Top çizgiyi geçmiş sanki ya ![]()
Şu penaltı gol olsaydı, ikinci yarıda üstümüze gelmek zorunda olacaklardı ve çok daha fazla pozisyon bulacaktık…
üç maçıda aynı anda izledim. antalyaspor bildiğiniz 1 puana yattı. bizimkiler oynadı etti de bir türlü gol atamadık. güzel mücadele vardı. bu maçlar ligin ortalarında oynansa çok -ki oynuyorduk- çok başka yerlerde olurduk. ancak sezon sonuna dgeldiğimiz için puan alamayınca bir anlam ifade etmiyor. volkan demirel takım kurgusunu, oyun taktiğini ve ilk 11 ve rotasyon tercihlerini çok geç çözdü.
Metin Diyadin’den sonra Levent Şahin ve Volkan Demirel tercihleriyle geldiğimiz nokta küme düşme hattı oldu maalesef… Hiç olmazsa Özcan Bizati’yle devam etseydik… Şu anda küme düşmenin en büyük adayıyız. Kurtulmamız çok zor.
Dele-Bashiru niye oynatılmıyor, anlamıyorum…
delebaşiru ile ogulcan eklense zaten ideal kadro olacağız. hoca defans hattını çözdü, uca koitayı nihayet koyabildi, ancak ortasahayı çözemedi. bir tek orası kaldı zaten. öbür yandan geriye de 2 maç kaldı.
Alanyaspor 34 (bu hafta Kayserispor’dan bir puan alırsa kalmayı garantiliyor.)
Kasımpaşa 32 (bu hafta bizimle berabere kalırsa, büyük olasılıkla garantileyecek.)
Eyüpspor 29 (bu hafta Rizespor’u yenerek kurtulur.)
Antalyaspor 29 (bu hafta Galatasaray’la, son hafta Kocaelispor’la oynuyor.)
Gençlerbirliği 28
Kayserispor 27
Karagümrük 24
Son üç takım küme düşeriz…
1-0’lık Eyüp mağlubiyeti, küme düşmenin en büyük adayı olduğumuzu göstermişti ancak yönetim bunu görmedi. buralarda yazdık. Levent Şahin’in gitmesi gerektiği ancak 2. maçı sonunda anlaşıldı. Diyadin’in gelmesi gerekirken takım tek bir adamın egosunun kurbanı oldu. Futbolcularda da bugün hiç istek yoktu. sadece kaleye ikisi isabetli 6 şut çekmek bile ben küme düşeyim ne olacak dünyanın sonu mu parama bakarım demenin başka bir yolu. Rakibin dahi 13 şutu vardı. Bu maçı antrenman havasında oynayacaksan, gol atamayacak ve pozisyona giremeyecek takıma hata ile gol yedirip sonrasında reaksiyon veremeyeceksen, ayağına gelen penaltı imkanını kaçıracaksan, hakem çizgiyi geçen golü vermediğinde itiraz edip gerekirse sarı görüp hırsınla tüm takımı ateşlemeyeceksen, 1-0 yenikken maç boyu göstermediğin eforu şiddetli presle kendini oradan oraya atarak göstermeyeceksen ve maç sonu kalp çarpıntısıyla kendini yere atacak kadar koşmayacaksan maça neden çıkıyorsun? en önemlisi de Kocaeli maçında kendini paralayarak galibiyet alıp bu cefakar taraftarı neden umutlandırıyorsun? Yönetimin taze balık ankara şakası ile Trabzonluları rencide etmişken ve bu yüzden son maç seni yenerek küme düşürmek için hazırda bekleyen bir rakip varken Karagümrük’ü yenemiyorsan nasıl ligde kalacaksın? Rezaletin geliyorum demesi Volkan’ın seri mağlubiyetler sonrası “bu takımın lig düşme gibi bir derdi yok” demesi ve ardından alınan galibiyetle anında söylem değiştirip ligde kalma hedefine yönelmesi, nasıl bir vizyonsuzun takımın başına tekrar getirildiğini gösteriyor. Gençlerbirliği taraftarı olacak bunları hak edecek ne yaptık? Kayyuma gitsek daha iyi durumda olurduk dedirten yönetime tepki göstersek bile anlamı kalmadı, lig bitti… Tahminim Kasımpaşa galibiyeti ve hem kupa hem ligde Trabzon mağlubiyeti ile ligi kapatıp küme düşeriz. Aksi durum mucize olur… O mucize hakkımızı da GS ile kupa maçında kullandık…
Tarih tekerrürden ibaret…
Beş yıl önce Beşiktaş’ı ve Fenerbahçe’yi İstanbul’da yendik, son hafta Trabzon’da kazansak kümede kalacaktık, ama yenildik ve düştük…
Bu yıl Beşiktaş’ı ve Galatasaray’ı İstanbul’da yendik, son hafta Trabzon’da kazansak kümede kalırız, ama kazanamayacağız ve düşeceğiz…
(Kasımpaşa’ya yenilmeyeceğimiz varsayımıyla kümede kalırız diyorum, ama o da zor gözüküyor…)
antalyaspor 1 puana yatarak mantıklı iş yaptı. “gs ye yenilsek bile kocaelinden 3 puan alıp 32 puan yaparız” dediler. biz de kasımpaşayı yensek trabzonla berabere dahi kalsak 32 yapacağız ve gerilerinde kalacağız.
yani öyle bir kurgulamış ki adamlar son iki maçımızı mutlak kazanırsak antalyayı geçiyoruz. tebrik ederim. he tabii umarım kocaelispora yenilirler.
Galatasaray: 6 / 0
Fenerbahçe: 6 / 0
Göztepe: 6 / 0
Konyaspor: 6 / 0
Antalyaspor: 6 / 0
Rizespor: 4 / 1
Samsunspor: 4 / 1
Beşiktaş: 3 / 3
Başakşehir: 3 / 3
Kocaelispor: 3 / 3
Gaziantep FK: 3 / 3
Eyüp: 3 / 3
Karagümrük: 3 / 3
Alanyaspor: 2 / 2
Kayserispor: 2 / 2
Kasımpaşa: 1 / 1
Trabzonspor: 0 / 3
İlk rakamlar verdiğimiz, ikinci rakamlar aldığımız puanlar… Şu tabloda 2 maçta bırakın 6 puanı, bir galibiyet ve bir beraberlikle 4 puan aldığımız bir rakip yok. Hala kümede kalma umudumuz varsa bunu Beşiktaş ve Trabzon galibiyetlerine borçluyuz. 29 puandan itibaren sayarsak, küme düşme hattı ve yakınındaki 4 takımla (Antalya, Eyüp, Kayseri ve Karagümrük) oynadığımız 8 maçta sadece 8 puan alabildik. Bu istatistikle kümede kalmamız maalesef çok zor.
bu kısmı ben de anlamadım. bizim sosyal medya hesaplarını ergenler kullanıyor heralde. yönetim ceza verdi mi ya da uyardı mı belli değil.
Bu maça iyi hazırlanmamışız. Zaten hafta içi Volkan ve Metehan’ın sponsor mağaza açılışına katıldıklarını duyunca, kampta olması gereken adamın gezmede ne işi var demiştim, nitekim Metehan o hiç de hak etmediği özgüveniyle maçı mahvetti.
en nihayetinde ne diyelim yani, düşersekte yapılanmaya gideriz artık. tabii “dersleri” aldıysak başarırız. zaten yönetim tayfası açısından da camia açısından da süperligi de başarıyı da hak etmedik. önce camia’nın belirli kriterleri karşılayabilmesi lazım, sonra yönetimin kaliteli olması lazım. önce camia dedim çünkü yönetimlerin icratları genellikle camialarının aynası oluyor. uzun süredir zaten bende bir soğuma var bu kulüpe karşı. yönetim zaten naptığı belli olmayan bu işlerden pek anlamayan kişilerden oluşuyor. camia ise tipik bir gs-fb-bjk nin küçültülmüş hem de çakması haline gelmiş şekle bürünüyor. nereden baksanız rahatsız edici bir ortam. düşersek artık buralara bakmak düzeltmek gerekir.
Otokar sponsorluğunu kaybettiğimiz sırada, yönetimden soğumaya başlamıştım ben de. Sonra iki kere başkan değiştirdik, tam bir şeyler rayına oturuyor gibiydi, ama başkanın egosu yüzünden küme düştük. Kendisine ve yönetimine, hele hele adımızın önüne getirdiği markaya sempatiyle bakacak hâlim kalmadı. İstanbul ve İzmir kulüpleri ile Ankaragücü taraftarlarını örnek alan ve tribünde sesi çok çıkmaya başlayan kitleye zaten herhangi bir sempati duyamam. Küme düştüğümüz için gelecek yıl kulübe ilgi azalırsa, yönetimde ve taraftarda kalite artar diye umuyorum…
Kümede kalmak için tek ihtimal Eyüp’ün Rize ve FB maçlarından max. 2 puan alması ve Kasımpaşa’yı yenmemiz. Eyüp Rize’yi yendiği anda son iki maçtan 6 puan almak dışında ihtimal kalmıyor. Antalya kardeş Kocaeli’yi yener, Kasımpaşa zaten son maç şampiyonluğu kutlayacak GS’den bir puan alsa yetiyor. Kayseri kaybetmeyerek kaçınılmaz sonu bir hafta erteledi gibi görünüyor bizim için. Bu isteksizlikle zaten düştük %99 ihtimalle. Düşersek takımın mali yapısı ne olur? Hak etmeyen futbolculara ödenmesi gereken paralar yüzünden transfer yasağı gelir mi? Nalepa’nın ödemesi ne oldu? Eski yöneticiler battı balık yan gider, batan geminin malları diyerek koydukları paralara icra takibi başlatır mı? bu durumda tesisler de satılıp tüm borçlar ödenip hesaplar kapatılıp kulübün kapısına kilit vurulur mu? Dağılan altyapı Ankaragücü ve Keçiörengücü’ne dağılıp o kulüpleri birkaç sene sonra Süper Lig’e çıkarır mı? en önemlisi, 10 sene sonra 14 yaşına gelecek oğlum arkadaşlarına “babam ben küçükken şu an kapanmış Gençlerbirliği’nin taraftarıydı. forma koleksiyonunu halen özenle saklar ve hatta komik bir şekilde formaları giyip aynada halen kendini izler” der mi diye düşünmeden edemiyorum. Büyük ihtimal sadece milli takım taraftarı olarak hayatıma devam ederim… Bu karanlık tabloyu çizmeme neden en çok da Diyadin’i kovarak egosunu takım başarısının üzerinde tutan ismi lazım olmayan şahıs başta olmak üzere emeği geçen hiç kimsenin kazandığı paranın hayrını görmemesini temenni ediyorum. %1’lik ihtimal olur da ligde kalırsak zaten 1-0’lık Eyüp mağlubiyetini ve 0-0’lık Kayseri maçını analiz etmekten aciz bir teknik direktörle anlaşıp takımı tepe taklak götüren bir yönetimin gelecek sezon bu vizyonsuzluğu devam ettirerek küme düşmesi zaten gerçekleştirecektir. Erman Toroğlu’nun geçenlerde “Gençlerbirliği düşerse amatöre kadar düşer” lafının ne kadar doğru olduğunu bizzat göreceğiz gibi görünüyor. Bu kadar borçlu kulübü hiçbir iş adamı da alıp kendine oyuncak etmez bence. Biraz iyimser olursam, 2. Ligin ya da 3. Ligin gediklisi sıradan bir takım olup altyapıdan futbolcu çıkarıp mevcut borçları peyder pey ödeyip yok olmaktan kurtulan ama tribünlerinde 200-300 taraftarın kaldığı kendi halinde sessiz sedasız takılan bir kulüp oluruz.
Hızlıca yok olması mı? 1 sezon daha kanser olup öyle düşüp kulübün yok olması mı? alt liglerde takılan sıradan bir takım olup altyapı fabrikasına dönüşmesi mi? yoksa o kadar borca rağmen kafayı kırmış bir iş adamının başa geçip yok oluşu birkaç sene daha geciktirmesi mi gerçekleşecek merak ediyorum…
düşersek seneye bir yönetim gelir diye düşünüyorum. tabii aday olma diye tehdit edilmezlerse. (malum takımın batmasını isteyecek çok fazla klik var) yani var aslında yöneticiler. borçlarda büyük oranda eritildi. (arda çakmak yönetiminin tek artısı bu) en kötü arda çakmak devam eder heralde. tabii nasıl bir organizasyon olacağız, önümüzü görecek miyiz bunları bilmemiz gerekiyor.
Kaybettik.
Yarı final maçını kaybeden takım istediği kadar finale çıktığını sansın.
Final sandığı 3.’lük maçıdır ve bu teselliden öteye geçmez.
Futbol mucizesi gerçekleşirse bu tiyatro sahnesinde devam ederiz.
Ve ben artık futbolun bizi bıraktığını düşünüyorum.
Ligin dibindeki yüzde 99 düşmüş takıma sondan üçüncü maçta, yenilmemesi ve en azından berabere kalması gerektiği hâlde yenilen takım da küme düşmeyi hak etmiştir. Artık bunun şansla şununla bununla açıklanacak tarafı kalmadı. Haftalarca bizi sırtlayan kalecimizin hatasıyla golü yedik, hafta içi Osman Gökçek’in mağaza açılışında takılan kaptanımızın penaltıyı laubali bir şekilde kullanmasıyla da beraberlik ve ikinci yarıda olası bir galibiyet fırsatını teptik. Tutamıyorsan ve atamıyorsan, küme düşersin. Bunu artık kabullenip 1. Lig’e odaklanmalıyız. En çok üzüldüğüm, yine Keçiörengücü ile oynayacak oluşumuz. Ha bir de Ankaragücü’nün yakın ahbabı Bursaspor var sahi. Yirmi takımlı ligde ilk üçe girebilir miyiz? Kısmet…
Maç esnasında yazdığım mesajlara tekrar bakıyordum da… Metehan ilk yarıda varlık gösterememiş ve son anda da penaltı kaçırmışken, ikinci yarıya niye onunla başladık ki? Niye devre arasında yerine başkasını almadık? Ya biraz da başka bir şey deneseydik, Metehan’ın yerine savunmacı oyuna alsaydık ve Goutas’ı mesela ileriye çıkartsaydık. Niye bu Metehan’a bu kadar tahammül etmek zorunda kaldık?