Bu kombine fiyatları maalesef Gençlerbirliği yönetimini ele geçirmiş olan zihniyetin kasıtlı ve çirkin bir tezgâhı… Ancak kulüp çıkarlarını koruma duygusu ve kulüp sevgisi olmayan insanlar yapabilir böyle bir şeyi. Kulübünü seven, iyiliğini isteyen ve ileriye götürmeye çalışan bir yönetici, kulübün en önemli unsuru olan taraftarını da sever, tribünlerinin dolmasını ister ve taraftarları tribüne çekmek için uğraşır. Daha önceki yıllardan birinde de yaşamıştık benzer bir olayı. Yönetim kombine çıkarmamıştı, biz de maçları protesto etmiştik. Sonra o dönemin kulüp menajeri Cem Onuk bizi kulübe davet edip görüştükten sonra makul noktalarda uzlaşma sağlanarak çok uygun fiyatlarla kombine çıkarılmıştı. Bu seferki daha beter bir durum. Şöyle ki: “Benim yandaş bir taraftar grubum var. Onlara bir şekilde kombine ayarlayıp yükleriz ve parasal olarak da destekleriz. O Kapalı tribündekiler ise görecekler dünyanın kaç bucak olduğunu. Hadi bakalım, el mi yaman bey mi yaman. Alın da görelim.” Taraftara söylemeye çalıştıkları şey bu. Birçok taraftarımız üzgün, kızgın ve isyanlarda… Ben de aynı durumdayım. Kulübümüzün bu zihniyetin elinde başkalaşmasını çaresizce izliyoruz ve elimizden bir şey gelmiyor. Bu kulüp benim Gençlerbirliğim mi, bizim Gençlerbirliğimiz mi? Biz kimiz ve neye hizmet ediyoruz? Artık bundan pek emin değilim açıkçası ve bunları düşünmek beni fazlasıyla yoruyor. Kısacası öyle görünüyor ki ben bu sezonda ve belki de gelecek sezonlarda tribünde olmayacağım. Taraftara yapılmış bu saygısızlık ve aşağılamadan sonra kombinelerin 100 liraya bile indirilmesinin bir önemi kalmadı artık. Zaten kulüp üyeliğinin iyice değersizleştirilmesi sonucu aidiyet duygum da her geçen gün biraz daha azalıyor. Üyelikten çıkmayı bile düşünecek hale gelmiş durumdayım. Yazık, çok yazık…