Nasıl Gençlerli Oldum

Kalemine yüreğine sağlık Orhan… Ve elbette nurlar içinde yat Ural Abi…

Benim için sizinle yaşanan hergün güzel, düşsek de, kalsak da, UEFA’da şampiyon olsak da beraber olduğumuz hergün güzel. Tabi takımın da çok iyi olduğu, bizi mutlu ettiği güzel günler yaşamayı diliyorum. O da olur elbet

5 Likes

Eyvallah abi sağolasın :pray:

Orhan eline sağlık dostum. O sana Mardin’i tut tepkilerine bende şahit oldum,aldırma…

1 Like

Orta sondaydım dayımla geldiğim ilk maç Antep maçı idi
Gol düellosu şeklinde idi maç
3-2 biz aldık. O zaman dayım uyardı mutlu olamazsın tutma bak Gençlerbirliği ni ama…
Önce 2. takımım Gençlerbirliği oldu.
Yavaş yavaş 1. takımın adı unutuldu.
Artık hayatımın bir parçası Gençlerbirliği.

Dayım artık maçlara gelmiyor ama neredeyse her maç sonrası kendisi ile kritik yaparız.
Kendisi ayrıca sağlam çekirdekçidir.
:slight_smile:
İyi ki hem dayım hem de Gençlerbirliğimiz var!

4 Likes

Eyvallah abi sağolasın. Gördüğün gibi, Gençlerbirliği’ni tuttuğum için Doğu takımları başarısız oluyor​:smile::smile:

Babam sağ olsun. 11.8.2007 tarihinde 32 aylık iken ilk maçıma gittim. O gün bu gündür Gençlerbirlikliyim.

5 Likes

Doğdum
Gençlerbirlikli oldum.
Babam, amcam ve tüm ailem gibi.
Yani sizin kadar renkli bir hikayem yok.
Ama sevdam büyük, çok büyük.

6 Likes

Tanıl’cığım, bu yazını belki de yüzünü kez okudum, imanımı tazeledim, kuvvetlendirdim. Iyi ki varsın güzel ruhlu dostum.

3 Likes

Tribüne katıldığımdan beri bu başlığa hep bir şeyler yazabilmek için hikayemi kafamda toparlamaya çalıştım ancak aradan geçen yıllar sonra gayet sıradan bir şekilde Gençlerli olduğumu kabul ettim. :slight_smile: Ama en büyük şansım tribünde direkt olarak Alkaralarla tanışmak, kendimi grubun tam ortasında bulmak oldu. İlk Evren’i tanıdım, akabinde Serkan’ı. Sonrasında Bülent’i, Erdem’i, Necdet Abi, Ozan Abi, Hamdi Abi derken kendimi kocaman bir ailenin içinde buldum.

Babadan olma bir Galatasaraylıydım. Şimdi sevmediğim bir insanlık davranışı olan fanatiklik derecesinde bir taraftardım. Odamdan posterler, sırtımdan formalar eksik olmazdı. Yenildiğimiz maçlar sonrasında tahammülsüzlükle arkadaşlarla tartıştığımız olurdu. Yıllar geçti, Ankara’ya geldim. Sonrasında bir dünya görüşü oluşmaya başladı. Endüstriyel futbolla tanışıp, tuttuğum takımın bu endüstrideki en büyük çarklardan biri olduğunu fark ettim. O dönemde takımdan da soğudum, futboldan da. Belki o dönem soğumamda Mustafa Sarp, Ayhan, Barış Özbek bermuda şeytan üçgeni de etkili olmuştur. :smiley: Tam bu dönemlerde Emel vesilesiyle Evren’le tanıştım. Ertesi haftasında 19 Mayıs’ta Gençler-Gs ile maçı vardı. Evren’in kombine desteğiyle ilk kez tribünden maç izledim. O senenin yazında da bir akşam Eskiyeni’de Serkan’la tanışıp, onun davetiyle de TSYD maçlarına da geldim. Akabinde kombine aldım, maçlara gelmeye başladım.

Yalnız o zamanlar kendime hâlen “Gençlerbirlikliyim” demiyorum; “Gs’liyim ama Gençleri de takip ediyorum” havasındayım. 19 Mayıs’taki Gençler-gs maçına kadar bu böyle devam etti. Maç başında “lan şimdi kimi destekleyeceğim ben?” karamsarlığındaydım ancak sağ olsun Gs futbolcuları ve taraftarları benim pamuk ipliğine bağlı olan bağları kestiler. O maçtan sonra kendime “Gençlerbirlikliyim” demeye başladım.

Babam da Gs’li, ancak kendisi de eskisi kadar futbolla ilgili değil. Maç oldu mu izler ama! Kendisine “Ben artık Gençlerbirlikliyim” diyince, tek söylediği “sen bilirsin” oldu. Sonraki dönemlerde fark ettim ki çaktırmadan Gençler’i takip ediyor, seyrek de olsa, yendiğimiz hafta arayıp tebrik ediyor. Sanırım 2012-2013 sezonunda Ankara’ya geldiği bir hafta onu Gençler-Trabzon maçına getirdim. Şans ya, 4-0 yenildik. “Bu mu lan Gençlerbirliği, daha Trabzon’dan dört yiyorsunuz” diye dalga geçti. “Sen bizi bir de şöyle gör!” dediysem de işe yaramadı. :slight_smile: Lakin kendisi şu an Akçakoca’da olmasına rağmen her hafta Gençler’in maç sonucu takip ediyor; bazen maç öncesi arayıp “maç ne olur?” diye soruyor. Bahisle işi olsa kupon hazırlıyor diyeceğim ama öyle bir olayı da yok… :smiley:

İşte, bu fakirin de hikayesi bu şekilde. :smiley:

7 Likes

Çok gaza geldim ben de yazacağım kısa bir gençlerli olma hikayesi :slight_smile: ama araştırma yaparken macanilari.com sağolsun tribünde izlediğim ilk maçı buldum.
Teşekkürler @malicetinkaya

Başlıktaki tüm hikayeleri okudum sizinkiler kadar güzel olmasa da ben de kendimce naçizane Gençlerli olma hikayemi yazmak istedim.

Çocukluğumun büyük bir kısmı antrenmanlarda geçti. Babam, çocuklarının iyi sporcular olmasını çok istiyordu ama ben olamadım. Velhasıl sporun içinde geçen bir çocukluğum oldu ve memleketteki en popüler spor olan futbolu da sevmemek mümkün değildi. Babam takım tutmazdı ama annem Galatasaraylıydı. UEFA Kupası zamanı sınıfımdaki herkes gibi ben de zaten annemin takımı olan Galatasaray’ı tutmaya başladım. Üniversite bitene kadar da öyleydim sanıyorum. Tüm maçlarını izledim, imkanım oldukça maçlarına gittim ama tabii bir İstanbul takımı olduğu için derbi olur, Ankara deplasmanı olur anca öyle görüşebiliyorduk.

Üniversite 2. sınıftayken yani 2011’de Kadınlar Cumhurbaşkanlığı Basketbol Kupası Ankara Spor Salonu’nda oynanacaktı.Fakülteden iki Galatasaraylı arkadaşımla maça bilet aldık. Maç günü salona, Fenerbahçeli taraftarlar 19 Mayıs’a bakan taraftan giriş yapacak, biz de Gar’a bakan taraftan giriş yapacaktık. Haliyle metrodan çıkıp salona yürüyen biz, maça girmek için sırada bekleyen Fenerbahçeli taraftarlar ile karşılaştık. Önümüzde, bizim gibi salona yürüyen iki kadın taraftara sırada bekleyen Fenerli birkaç adam aniden saldırdı. Aynı gün, aynı saatte Gençlerbirliği’nin de 19 Mayıs Stadyumu’nda Antalyasporla maçı varmış. Biz korkudan olduğumuz yerde donup kalmışken kendi maçları için toplanan Gençlerbirliği taraftarının saldırganlara tepki gösterdiğini duydum. Bizi de aralarında beklememiz için çağırdılar. Bir süre onlarla birlikte bekledik, ortalık yatışınca da salona doğru yürüdük.

Maçtan sonra bu olayı, Gençlerbirliği’nin çok düzgün bir taraftar profiline sahip olduğunu, bizi aralarına aldıkları ve korumak istedikleri için minnettar olduğumu twittera yazdım. O gün twitterda, tweetimi görüp yazan Gençlerli taraftarlar oldu. Hatta çok enteresandır doğma büyüme Ankaralı olarak, Gençlerli ilk arkadaşımı bu sayede edinmiş oldum.

Nihayetinde şehrimin takımı Gençlerbirliğiyle ve taraftar kültürüyle bu olayla tanıştım. Önceleri beslediğim sempati, maçlara gitmemle pekişti ve zaten halihazırda hakkında hoşuma gitmeyen bir sürü şey olan Galatasaray’dan zaman içinde uzaklaştım. Kardeşimle de istişare ettiğimizde; zaten takip ettiğimiz Gençlerbirliği’nin takım ve taraftar karakteri olarak bize uygun olduğuna karar verdik ve Gençlerbirlikli olduk. Ama daha sonra fakülteden mezun oldum, çalışmaya başladım, birkaç üzücü sınav ve mülakat deneyimim oldu. Bu dönem benim için oldukça yoğun ve kasvetliydi. Farklı meşguliyetlerim nedeniyle de futboldan, basketboldan ve sevdiğim başkaca şeylerden çok uzaklaştım. Ama bu sene bir aydınlanma yaşayarak eskiden ilgilendiğim ve sevdiğim hiçbir aktiviteyi yapmadığımı belki de yeniden yapmaya başlarsam ruh halimi olumlu etkileyeceğini fark ettim. Zaten bir yerden başlamayı düşünüyordum ama Ekin’e binlerce teşekkürler, onunla gelişen arkadaşlığımız maçlara gelmeme vesile oldu.

Bahsettiğim maçın biletini Boluspor deplasmanı sonrası bu hikayeyi anlattıktan sonra biletlerimi biriktirdiğim kutuda buldum, sizinle de paylaşayım.

09

Genelde Gençlerli olma hikayeleri bir Gençlerbirliği maçı biletiyle başlamış olsa da benim hikayem işte bu Kadınlar Cumhurbaşkanlığı Basketbol Kupası biletiyle başlamış oldu :relaxed:

13 Likes

Kalemine, yüreğine sağlık Burcu. Çok güzel anı ve hikaye…

2 Likes

Çok teşekkür ederim :pray:t2:

1 Like

İlginç Gençlerli Olma hikayelerinden biri :smiley:
:clap::clap::clap:
“Dayım tutuyordu beni maça götürdü
Ben de tutmaya başladım” içerikli
hikayeden çok çok daha başarılı!
“Sevdiğin hiçbir aktiviteyi eskisi gibi yapamamak” depresyon kriterlerindendir.
Gençlerbirliği ne kefil değilim ama
Alkaralar depresyona bire birdir…
:smiley:

4 Likes

Gençlerli olma hikâyeniz bence çok güzel… Bilinçli bir seçim… Elinize sağlık.

3 Likes

Bu başlık altında birbirinden özgün ve değerli öyküler var. Kimi doğar doğmaz Gençlerbirlikli olmuş kimi sonradan. Benim öyküm de sonradan Gençlerbirlikli olan diğer alkaralar’ın öykülerine benziyor.
Eski forumda yazmıştım, Gölgelerin arasında olan Hamdi reis’den etkilenmiştim. Bir Gençlerbirliği - Ankaragücü maçına tarafsız girip taraftar olarak çıkmıştım.

Eski forumda bulursam buraya kopyalarım.

3 Likes

Ozan Abi misal ben “öykünüzü” bilmiyorum… Bulamazsanız yazsanız da okusak… Olmaz mı? :slight_smile:

1 Like

Becerebildiğim kadar yazdım sayın alkaralar.
Futbola ilgim her çocuk gibi küçük yaşlarda babamın özendirmesiyle oldu. Galatasaray taraftarı bir baba ile beşiktaş taraftarı bir annenin çocuğuydum. Bana hep anlattıkları, küçükken beşiktaşlıymışım da sonradan babam kandırmış galatasaraylı olmuşum. Bir de unutmadığım küçükken bir istanbulspor formam ve atkım vardı. Uefa kupası dönemi galatasaray taraftarlığım pekişti. Ama hiç bir maçına gidememiştim. Derken babamı ikna etmem sonucu 2001 yılında gençlerbirliği-galatasaray maçı tribünde izlediğim ilk maç oldu. Hala unutmadım bayrağımın sopasını stada almayan polisi. Galatasaray 4-1 kazanmıştı maçı.

Sonrasında Atatürk Lisesini kazandım ve babamın arkadaşının tavsiyesi ile hentbol takımına başladım. Her sene okula gelip söyleşi yapan ilhan cavcav ve her yıl sporculara dağıtılan ücretsiz kombineler sayesinde gençlerbirliği ile tanıştım. Arada bir arkadaşlarla gençlerbirliği maçlarını izlemeye başladım.

Üniversite başında tek tük maçlara gitmeye devam ettim ancak son dönemlerinde yeniden bir gençlerbirliği kombinesi sahibi oldum. Gel zaman git zaman gençlerbirliği ikinci takımım olmuştu. Attığı gollerde havalara uçmaya, yenildiğimiz maçlarda üzülmeye başlamıştım. Derken bir gençlerbirliği galatasaray maçına bir galatasaraylı olarak girip, haksızlığa dayanamayıp gençlerbirliği taraftarı olarak çıktım.

Artık gençlerbirliği taraftarıydım ve kendime taraftar topluluğu aramaya başladım. Kısa bir google araması sonucu Alkaralar Hakkında yazısına denk geldim ve hemen foruma üye olmaya karar verdim. 5 Ağustos 2013 Buluşması ile birlikte sizlerle tanışma imkanım oldu. Birlikte izlenen maçlar, maç çıkışı yapılan sohbetler, yeni yıl yemekleri hayatımın çok büyük bir parçası oldu. Hepinize tekrar teşekkürler.

10 Likes

Eline sağlık Özgür. Maçtaki haksızlık senin Gençlerbirliği taraftarı olmanı sağlamış, ne güzel… :blush: