adil’i geniş kadroya almaması ilginç gelmiş. gerçi düşününce adil de kamera karşısına geçip mesaj yollamıştı. sanki ulaşamıyor teknik ekibe. ya da izlemiyorlar seni. kameraya çıkıp neden konuşuyorsun. oradan ben de not kırdım. gene de çakılı stoper kontenjanından alınabilirdi. gerçi orada samet var. bu istanbul takımlılarda sameti hiç sevmiyor. bence gayet sağlam oyuncu ve sanırım elimizdeki en iyi çakılı stoper kendisi.
2002 Dünya Kupası’nda hiçbir Avrupalı’yla oynamadan üçüncü olmuştuk…
2026’da da Avustralya, ABD ve Paraguay ile aynı gruptayız. Bu grubu birinci veya üçüncü bitirince kiminle karşılaşacağımız belirsiz, ama ikinci bitirirsek Belçika-Mısır-İran-Yeni Zelanda grubunun ikincisiyle (büyük olasılıkla Avrupalı olmayan bir ülkeyle) oynayacağımız kesin. Orayı geçersek de 1/8 finaldeki rakibimiz büyük olasılıkla Arjantin olacak.
Eğer Arjantin bizi geçerse, çeyrek finaldeki rakibi büyük olasılikla Portekiz olacak. Tarihin son Messi-Ronaldo eşleşmesine tanıklık edecegiz, sakatlık veya kart cezası olmazsa…
o dünya kupasında sanıyorum tarihin en iyi brezilyasına karşı iki kere oynadık. ikisinde de çok zorladık. kendileri de brezilyadan sonra kupanın hakkı türkiyenin derler. almanyayı finalde tokatlarlarken bize eleniyorlardı. hatta hiç unutmuyorum -hatta kızgınım- ronaldo gibi bir futbolcu bize ancak pis burunla tam mahale golü atabilmişti.
merih demiral’ın youtube kanalında yayımladığı videoları izledim de, çok ince detayları ifşa etmişler. uyanık bir teknik ekip çalışanı inanılmaz veri çıkartır o programlardan. yoksa çok keyifli geçiyor
Çok uzun ve kırıcı bir turnuva olacak; pes etmeyen, sabırlı ve dayanıklı bir takım şampiyon olacak, bir yerden sonra kadro kalitesi ve teknik taktik başarı geri planda kalabilir. Son altı dünya kupasının altı farklı şampiyonu vardı, burada da yedinci bir şampiyon (İngiltere, Hollanda, Belçika gibi) görebiliriz…
Bakalım grubu kaçıncı sırada bitirecek ve üst turda kiminle eşleşeceğiz. İkinci bitirerek 1/8 finalde Messili Arjantin ile oynamayı istiyorum hâlâ
ABD, Paraguay gibi sert bir takıma karşı çok iyi oynadı, hiç şans tanımadı. Bizim maça da aynı konsantrasyonla çıkarlarsa, beraberlik mükemmel sonuç olur bizim için…
Bizim bu geceki maçı kazanmamız elzem, çünkü ikinci maçına dört yemiş olmanın hırsıyla çıkacak olan Paraguay ile berabere kalmamız da muhtemel…
Avustralya’dan üç puan, Paraguay’dan bir veya üç puan ve ABD’den bir puan alırsak, ABD’nin Paraguay karşısındaki +3 averajı nedeniyle ikinci oluruz gibi gözüküyor…
Neyse, önce şu Avustralya maçını bir kazanalım da…
bunun dışında topa sahip olalım dedikte kadro çok yanlıştı. ardayı sağa atmak, orkunu e almak çok yanlış tercihlerdi diye düşünüyorum.neyse puan alırsak iyi olur.
Etkili gibi gözüken, ama aslında verimsiz bir oyun oynayarak kaybettik. Herkes çok gergindi ve tedirgindi, ilk golü yiyene kadar aşırı durgundu takım. Sonrasında da iyi kapandı rakip, açamadık sıkı savunmayı…
ortasaha kurgusunu bozdu. hata etti. orkunu 11 yazarak ardayı kenara atarak takımın topuğuna sıktı. ilk golde merihin hatası var diyorlarda, net ardanın hatası var. rakibini kapatmadı, ah uh nasıl kaçtı tripleriyle 18 içinde bekliyordu. ardanın ne yazık ki böyle sahte rollenmeleri çok fazla. bi de kendini çok fazla ön plana atmaya çalışıyor.
twiterda böcek olayları patlamış. her turnuva öncesi bir şeyler oluyor. geçen turnuva (avrupa kupası) takım taraftarlarını birbirine kışkırtan hesaplar tarafından büyük algı oyunları döndürüldü. hatta sanat sepet tayfa (ki bizde leştir sanatçı filan da neredeyse yoktur) olaya dahil oldu. bu turnuvada ise böcekler basmış her yeri. bunu gerçekten “bizim vatandaşımız” mı yapıyor? ne kadar iğrenç rahatsız edici bir durum. kendini ne diye hamamböceği olan lanse edersin. kendini değil, türkleri?
bunun dışında montella hocaya hala daha güveniyorum ancak oyunculardaki oldum havası fazlaca zarar verecek gibi görünüyr. bu maç hepsine bir tokat olmuştur.
bi de kontra takımı olduğumuz için kapanan takımları açarken her zaman zorlandık. ilk gol geldikten sonra rahatladık. önemli takımmlar karşısında ise çok daha rahat galip geldik. bizim sorunumuz da bu.
hakan-ismail-arda ortasahası bizim mührümüz gibi bir şeydi. orayı bozmak gerçekten olmadı. yapmak istediği ise topa sahip olalım, boşluk kollayalım, ara-pas kovalayalım, 18 e kaçalımdı. bunun içinde olabildiğince teknik oyuncu bastı sahaya. ancak ortasahayı zayıftarak bunu yapmak büyük hata oldu.
santrafora da barışı atsaydı kenara yunusu yazsaydı çok daha rahat ederdik.
paraguay maçında da teknik düşünmek zorunda kalacağız (ki bizim yapamadığımız bir şey bu) ardayı kenara atmaması lazım. he arda böyle rollenmeye, kendini ön plana çıkarmya, görev aksatmaya devam edecekse, bir zahmet kessin den. çok ciddiyim. orda kaptanların kralı var. hakan. o bile canını dişine takıyor, rollenmiyor. olmadan oldum gibi takılmaya devam ederse kariyeri de iyi gitmez. hele rollenmelerle yaşamaya devam ederse hiç iyi gitmez.
Maçın başında, Arda’nın şu söylediklerini duyunca, ne gereksiz bir hareket demiştim. Maç başlayınca anladım ki gerginlikten ve tedirginlikten bunu deme gereği duymuş.
Tatil demeyim de kupaya hazırlık turnuvası kafasında gitmişiz Vancouver’a ve o yeterince hazırlanmayış nedeniyle gerilmişiz ve endişe etmişiz demek ki.
Paraguay, ABD maçında sert oynatmayan bir hakeme denk gelince patladı. Bizim maçta sert oynatan bir hakeme denk gelirsek, beraberlik iyi skor olabilir, çünkü bizim teknik açıdan iyi, ama sertlik sevmeyen bizim oyuncular o ortamda da oynayamayabilir.
Grubu üçüncü bitirip ve sekiz iyi üçüncü arasına giremeyip eve dönme ihtimalimiz hiç az değil; ama ülkedeki tek sorunumuz futbol değil neyse ki. Adalet, emniyet, ekonomi, eğitim, sağlık, diplomasi dökülürken futbolun da dökülmesi çok dert değil…
şimdi size bu güne kadar hiç duymadığınız bir taktik uygulamadan bahsedeceğim…
rakip takım kapanacak, yan top yapmamızı engelleyecek, yaptığımız ortalar olursa da uzun boylu defansları bize vurdurmamaya çalışacak… 18’in önünde bizi karşılayacaklar uzaktan vurabilecek oyuncularımıza yakın oynayacaklar…
maç boyunca 2 veya 3 kere çıkıp gol bulmaya çalışacaklar…
hiç böyle bir taktik duymamışsınızdır umarım…
hocamız da duymamış… görmemiş… bilmiyor…
maçtan sonra aynen bunu söyledi: biz adamları hapsettik, adamlar 3 kere çıktılar ikisi gol oldu…
hocanın kötüsü bittikten sonra uzatılan mikrofonlara maçı anlatır…
hoca biz onları gördük… bizim sorduğumuz sen görmedin mi?.
görmediysen almanya maçını izlemişsindir… hah biz onu diyos… kapanan takımlara onu yaparlar işte…
uzaktan vurdular, dönen toplara saldırdılar, kapattıkları 18’e 3 oyuncu birden seğirtti… golü atacak oyuncuyu tek bırakıp, topu önüne yuvarladılar…
hani al da at diyonuz ya… adam ver de atayım diye bağırıyordu…
görmüşsündür umarım…
paraguay maçı için hoca tepki çeken iki ismi kulübeye çekecekmiş…
ki; yanlış kere yanlış… diğer bir deyimle yanlışın üzerine yanlışla gidiliyor…
tepki çeken isimler kerem aktürkoğlu ve barış alper yılmaz… yerlerine maç kadrosuna dahil edilenler: kenan yıldız ve cem…kenan oynayacak durumday dı da; solda barış’ın ne işi vardı?. böyle bir saçmalık yapılacak şeymi?. böyle dünya kupası kadrosu mu olur?.
bütün takımlar gramla ölçmüş, biçmiş… belli oluyor… bizim yaptığımız vurdumduymazlık mücadele ettiğimiz sahaya aykırı düştü… cezası ağır olur…
kanan girdiği zaman sol tarafta epeyce bir hareket oldu… demek ki adam iyi durumda… neden kulübede?.
kenan girince barış çıkarılır mı?.. sağ tarafa alınır… 1.50’lik santrafor kerem çıkarılır ve sağ ayaklı barış, sağaçığa geçer, kanatlar çalışmaya balar… dı…
orta sahada 4 tane bazuka misali oyuncumuz var; arda, hakan, ismail, orkun… bunlardan hiçbirinin aklına gelmiyor da abdulkerimin kapanan defansa uzaktan attığı şut direktan dönüyor…
bunu görüyorlar ama genede uzaktan şut atan yok…
rakibin kntratağında da abdulkerim yerinde yok… haliyle…
bu kadar disiplinsizlik de biraz fazla…
beşiktaşta iki maç oynayınca caz çıkaran orkun kadroya zorla girmiş belli…
orkun ve kerem elele uçağa bindirilip, geri gönderilmezse,
hazırlık maçında başarılı görüntü çizen can uzun ve cem ve kanan ile kadro takviye edilmeli…
yoksa en iyi hayal kırıklığı ödülüne hazır olalım…