Güzel ve doğru tespitlerinle hoş geldin Celil. Eski üretkenliğimize, kulube para harcatan değil para kazandıran anlayışa, artı bilançolara geri dönemediğimiz sürece bu sıkıntıları yaşayacağız gibi görünüyor. Taşıma suyla değirmen bu kadar dönüyor.
Hoş bulduk Necdet Abicim.
Kesinlikle…
Bir Göztepe olamayacağımıza göre ben Ankaragücü gibi siyasetle bağlantılı bir takım veya Bursaspor gibi yine iş ve siyaset dünyasının takımı olmak istemiyorum.
Tabiri caizse Boluspor gibi olmak istiyorum. Gerekirse 19 sene 1.lig de kalalım ama bu borçlarla düşmeyelim ya da siyasetten medet ummayalım.
Kulübün parasını boşa harcayacağıma, 2 tane kaleci transferi yapacağıma, Erhan ile Metehan ile devam etmek istiyorum.
Dünya paraya Onyekuru gibi müzmin sakat ve İstanbul eskisi bir oyuncuyu istemiyorum.
Csoboth gibi gereksiz bir transfer yerine Amilton’u izlemek istiyorum…
Altyapıdan çıkacak oyunculara veya ülkenin dört bir yanından yapılacak genç yetenek transferlere sabretmek ve onların başarılarını görmek istiyorum.
Şirketleşmek istemiyorum…
İsmimizin başına sponsor almak istemiyorum…
Her sene 20-30 boş transfer yapıp kulübü borçlandırıp sonra ‘’şirketleşmemiz lazım, sponsor almamız lazım, Mansur YAVAŞ’ın destek vermesi lazım’’ laflarını duymak istemiyorum…
Başarı isteyen, sürekli transfer isteyen grup bizi takip etmese de olur…
Az oluruz ama kendi değerlerimizi koruyup kollamış oluruz…
Eskisi gibi sezon boyunca iyi araştırmalarla genç, yetenekli ve aç futbolcular bulup, kulübün yapısına uygun iyi bir hoca ve iyi bir kadro planlamasıyla güçlü takımlar kurmak lazım. Örneğin bu sezon başında sakat ve oynamamış bir Onyekuru için riske girip bu kadar para harcayacağımıza, bu kadar yükümlülük altına gireceğimize, Ogundu ve Maestro’yu Alanya’dan önce davranıp biz alabilirdik. Bu sezon yabancı oluşumunu 12+2 yapamadık; 13+1 oldu ve yeni transfer ettiğimiz bir yabancıyı listeye yazamadık. Paramız bu kadar çok mu da oynatmayacağımız bu yabancıya euro cinsinden bu kadar para ödeyeceğiz! Aosman’a 300 bin euroyu aşan bir tazminat ödeyeceğiz. Eski Gençlerbirliği’nde, ağır sakatlık geçirmiş Aosman gibi riskli futbolcular deneme antrenmanına bile alınmazdı. Yeşil Burun Adaları milli takımı Dünya Kupası’na katılma hakkını elde etti. Afrika’da Ekvator Ginesi, Gine Bissau, Namibya gibi birçok potansiyeli yüksek milli takımlar var. Bu mili takımlardan çok uygun bedellerle genç, yetenekli ve aç futbolcular bulabiliriz. Yeter ki isteyelim. Ankara’da Barış Alper Yılmaz’ı ve Olavoyin’i biz değil de Keçiörengücü buldu ve satıp para kazandı. Biz de Arda Güler’den gelen parayı Ayowi, Torje, Tiago, Moha gibi hiç verim alamadığımız yabancılarla yaptığımız opsiyonlu sözleşmelere harcadık. Arda Güler’i ortaokul öğretmeni bizde altyapı hocası olarak görev yapan arkadaşına önerip getirmese belki de Ankaragücü ya da Keçiörengücü’ne gidecekti. Özellikle ana faaliyetimiz olan kadro oluşturma konusunda çok dikkatli ve organize olmalıyız. O zaman paralı başkan ve yöneticilere de ihtiyacımız kalmaz.
sanırım arda çakmak aday olacak. camia’nın da büyük bir desteğini alacak. doğal olarak, kritik soru üye kaydı yapılıyor mu? ve engellenecek mi.
bi yerlerden ısrarla yansıtılıp kortulmaya çalışıldığı gibi durum o kadar vahim değil. az biraz gelirimiz var. kaynak yaratılır. eğer niyazı akdaş ve arda çakmak birleşirse daha rahat edilir. niyaz akdaş ben yokum diyorsa arda çakmak da bu işi tek başına döndürebilir. 1 sene eksi yazsa da koyduğu parayı da alır zaten rahat rahat.
bu arada geçen bir yöneticinin programını izledim daha doğrusu çok az izledim, bilmiyorduk diyerek sürekli işin içinden çıkmaya çalıştı ancak o “bilmiyorduk” denilen meseleleri çocuklar bile bilir. bir çocuk bile cebindeki parayı borcu gelecekte nereden para alacak, nereden para gidecek az çok bilir. kulüp çok ciddi şekilde borçlandırıldı. bu net. kimse kimseyi kandırmasın. borçlandırarak bir yerlere mahkum edileceği sanılıyorsa da yanılıyorsunuz.
yeni yönetimden beklentim, uzaklaştırılan veya görev verilmemiş gençlerbirliklilerin göreve getirilmesidir. özellikle altyapıda gençlerbirliği ruhunun tekrar yeşermesidir. “altınordu, bilmem ne, o bu, istatistik, matematik, modernizim” diyerek kandırılan, göz boyanan ne varsa karşısına gençlerbirlği konulmalıdır. çünkü genlerbirliği bu günlere gelmişse bu nedenle gelmiştir, başına iş açılmısa da bu kandırılmalar nedeniyle açılmıştır. matematik hiçbir zaman ruhu yenemez.
arda çakmak ben adayım demişti.kendisinin bu işi başarabileceğini düşünüyorum. neyin ne olduğunu bilen ve tecrübesi olan bir isim. başta sıkıntı çekse de doğru yapılanmayla bu işin altından rahatlıkla kalkabilecektir. heleki camia tamamen arkasında olacakken işi daha da kolaylaşır. tek bir sıkıntı var o da “şirketleşme” mevzusu. bu konuda camia dinlenirse, kulübün kendi kendini çevirebileceğini, bunun “şirket” değil bir akıl bir mantık ve kurumsallaşma mevzusu olduğunu görürse çok daha iyi eder.
öbür yandan ankaragüclülerle gene bir sataşmaya girmiş bizim taraftarlarımız. taraftar demeyelim bireysel muhabbetler diyelim en iyisi çünkü taraftar bunu yapmaz zaten. ankaragücü ve gençlerbirliği ebedi iki dost kulüptür. fb-gb gibi tartışmalara özenen ya da günün ya da yaşamın stresini atmak isteyenler varsa başka alanlara yönelebilirler. bu iki kulüp ankaranın en önemli markalarıdır. ve bu iki kulüp birbirlerinin en zor anlarında birbirlerine yardım etmişlerdir. iki ergenin ve bunların peşine takılan ya da yukarda dediğim gibi fb-gb muhabbetlerine özenen ya da yaşamın stresini atanlar bir daha düşünsün. iki kulübünde akil insanları ve neyin ne olduğunu bilenleri vardır. hızlı bir iletişimle bu sorun çözülebilir. aynı zamanda bunun bir provakasyon olduğu da ortadadır. adamlara gidip bunu belirtsen kendileri kimin yaptığını ne için yaptığını ergen mi ya da troll mü ortaya çıkarır zaten. bunun yerine - girilen hal tavır şekil nasıl bir saçmalıksa- trollük ya da ergenliğin açtığı yolda durmadan hedefe koşan bir gençlerbirlikli profili manidardır. bu kadar basit, bu kadar ergence, bu kadar düşüncesizce davranmak ne demektir? iki tarafın ergenleri ya da trolleri nedeniyle saçma sapan bir muhabbete mi girelim, bu mudur istenen. ve bunu isteyenler kimlerdir? bu iki kulüp birbirlerine tatlı atışma/ rekabet dışında husumet duyacak ya da bir çatışma anlaşmazlık çıkaracak en son kulüplerdir. ankaragücü neyse gençlerbirliği odur.
Sayın Arda Çakmak’tan henüz bir ses yok. Geçenlerde annesini kaybettiği ve yasta olduğu için olabilir bu sessizliği. Yakın zamanda tavrı belli olur diye düşünüyorum. Bu arada Arda beyin başı sağ olsun, annesi merhumeye de Allah rahmet eylesin.
Yeni taraftar olan çok genç kardeşlerimiz var. Çoğu üç İstanbul takımının eski taraftarları ve orada edindikleri alışkanlıkları devam ettiriyorlar. Biraz bilgisizlikten, biraz da eski takımlarındaki alışkanlıklardan olsa gerek böyle gereksiz yorum ve davranışlarla iki kulüp taraftarları arasında sorun ve düşmanlık yaratabilecek paylaşımlar yapıyorlar. Ankaragücü taraftarları arasında da benzer kişiler var. Taraftarlarımızın böyle davranışlardan kaçınması şart…
“Gençlerbirliği’nde başkan Mehmet Kaya, mahkeme tarafından alınan tedbir kararının kalkacağını ve yeni yapılan üyelerin (yaklaşık 1200 kişi) genel kurulda oy kullanabileceğini iddia etti.”
hala daha bir aday çıkmadı. kulübe çöküyorlar hala daha görüşmeler bilmem neler.
mehmet kaya
1.kulübe çökebileceğini sanıyorsa baya yanılıyor. hem büyük rezil olacak hem hiçbir zaman huzur bulamayacak.
2.şirketleştirmeyi düşünüyorsa o daha zor. hadi şirketleştirdi diyelim gene rezil olacak gene huzur bulamayacak hatta maç izlemeye bile gelemeyecek bir noktadan sonra.
3.he kulübü batırıp (hem de ajandalı) sonra tesislere -belirli insanlar için- çöktürecekse buna da izin vermeyiz
İmza kampanyasına katılan her taraftar kulüp üyesi gibi mevcut yönetim tarafından ismimin not edildiğini ve olağanüstü genel kurulda naylon üye hesabı yapılırken dikkate alınacak sayıya dahil edileceğimi düşünüyorum. Maalesef kariyer planım için önemli olan AÖF sınavlarıma denk geldiği için bu kurula katılamayacağım. Ancak bizi FIFA’ya şikayet etmek zorunda kalan Nalepa’ya parasını ödemek yerine yenildiğimiz GS maçında prim dağıtan yönetime hesap sormak için 6 Aralık kuruluna katılmayı can-ı gönülden isterdim… Umarım bu konu dile getirilir zira FIFA’dan transfer yasağı alan çoğu kulüp bir daha kolay kolay belini doğrultamıyor.
Sabrican hoş geldin. Seni forumda görmek ne güzel.
1.200 üye kaydına ilişkin ihtiyati tedbir kararı bugün yeni bir mahkeme kararıyla kaldırıldı. Camiamıza geçmiş olsun. Ben şahsen önümüzdeki günler/dönemler için endişeliyim.
Necdet ağabey takımımızın adı artık
Endişelilerbirliği!
Osman bey sağolsun istifa ediyorum ve genel kurula gidiyorum demediği için bu berbat süreci yaşıyoruz!
Endişelilerbirliği olduk o günden beri!
Maalesef Ümit. Osman beyin istifa edeceğini öğrenince, istifa etmemesini ama mutlaka görevi bırakacaksa kulübü genel kurula götürmesini söylemek için kendisine ulaşmaya çalıştık, mümkün olmayınca Watsapp’tan bir mektup yazdık ve bu mektup sosyal medyada da paylaşıldı. Ama maalesef başarılı olamadık. Sonuçta geldiğimiz nokta, mevcut yönetim tarafından alelacele kaydedilen ve mahkemenin ihtiyati tedbiri kaldırmasıyla genel kurula katılıp oy kullanacak olan 1.200 yeni üye… Camiamıza geçmiş olsun. Kulübümüzü çok sıkıntılı günlerin beklediğini düşünüyorum ve çok endişeliyim.
