezasahası dışından içine organizasyon yapma şansı vermelerinden doğdu. Sırf Altay maçı ve bugünkü Adana maçının kıyasından da anlaşılabilirki, ibrahim hocanın kafasında tek bir oyun şablonu yok. - mesela beklerimiz bugün sık sık ileri çıktı.- Rakibe göre çok yerinde analizler yapabiliyor. Altay maçında beklerimizi ileri çıkarsak gerçekten bizim için felaket olabilirdi. Adana maçı ise nispeten daha yumuşak olan ve geri dönüşlerde seni cezalandırma potansiyeli pek bulunmayan bir rakip olduğu için beklerimiz çıkabildi.

Ben ibrahim hocanın sürekli defansif bir tarzı olduğuna inanmıyorum. 2016da bizzat kendi gözlerimle tribünden izlediğim maçlarda takıma hücum varyasyonlari çizdirdiğini gördüm. Elindeki malzeme neyse ona göre hareket eden bir yapısı var. Tam bir Lucescu tedrisatından geçmiş. Ki lucescu iki gözümle gördüğüm bana göre en iyi taktisyenlerden biridir. (Para icin Türk milli takımına geldiği dönemi saymiyorum. Demiroren i iyi yonttu gitti. Sirf bu açıdan bile saygım var) Ibonun eline sağlam hücum varyasyonları çizdirebileceği bir malzeme verin, bence hünerlerini sergileyecektir. Tıpkı 2001 galatasarayında eline flerquin, perez, bülent akin verilmiş defansif futbolla başarılı olan lucescu-2003 beşiktaşında eline sergen, ilhan mansiz, tümer, nouma verilmiş ofansif futbolla başarılı lucescu farkı gibi. Eline 2016 da djalma, el kabir, stancu, hleb verilmiş Üzülmez ile son iki maçımızdaki Üzülmez farkı gibi.


#17

Doğru oyun oynayamasak da, sağlam hücum ve sağlam savunma yapamasak da, geri pas verilen kalecimizin ayağının altından kaçırdığı top kale direğinin hemen dibinden dışarı çıksa da, maçın başlarında Claro ceza sahamızın yakınlarında çalım atayım derken kaptırdığı top Adanaspor için ciddi bir hücuma dönüşse de üç puan aldığımız için sevinçliyim. Futbolcularımızı ve teknik heyetimizi kutluyorum. Kendi adıma konuşacak olursam, Süper Ligde şampiyonluğa oynayan Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş taraftarları gibi oldum valla. Onları şimdi daha iyi anlıyorum. Şampiyonluk yolunda üç puan gelsin de artık oyuna falan baktığım yok. :blush:


#18

Alkaralar canlı yayını için: https://www.facebook.com/Alkaralar06/videos/vb.36532441479/2144205512340046


#19

Kör topal üç puanı aldık. Hocamızda basın toplantısında eksiklerimizin olduğunu ifade etti. Önümüzde 2 hafta süre var, umarım daha iyi oluruz. Birkez daha rüzgarın tersten esmesini kaldıramayız.

Bu arada canlı yayın güzelmiş, sonradan izledim. Emeğinize sağlık arkadaşlar.


#20

Ben de Gürcan gibi, genel eğilimin aksine takımda olumlu farklılıklar olduğunu düşünüyorum.

Necdet Abinin özellikle üstünde durduğu savrukluk hastalığı, İbrahim Üzülmez’in takıma gelişiyle bıçak gibi kesildi. Daha ilk maçta rakibe daha az duran top verdiğimizden bahsetmiştim.Takımın en savruk oyuncusu Ahmet Oğuz, iki haftadır normalde uzun sürede ulaşılabilecek bir olgunluk seviyesine ulaşmış durumda. Adanaspor maçında da defansif olarak son derece iyi durduk. Zaten iyi takımız, dengeli olduğumuzda kalan maçların tamamında en az bir puanı hanemize yazarız. Lig biraz alışkanlık işidir. Kazanmaya, kaybetmeye, kazanamamaya veya kaybetmemeye alışırsınız. İbrahim Üzülmez takımının çok zor kaybedeceğini ve kaybetmeme alışkanlığı geliştireceğini düşünüyorum. Erkan Sözeri takımı ise, yarı sahasında gelen her topta gol yiyebilecek bir oyun oynuyordu.

İbrahim Hoca’nın yanlış kadro ile başladığını düşünüyorum. Başladığı kadro ile bir takımın üretken olması zaten mümkün değil. Ancak oyunun temel kuralı, oyuncularınızı sahada tanırsınız. Daha önce ne oynadıklarına çok takılmak da sizi yanlışa götürebilir. Sonuçta oyuncuların daha önce ne oynadıkları, daha önceki teknik adamların onlardan ne istediği ile ilgili biraz da… Kendi deniyor, kendisi görüyor. Tabi deneyip gördüklerinde ne kadar ısrarcı olacağı ile ilgileniyorum ben. Mesela bundan sonrasında Ahmet İlhan ve Bekir’de ısrar etmesi, bende hayal kırıklığı yaratacaktır. Erkan Hoca döneminde oyuncu tercihleriyle ilgili çok fazla hayal kırıklığı yaşadık.

Belki çok becerikli değiliz ama farklı hücum organizasyonları deniyoruz. Erkan Hoca döneminde ezbere bir oyun planı ile rakiplerin işlerini kolaylaştırıyorduk. Katıldığım pek çok yayında ve burada yazdığım maç yorumlamalarında rakip ceza sahası çevresine karşıdan girmeyi hiç denemediğimizden, pas hızımızın yavaş ve pas boyumuzun uzun olduğundan şikayet etmiştim. Dün defalarca kaleyi karşıdan bulmaya çalıştık, oyunun göbeğinde kısa pas yapmayı denedik. Başarılı olduk mu, kısmen evet, attığımız gol çabuk ve kısa paslaşmalarla gelişen bir pozisyonla geldi. Bu rakibe karşı 2yi 3ü çabucak bulmamız gerekirdi, başaramadık.

Golü bulduktan sonra Nobre - Deniz değişikliği bence büyük bir yanlıştı. Nadir’i forvet arakasında tutarak biraz risk aldık. Ki o bölgede Nadir çok tehlikeli toplar kaybetti. Nadir’i Deniz’in yerine çekip oyuna Berat’ı alması gerekirdi İbrahim Hoca’nın.

Şimdilik takımda mental bir rahatlık hissediyorum, büyük bir stresten kurtulmuş gibi oynuyorlar. Bu beni mutlu ediyor. Hiç olmadığımız kadar avantajlıyız şu anda. Önümüzdeki 4 maçı kazanırsak, Karabük’te şampiyonluğumuzu kutlarız. Dilerim böyle olur.