bütün türkiye ye bu sezonla birlikte rezil olmuşuz da diğeri bizden rezil rüsva halde zaten. bunun dışında türkiyede hala daha en çok sempati duyulan ve sevilen takımız. şu yeni tayfalarla bu özelliğimizi kaybedeceğimizden korkuyorum
![]()
![]()
![]()
Gençlerbirliği, son teknik direktör değişikliğiyle Süper Lig tarihine geçti.
Kırmızı-siyahlılar, aynı sezon içinde iki farklı teknik adamla ikişer kez anlaşan ilk Süper Lig kulübü oldu.
Gençlerbirliği, bir sezonda 6 farklı teknik direktör değişikliği yaparak da kulüp ve Süper Lig rekorunu kırdı.
https://x.com/fatihhseker/status/2051806239835722089?s=20
(tvitler siteye gömülemiyor heralde, varsa bir yöntem ben bulamadım. bu özellik gelse iyi olacak)
ilhan palut hoca kayseride de en iyisini yapacağız demiş. vicdanen rahatsız olmak istemiyoruz, kimsenin kaderiyle oynamak istemiyoruz demiş. yani kayseri konyayı kolay kolay geçemeyecek gibi. tabii oyuncular ne derece asılır maça bilemeyiz.
sahanın dışında her alanda çok agresif ve hareketliyiz…

konuyu “volkan demirel ısrarı” dışında pas geçiyorum. volkan demirel’i kim geri getirdiyse ve metin hoca’ya onları yaptıysa zaten kulüpte olmaması gerekiyordu. (bu iddaa doğruysa)
bunun dışında bu iki ismin zaten gençlerbirliğinde ne işi var? ne alakaları var? biri gölge başkancılık oynamıyor muydu. hatta şu prim krizinde de yer almıştı. bu adamların gençlerbirliğinde gerçekten ne işi var? niye yönetici yapıyorsunuz? sizden öyle transfer de istemiyoruz, ligin en düşük bütçeli takımı olmamamıza rağmen gerekirse 1/2 daha düşük bütçeli takım kurun diyoruz (ki ergen tayfanın transfer…vs de cidden önemi yok. mesela ara transfer yapmadığımız halde biz ligde kalır ilk 8-10 a oynardık eğer metin hoca gitmeseydi) yani bu adamlar ne kadar para verebilir? para verse de ne olur vermese ne olur. üçüncü kez terkrar tekrar ediyim ne işi var bu adamların gençlerbirliğinde ve çevresinde
- haftayı 33 golle, 31 puanla ve 15. sırada tamamladık…
Son hafta yenersek, kümede kalıyoruz.
Son hafta yenilirsek, Antalyaspor’un Kocaelispor’u yenememesi durumunda kümede kalıyoruz.
Son hafta berabere kalırsak ve Antalyaspor yenerse, Eyüpspor’un ve/veya Kasımpaşa’nın yenilmesi durumunda kümede kalıyoruz.
kupa maçına as kadroyu risk etmemek gerek. ihtimal rotasyon yaparız. metin hoca olduğu için rotasyonla da çok iyi mücadele edeceğimizi biliyorum.
Bence de tüm önem ve önceliğimiz lig maçı olmalı ve beraberlik değil kazanmak için oynamalıyız. Trabzon’a karşı deplasmanda kazanmamız tabii ki çok zor. Ama zoru başarırsan ligde kalıyorsun. 32 puanla bazı şartlarda ligde kalırız ama çok riskli. Volkan Demirel’in, “32 puan bizi ligde bırakır” tahmini hala çok tehlikeli… 2020-21 sezonunda da Trabzon’a deplasmanda yenilerek küme düşmüştük. Yine aynı kaderi yaşamak istemem. Bu sefer böyle olmaz inşallah.
dün aklıma gelen fikir nededeniyle bi ara not düşeyim,
yaşamda ya da sosyal medyada kulüp kültürüyle ve tarihiyle bağdaşmayan hareketler içinde olanlar için hukuki olarak uyarı ve ya ceza yaptırımları varmış. hukuk bilgim sınırlı olduğu için konu tam çözemedim ancak bunun tartışılması, derinleştirilmesi, araştırılması ve kulüp içi/camia içi gündeme getirilmesi gerekir. bu olaylar şimdi değil, geleceği kurtarmaktır. sezon bir bitsin bunu bir danışacağım. gerçi kulüpte yığınla avukat var.
kulüpler ile yaşamda özellikle de sosyal medyada, küfürleşmek, husumet kurmak, en önemlisi kulübün itibarını kulüp arması ve adını kulanarak zedelemek, dışarıya başka şekilde göstermek (bilmeden ya da bilerek) bunların kulüp içi halledilmesi gerekir. yeni gelen insanların bunu bilmesi gerekir. sanırım bir şekilde anlatılıyordur, ediliyordur, yapmayın etmeyin deniyordur, ancak kulüp içinden de gerekirse hukuksal anlamda ihtar etmek en kötü hazırlı olmak gerekir.
kombine iptal…vs de yapmıyorlar. başta kombineler iptal edilmeli zaten de, asıl mesele sosyal medyada kopuyor. oralara el atmak lazım. gençlerbirliği adını ağzına alarak her istediğini yapamaz kimse.
neyse bir sezon sonu gelsin.
https://x.com/antass07/status/2053226793130233923?s=20
altypımızdan yetişmiş futbolcuların, özellikle de bu jenarasyonun en beklenmedik oyuncularında bile serbest vuruş özelliği, duran top becerisinin olmasının nedeni o numaralı taş duvardır. kulübe gidenler var mı, hala duruyor mu bi kontrol etse :d çok önemli bir metadır bizim tarihimiz açısından. umarım atmamışlardır, bir yerde bulunuyordur. gerekirse müzelik ederiz. bi de o taş duvarın tarihini merak ettim. bilen varsa keşke aydınlatsa.
Diyadin’den Niang açıklaması!
Gençlerbirliği Teknik Direktörü Metin Diyadin’e, Kasımpaşa maçından sonra M’Baye Niang’ın neden kadroda olmadığı soruldu.
Diyadin’in cevabı şu şekilde:
-Öncesine gitmeyeceğim. Niang’a, Fatih Karagümrük maçından sonra iki gün izin verilmiş, daha sonra Ankara’ya dönüşte bir tane idmana gelmedi. Son gün, dün (Cuma) geldi. Ben de kadroya almadım.
Kaynak: Gençlerbirliği Haber Ajansı
Futbolcularla yapılan sözleşmelerde disiplinsizlik, kulüp aleyhine demeç ve paylaşım, idmana gelmeme vs. gibi konularda hüküm yok mu? Futbolcular bu kadar keyfi hareket edebilirler mi?
Son haftaya girilirken Antalyaspor - Kocaelispor maçıyla ilgili Zafer’in Whatsapp grubunda yazdığı yazı.
Bu son haftalar ve rakiplerimizin oynayacağı maçlardaki rakiplerinin onlara “yatacağı” fikri üstüne birkaç şey söylemek istiyorum. Ben bu kafaya girmeyi, buna tepki göstermeyi ve “bu düzen böyle” diye buna boyun eğip de diğerlerine benzeyen bir öfkeye kapılmayı doğru bulmuyorum açıkçası.
Kasımpaşa maçı sırasında diğer maçları takip ederken Eyüp-Rize maçının bir anda 3-0’a gelmesine çok öfkelenmiştim. Yatıyorlardır, bağlamışlardır vs. vs. hepimizin düşündüğü ortak şeyleri düşündüm işte. Sonra özeti izledim. Gayet karşılıklı git gelli bir maç, Rize’nin de kaçırdığı pozisyonlar olmuş ama oyuncuların ruh halinden de çok net bir şekilde sezonun bittiğini, sakatlık vs. olmadan sezonu kapatmanın 1. öncelik olduğuna daha çok ikna oldum, sakin kafayla izleyince. Neredeyse as kadro sahada, üst üste yenen gollere çabuk tepki verilmiş ve oyuncular değiştirilmiş. Sezon boyu oynayan rotasyonlu oyuncular da oyuna girmiş, öyle hiç oynamayan, ilk defa oyuna giren bir oyuncu örneği de yok ki bu da olabilir, birazdan buna da geleceğim.
Şimdi de Antalya-Kocaeli maçı için, biraz gözümüze de batacak düzeyde iki camianın “kardeşliği” bu maçın Antalyaspor lehine sonuçlanacağı ve bizim için felaket bir senaryonun habercisi olacağına işaret ediyor. Fakat lig dediğimiz şey de bu değil mi? Tam da bu noktada itiraz etmek istiyorum.
Biz bu sezon bakın öyle çok değil, sadece biraz daha akıllı olsaydık şu anda aynen Çaykur Rizespor’un, Gaziantep’in ya da Kocaeli’nin olduğu yerde olacaktık. Kim düşüyormuş, kim çıkıyormuş umrumuzda bile olmayacaktı. Şu Diabate’yi, Martor’u (ki kaydetmedik 2. yarı maalesef), ve belki Seyfi ya da Erk Arda’yı, Yusuf Hamza’yı görür müyüz diye merakla bekliyor olacaktık. Bu yüzden lig oynamıyor muyuz? Sen 33.-34. haftaya gelmişsin küme düşme hattındasın, buraya kadar buradaysan bu saatten sonra da “ona da bana oynadığın gibi oyna” deme haddini nasıl buluruz? O takımların da koca sezonu bizden yukarıda tamamlayıp, sezon boyu şans veremediği yedek oyuncularına ya da belki gelecek sezonu planlayacağı genç oyuncularına şans tanıma; bu uğurda puan kaybını da göze alma hakkı yok mu? Bu ligde 2 takım şampiyonluğa, 3-5 takım Avrupa’ya ve geri kalan herkes küme düşmemeye mi oynuyor? Kapıdan kovulan “bizans” aklının bacadan girmesi bu işte.
Kocaeli Antalya’ya yatmasın değil, biz bunun için kümede kalır veye küme düşmeyiz; biz 2. ve 19. haftalarda bedavadan verdiğimiz 2 Antalya maçının hesabına bakalım; madem öyle. O iki maçtan birini vermesek şu an biz de aynen diğer takımların olduğu yerdeydik misalen. Veya biz Trabzon’u yendiğimiz takdirde, -zor evet ama imkansız mı asla, ligin ilk yarısında gördük- hiçbir hesaba kitaba kalmadan kümede kalıyoruz zaten. Kusura bakmayın, 10 hafta galip gelememiş, 7-8 hafta gol atamamış bir takım kümede kalacaksa da kendi mucizesine sarılsın. Küme düştü diye, onlar bunlara maç sattı, bunlar şunlara maç verir hesabı yapmasın. Bu hem bizim sorunlarımızı konuşmanın üstünü örtüyor, kabak gibi ortada duran sezon başından beri iki farklı yönetimin de yaptığı bariz hataların önüne geçiyor hem de geleceği konuşmaya dair ne kadar kapı varsa kapatıp, işte diğerlerine benzeyip, gününü kurtaran, gittikçe borca batan bir düzene dişli olmak gibi anlamsız bir çabaya hapsediyor.
Ne olacaksa olsun, düşersek düşelim. Ben düşmenin kalmaktan da daha hayırlı olduğuna inanıyorum ama, bugünlerde pek moda oldu: “Sezon bitsin konuşuruz”. Sezon bitince konuşalım bunu da bakalım.
İşi bu noktaya getirmemeliydik. Tüm gücümüzle asılmamız gereken kader maçlarımızda maalesef iyi sonuç alamıyoruz ve kendimizi düşme hattının tam göbeğinde buluyoruz. 2017-18 sezonunda şampiyon olan Galatasaray’ı yendik ama ligin son maçlarında kümede kalma mücadelesi verdiğimiz Antalyaspor ve Ankaraspor’a sahamızda yenilerek küme düştük. 2020-21 sezonunun son maçında Trabzonspor’u yensek ligde kalacaktık ama yenildik ve düştük. Bu sezon Antalyaspor’a iki maçta da yenildik ve tam 12 puanlık bir avantaj kaptırdık. Hiçbir takımdan iki maçta 6 puan alamadık. Sadece Kasımpaşa’dan iki maçta 4 puan alabildik. Küme düşmesi neredeyse kesinleşmiş olan Karagümrük’ü yensek rahatlayacaktık ama yenildik ve ligde kalma şansımız son maça kaldı. Şimdi yine son maç ve rakibimiz yine Trabzonspor… Öncelikle diğer sonuçlara bakmadan kendi işimizi kendimiz görmek zorundayız. Trabzonspor’u yenersek bu sezon ilk defa bir takımdan iki maçta 6 puan almış olacağız ve ligde kalmayı garantileyeceğiz. Berabere kalırsak, Antalyaspor’un Kocaelispor’u yeneceği varsayımıyla Kasımpaşa ve Eyüp’ten hiç olmazsa birinin yenilmesini dileyeceğiz. Yenilirsek ve Antalyaspor da tahmin ettiğimiz gibi kazanırsa hepimize geçmiş olsun. İnşallah kazanırız ve diğer sonuçlara bakmadan ligde kalırız.
az önce gha haberini gördüm zuzek, abdül, oğulcan da sakatmış. kupa maçına direkt u19 çıkıcaz sanırım. gutas, başiru, traore, metehan, tongya başta olmak üzere as kadro risk edilmez diye umuyorum. oğulcan sakat, başiru hiç sakatlanmamalı, zuzek sakat yedek bile stoper yok, gutasta hiç risk edilmez heralde, tek santrafor (:d) traore de aynı, metehan ile de tongya da başlı başına yeri doldurulamaz ikili. yani kısacası u19 ve yedek kadro ile maça çıkmamız hayırlı olacaktır. en azından gençleri izleriz
aynen o arkadaş gibi düşünüyorum. o, maç sattın satmadın öyle yaptın yapmadın muhabbetleri tam bir karadelik. nereden bakarsak bak içinden çıkamazsınız.
Biz eğer kupa maçına rotasyonlu kadroyla çıkarsak ve Trabzonspor bizi elerse, Trabzonspor da lig maçına rotasyonlu kadroyla çıkacak, çünkü onların da beş gün sonra kupa finali olacak ve böyle bir sezonu kupayla kapatmayı çok istiyorlar…
Öte yandan şu da var: 1985-86 sezonunda Bursaspor kupayı kazandı ve ligden düştü. Mahkemeye gitti, beş yıl önce kupayı kazandığı için otomatikman (cuntanın başının emriyle) üst lige çıkarılan Ankaragücü’nü emsal gösterdi ve mahkeme kararıyla ligde kaldı.
Yani bir alternatifimiz de şu olabilir: Trabzonspor’u yenerek kupada finale çıkarız, Konyaspor’u da yenerek kupayı kazanırız ve küme düşsek bile mahkemeye giderek ligde kalmamız gerektiğini savunuruz. Mahkeme ne der, bilemem tabii. Belki de kırk yıl öncesini emsal kabul etmezler artık…
bizden iki taraftar grubu kalkmış antalyaspor gibi kocaelispor gibi köklü camiaları şike yapacak olmakla suçlamış. sonra antalyasporlunun biri gençlerbirliği hakkında ileri geri konuşmuş. sonra bizimkiler bütün bu saçmalık zincirine ortadan dahil olup bu kişiye cevap vermişler.
öncelikli olarak bu iki taraftar grubu uyarılacak mı ve o video kalkdırtılacak mı? sadece kaldırtmak yetmez, özür dilemeleri gerekiyor. sonra o ileri geri konuşana rahat rahat cevap verirsin.
Bu yıl hem kupada, hem ligde oynadığımız takımlarla yaptığımız kupa maçlarında, ligdekinden farklı sonuçlar alıyoruz.
Antalyaspor: Ligde iki kez yenildik, kupada (hem de deplasmanda) yendik.
Eyüpspor: Ligde yendik ve yenildik, kupada berabere kaldık.
Galatasaray: Ligde iki kez yenildik, kupada (hem de deplasmanda) yendik.
Trabzonspor: Ligde yendik, kupada yenildik, bakalım ligdeki ikinci maçta berabere mi kalacağız?
Galatasaray’ın şampiyonluk kutlaması yapıp asıl kadrosunu tatile gönderecek olması, Kasımpaşa’nın mutlak puan alabileceğine işaret ediyor.
Fenerbahçe’nin herhangi bir amacı kalmadı, ama Eyüpspor maçında bir galibiyet alarak taraftarlarına veda etmek isterler.
Antalyaspor, Kocaelispor’u yener.
Bunlar gerçekleşirse, bizim Trabzon’da alacağımız bir puan bizi ligde bırakır ve Eyüpspor 1. Lig’e düşer. Zaten bu takıma kayyum atandı, sahibinin adı tuhaf işlere karıştı diye haberler okuduk; lige yakışmayan, sevimsiz bir takım; inşallah düşerler gerçekten.
2020-21 sezonunun son haftasında, ligde kalmamız için aşağıdaki durumların üçünün birden gerçekleşmesi gerekiyordu.
- Ankaragücü’nün Ankara’da Alanyaspor’u yenememesi. - Gerçekleşti -
- Kayserispor’un Kayseri’de Fenerbahçe’ye yenilmesi. - Gerçekleşti -
- Bizim de Trabzon’da Trabzonspor’u yenmemiz. -Gerçekleşmedi -
Bu sefer ise ligde kalma olasılığımız dört maçın sonucunda ortaya çıkabilecek birçok duruma göre olabiliyor.
Hayırlısı bakalım ![]()
![]()
Trabzonspor’a 2020-21 sezonunun son maçında yenildiğimiz gibi yenilirsek Antalyaspor-Kocaelispor maçı dışında diğer sonuçların bir anlamı yok. Antalyaspor berabere kalırsa diğer sonuçların yine bir önemi yok. Berabere kalırsak ve Antalyaspor yenerse, Kasımpaşa veya Eyüp’ten hiç olmazsa birinin yenilmesini dilemekten başka çaremiz yok. İnşallah bu sefer aynı kaderi yaşamayız.
