Transfer Beklentileri, Önerileri ve Haberleri


#142

Kulup gecen senede beri 30-35 milyon zararda.

  1. Lig gelirleri Super ligle kiyaslanamiyor.

Forma Sponsoru bile bulamayan 2 Ankara takimindan biriyiz.

Su anki yerimiz hakedilmistir 2. Ile fark ne olursa olsun 3. Ile fark 9 puan ve 3. Takimin bir mac fazlasi var.

Bu takim eger yasli bacaklarin buyuk bir form dususu veya ciddi bir iki anahtar oyuncu sakatligi soz konusu olmazsa seneye Super ligde yerini alacaktir.

Bazen alinacak bir iki oyuncu takimin ruhunu ahengini havasini bozabilir.

Erkan hocaya su ana kadar guvenmemizin meyvesini aldik bundan geri kalanindada onun dusuncesine saygi duymak en mantiklisi.


#143
  1. Yarı öncesi parası olan takımlar topçu alarak, Şehir takımları seçimin etkisiyle desteklerle kadrolarını güçlendirdiler. Biz ne yaptık? Sosyal medyada video paylaştı klübümüz!.. Ben bu kadar iyimser bakamıyorum sahadaki oyunu izledikçe…

#144

stancu transferi çok iyi oldu. hatta bizde bıraksın futbolu.

hoca artık 70 dk larda yaptıgı değişikliklerde genç oyuncuları soksun. özellikle ortasaha da zehir gibi gençler var. mentalite olarak hazırlamamız lazım onları. kanat genç oyuncusç var mı hacettepe ve ya altyapıda? bir iki tane a takıma yükseltmek lazım. deniz, nadir oynuyor kanatta, onlar yerine olmasada şahsen yedekten onları izlemek isterim(bakarsın 11 oyuncusu olur) . paribayı oyuna almaktansa en mantıklı seçenek bu olur.

hala daha gençlerimizin potansiyelini çözemedim. doğru düzgün izleyemedik. mert oturdu bi tek. hoca seneye 1.lig de hepsi oynayacak dedi de, burda oynatmadığı çocugu orda oynatmaz. oynatsada o çocuk pek bi şey yapamaz. 11 e koymasanda yedekten al artık şu gençleri, bi rotasyon yüzü görsünler.


#145

Osmanlı spor’dan da bir oyuncu almışız.


#146

Engin Bekdemir’i almışız gardaşım.

26 yaşındaki bu futbolcu kardeşimiz PSV altyapısında yetişmiş ve Porto altyapısına transfer olmuş. Sonra Porto’dan Kayserispor’a gelmiş. Kayserispor’dan Çaykur Rizessopr’a, sonra Eskişehirspor’a, sonra da Osmanlıspor’a transfer olmuş. En son 2016-2017 sezonunun sonlarında Osmanlıspor’da üç maçta forma giydikten sonra 2017-2018 sezonunun başında bir sakatlanmış, sakatlanış o sakatlanış. Osmanlıspor’un küme düştüğü sezonun ardından 2018-2019 sezonunun başında bir kadro dışı kalmış, kalış o kalış… Çaykur Rizespor ve Eskişehirspor’da oynarken pek izlememiştim ama adını duyardım. Sanırım geçirdiği ağır sakatlıktan sonra futbol hayatı bitmiş gibi gözüküyor. Neyse, önyargılı olmak ve hakkında kötü konuşmak istemem. Sonuçta artık takımımızın bir futbolcusu… İnşallah oynayabilecek durumdadır ve başarılı olur. Ama şu anda, “Engin Bekdemir’i transfer eden bu Gençlerbirliği ne yapmakta, nereye varmak istemektedir?” dedirten kıvamda bir transfer gibi gözüküyor. Oysa takımımızın kadro derinliği çok düşük. Sıkıştığımız anda, yenik durumdayken oyuna girip maçın gidişatını değiştirebilecek, skoru etkileyebilecek oyunculara sahip olmadığımızı yenildiğimiz üç maçta da çok net bir şekilde gördük. Bu da her maçta beni endişelendiriyor doğrusu.


#147

engin bekdemir memlekette kanat oyuncusu bulunmadığı yıllarda vede bizim fellik fellik solaçık aradığımız dönemlerde takımımızda görmek istediğimiz gerçektende etkili bir açık oyuncusuydu. ve inanılmaz yetenekleri bulunan bir solaçıktı.
ama dedik ya taaaaa o zamanlar…
geçirdiği talihsiz sakatlık -inşallah değildir- sanki futbol hayatını btirme noktasına getirdi… gibi…

stancu meselesi ise tam bir rezalet… bu lig için aldık desek uymuyor, seneye düşünüyoruz desen dolmuyor, çok isteyeni vardı ama o bizi seçti desen… deme daha iyi…

bumudur kardeşler… yeniden yapılanması gereken ve başkada hiç bir seçeneği kalmamış kulübün yapması gereken transferler bunlarmıdır?..


#148

523 kere yazmışım gene üşenmez yazarım:
“biz artık dış transferi kapatmalı ve bir daha açmamalıyız.” çünkü bilmiyoruz…
insan bildiği işi yapmalı… bilmediğimiz işte kör inatla ısrar, hem zaman hemde para kaybına yol açıyor…
hacettepede veya kendi bünyemizdeki “U” takımlarında varsa tamam, yoksa bu şekilde devam… olduğu kadar diye bir şey var yahu… bu nedir böyle?.


#149

Engin Bektemir bir transferden öte bir yatırım olarak değerlendirilmeli… Son yıllarda izlediğim en yetenekli genç futbolculardan biriydi, geçirdiği ağır sakatlıklardan dolayı iki yıldır futboldan uzak ama potansiyeli gerçekten çok büyük. Bu camia aynı zamanda bir futbolcu rehabilitasyon merkezi. Dolayısıyla Engin’e yapılan bu yatırımı doğru buluyorum. Kaybedecek bir şeyimiz yok, kazanacak çok şeyimiz olabilir.


#150

bence ölü yatırım…


#151

Yüzyılın gördüğü en büyük muhalif Sayın Ercüment Tunçalp’in bu sitede yazdığımı alarak oluşturduğu yazıya buradan cevap vereceğim tabi ki:) önce yazının linkini paylaşayım, herkes bu kontrolsüz muhaliflik yazısını okumalı çünkü… Altında beni akıl hastanesine gönderip, antidepresan aldıran yorumlar da var. Gençlerbirliği’nin kritik bir sezonda, kendi içinden muhalefet görüntüsü altında çıkan hastalıklı bir zihne karşı da mücadele etmesi gerektiğini göstermesi açısından yazı da iyi bir örnek olmuş.

İşte Ercüment Tunçalp tarafından hedef gösterilen yazım üzerinden yazılan yazı : http://www.yurtspor.com/mobil/kose-yazisi/520/genclerbirligi-rehabilitasyon-merkezi.html#comment

Benim cevabım yine bu başlıkta olacak.


#152

kulusic boştaymış. ankaragücü transfer edebilirmiş. eğer almazlar ya da transfer edemezlerse alırsak çok iyi olur. 3 senelik veteran kontejanıma yazardım böyle bi karakterli topçuyu. üstelik bizden sayılır.


#153

Kenan Ozer ve Erdem Ozgenc birlikte fesih hakki kazanmis…Kenan Ozer tam Genclerbirliginin Aradigi oyuncu. Hemen kapsinlar. Suratli Caliskan ve sorunsuz bir oyuncu yasida 28.


#154

Engin Bektemir transferini sıfır maliyetle yapılmış doğru bir hamle olarak görüyorum. Umarım kısa zamanda formayı kapar ve bir daha üstünden çıkartmaz.


#155

Engin Bekdemir’in sakatlığının iyileştiğini ve sıkı bir şekilde çalıştığını öğrendik. İnşallah bir an önce oynamaya başlar ve bu yetenekli futbolcudan en iyi şekilde yararlanırız.


#156

Bunu biri yapacakti : Bekdemir-Demir gibi bek.


#157

Görüyorum ve artırıyorum. Rahmetullah Beriş-bek…

Artık sağbek mi olur solbek mi olur orasını bilemem ama “Beşirbek” olduğu kesin… :blush:


#158

Masallah kardesimizde de ne isim var oyle, ogreninceye kadar canin ciksin, ogrenince de hayatin boyunca unutma. Benzerleri icin:

-Bastian Schweinsteiger
-Holger Hieronymus (ne topcuydu ama)
-Bixente Lizarazu
-Labinot Harbuzi (huzur icinde uyusun)
-Gaetano Scirea
-Chaabane Merzekane
-Zdravko Stoyanov Zdravkov
-Rinat Feyzulrahmanovic Dasayev

Necdet Agabey bonuslari: Erkek guzeli Ali Eren Beserler ve Cumali Bi$i


#159

Engin Bektemir’in transferi ile ilgili düşüncemi yukarıda yazmıştım. Çok yetenekli bir oyuncu olduğunu veGençlerbirliği forması altında eski günlerine kavuşabileceğini, bu nedenle transferini doğru bulduğumu söylemiştim. Buna karşılık Yurtspor yazarı Sayın Ercüment Tunçalp, benim bu görüşüme alaycı bir üslupla karşı çıkarak yukarıda linkini verdiğim yazıyı yazmış.

  1. Öncelikle usulle ilgili bir şeyler söylemek istiyorum. Burası bir forum sitesi, bizler de takımla ilgili düşüncelerini paylaşan sıradan taraftarlarız. Burada forumda önemsiz düşüncelerimizi yazıyoruz, birbirimizle bakış açılarımızı paylaşıp, fikir alışverişi yapıyoruz. Ben kulübün basın sözcüsü değilim, yöneticisi değilim, başkanı değilim. Bu yüzden benim burada yazdığım sıradan bir yazıyı alıp, bir köşe yazısının tam odağına oturtarak alaycı bir üslupla eleştiri konusu yapmasını sayın büyüğümüz Ercüment Bey’e yakıştıramadım ve üzüldüm.

  2. Gençlerbirliği’nin bir futbolcu rehabilitasyon merkezi olduğunu eskiden beri düşünüyorum. Çünkü bunun çok örneği var. Yakın zamanda, 2016-2017 sezonunda bu takımın ligde kalmasını sağlayan futbolcu Serdar Gürler, Trabzonspor’dan alındığında iki sezon doğru dürüst futbol oynamamıştı. Sırasıyla Elazığ, Erciyes ve Trabzonspor’da yaşananlardan dolayı futboldan kopmuş, fiziksel ve mental olarak bir çöküş yaşıyordu. Ardından 2016 yılının ocak ayındaki ara transferdeçok düşük bir maliyetle kendisini transfer ettik. Böyle bir futbolcu transfer edilirken mutlaka opsiyon hakkının kulüpte olacağı, uzatılabilir bir sözleşme yapmamız gerekirken, ne yazık ki yalnızca 1,5 senelik bir sözleşme imzalamıştık. Üç aylık adaptasyon sürecinden sonra, (ki o süreçte de 12 maçta sonradan da olsa takıma katkı yapmış) ertesi sene takımın en güçlü silahına dönüştü. Çünkü kendisinde potansiyel vardı. Elazığ’da izleyen herkes görmüştü bunu… Sonraki sene ise Serdar’ın sözleşmesi bitti ve opsiyonlu uzatma maddesi olmadığından elimizden kaçırdık. Sadece Serdar da değil, şu anda Deniz yaşadığı Bursaspor macerasının yıkımının ardından ve kendi ifadesiyle futboldan kopmak noktasına gelmişken bize transfer oldu ve şu anda yavaş yavaş kendisini buluyor. Bunun dışında Aykut Demir ve Engin örnekleri var. Bizde oynarkenki görüntüleri ile başka takımlara transfer olduktan sonraki ruh halleri ortada. Aslında bu örnekler çoğaltılabilir ama bakmadan, araştırmadan aklıma gelen bunlar olduğu için kısa kesiyorum. Sonuçta bu kulübün kadro sepetinin içinde tecrübeli yaşlı oyuncular, en iyi döneminde direk katkı verecek oyuncular, alt yapıdan yetişmiş oyuncular ve kariyerinde düşüş yaşamış ama büyük potansiyele sahip düşük maliyetli oyuncuların bir arada olması lazım. Olmaması gereken Agon Mehmedi gibi ne idüğü belirsiz olan oyuncular.Tamamını direk katkı verecek oyunculardan seçmenin mali olarak bu kulübün kaldırabileceği bir yük olmadığı kesin. Kariyerlerinde biraz gerilemiş futbolcular, futbola tekrar dönmenin yolunun Gençlerbirliği’nde birkaç sezon geçirmek olduğuna inanırlarsa, bu bizim için potansiyelli futbolcuyu daha da ucuza mal etmek anlamına gelecektir. Ki Engin Bekdemir de şu anda Gençlerbirliği için önemli bir maliyet unsuru oluşturmayan, bu sezon iyi rehabilite edilirse önümüzdeki sezon çok yararlı olabileceğine inandığım yüksek potansiyelli bir oyuncudur.

Ercüment Bey’in yazısında örneklediği Agon Mehmeti, Erdi Can Şehit, Numan Soysal, Canberk Aydın daha önce hangi kulüpte oynayıp potansiyel sahibi olduklarını gösterdiler? Verilen örneklerle Engin Bekdemir bağdaşmıyor ne yazık ki!

  1. Ercüment Bey yazısının başında ve devamında fikrini açıklıyor. Kulübü rehabilitasyon merkezi yetmez bir de huzurevine çevirelim demiş. Takımın yaş ortalamasının yüksek olduğu sayısal bir gerçek. Ancak takımı huzurevine çevirelim derken 17 maçta 41 puan toplamış olanGençlerbirliği’nin en yaşlı futbolcuları Selçuk, Nobre, Hakan Arıkan ve Sese’yi tarif ettiğini anlıyorum. Bu, bence ilk yarıda 41 puan toplamış, ikinci yarıda da lige çıkmamız için çok kritik görevleri olan bu dört oyuncunun emeklerini görmemek, göz ardı etmek olur. İçinde bulunduğumuz bu kritik sezonda, Gençlerbirliği’nin geleceğini düşünen hiç kimse böyle bir ironi yapmamalı diye düşünüyorum. Sayısal verilere girmişken istatistiklere biraz bakalım: Mesela Selçuk’un 8 numara pozisyonunda oynamasına rağmen her maçta sahanın en çok koşan, en çok top kazanan futbolcusu olduğu da istatistiki bir gerçek. Bizim takımın demiyorum bakın, sahanın diyorum. Biraz araştırmayla son Altınordu maçında, yaşlı denilen Selçuk’un 11.289 metre koşarak, 11.188 metre koşan Muhammet’in önünde sahanın en çok koşan oyuncusu olduğunu görebiliriz. Üstelik maçta Gençlerbirliği’nin topla oynama oranı yüzde 62. Yani Selçuk bu koşu rakamına savunan değil, topa sahip olan bir takımın oyuncusu olarak ulaşmış. Hakan ve Nobre’nin bu sezon takıma ne kadar katkı verdiğini, Sese’nin ne büyük bir potansiyele sahip olduğunu söylememe bile gerek yok. Ben de takımın fizik gücünün ilk yarıdakine göre gerilemiş olduğu görüşündeyim. Ancak böyle düşünürken, takımın bir kısım oyuncusunu hedef tahtasına oturtmak yerine, takımın tamamında bu düşüşü gözlemliyorum. Alper, Yasin, Nadir vs. hepsi geride kalan iki maçta nal topladı. Ama bu benim görüşüm, tabii ki başka biri de başka türlü düşünüyor, yaşlı olduğumuz için koşamadığımızı söylüyor olabilir, buna da saygı duyarım. Ama kimsenin görüşünü alaycı bir üslupla eleştirme yoluna gitmem.

  2. Ercüment Bey, yazısının bir yerinde şu cümleleri yazmış:“Kaybedilecek yıllarımız umurunda değil. Bize hemen yarın oynayacak futbolcu lazımken, sezonu rehabilitasyon hizmeti ile tamamlatmak istiyor.” Bu eleştiriye yanıtım şöyle: İlk olarak, “Bütün umudum Engin Bekdemir” dediğimi hatırlamıyorum. Ancak hangi ifademden bunu anladı bilmiyorum. Bu kulüp zaten halihazırda 1. Lig ölçeğinde iyi futbolculardan kurulu bir takım. Bu ligin favorisi! Tabii ki daha iyi olmasını isterim takımımın. Ben de isterim Selçuk’un, Sese’nin, Nobre’nin 25 yaşındaki hazır hallerini transfer etmeyi… Keşke mali gücümüz olsa da öyle yapsak. Keşke sınırsız kaynaklarımız olsa da öyle yapsak. Ayrıca ben de kulübün iyi yönetilmediğini, boşa yapılan transferlere özellikle geçen sene ve evvelki sene büyük paralar harcandığını defalarca forumda vs. yazdım ve söyledim. Bizim kaybettiğimiz yıllar çok umurumda… Ancak bu sezonbaşında yapılanların doğru olduğunu düşünüyorum. Şu anda 41 puan toplamış durumdaysak, bunu sezon başında Erkan Sözeri’yi getirerek, Sese’yi takımda tutarak, Selçuk’u, Yasin’i transfer ederek, takımdaki gamsız oyuncuları göndererek başardık. Bunu da bir şekilde bu kulüp yöneticileri yaptı. Dolayısıyla köşe yazılarında bu takımın bazı futbolcularını alaycı bir üslupla “huzurevine göndermek” ve her yapılanı eleştirmek bence Gençlerbirliği için tarihi ve yaşamsal bir sezonda camiamıza zarar verir. Takım iki yenilgi alınca, “Ben demiştim” diye başlayan eleştirileri doğru ve yararlı bulmadığımı belirtmek isterim.

  3. Ercüment Bey’in yazısında üzüldüğüm bir nokta da kulüp başkanı ve yöneticilerine yapılması gereken muhalefetinkendisiyle her konuda aynı görüşte olmayan/olmayabileninsanlara da yapılmaya başlanması… Evet, karşımızda Gençlerbirliği’ne asla yakışmayacak bir yönetim var. Bu başkan ve yönetimin kulübü nasıl ele geçirdiği, nasıl büyük yanlışlarla bizi alt lige düşürdüğü, hangi karakterlerin peşine takılarak camiaya ne kadar büyük zarar verdikleri ortada… Hepimiz bunu görüyoruz, hepimiz bunu anlatmaya çalışıyoruz. Ancak Sayın Ercüment Tunçalp, muhalefetinizibu dil ve bu yaklaşımla anlatacaksanız rica ediyorum anlatmayın! Ben de kulüp yönetimine muhalif biriyim ama muhalif olmam demek kulüpte yapılan her şeyi eleştireceğim, Erkan Sözeri’yi, Selçuk Şahin’i, Hakan Arıkan’ı yereceğim, yerden yere vuracağım anlamına gelmiyor. Ben de sizin gibi kulüp yönetimine muhalifim ama sizin tarafınızda değilim!


#160

Sesenin 34 yasinda POTANSIYEL olmasi fikri biraz anlayisima ters gelmesine ve bu adami 23 yasindan beri izledigim ve benim futbol anlayisimda Sunderland da olsun West Bromwich Albion da olsun ZIHNIYET ve KARAKTER bakimindan bir futbol sahtekarindan otede minimal bir potansiyel gostermis olduguna taniklik etmis olmama ragmen dusunceye saygiliyim. Aslina bakarsaniz gencliginde dahi kendisi icin odenmis her kurus bonservis bedeli cöpe atilmis muhasebe defterlerinde amortisman degeri dahi kazanmamis ucretlerdir. Biz 34 luk bir karakter sahtekarina 1.5 milton EURO yillik ucret oduyoruz farkindaysaniz.

Takimin yasli ayaklari ligin ilk 15 haftasinda en basarili olanlardi yalniz sezonun ilk macinda beri fiziksel yorgunlugun ozellikle ligin ikinci yarisinda bu oyunculara daha fazla etki yapacaginida belirtmistim nitekim buyrun Altinordu Hatay maclarinda yasli bacaklarin etrafinda daireler cizen genc ve kondusyonlu bacaklarin bize yasattigi uzuntuler ortada.

Selcuk Sahin Goztepeden once bize 1 milyona imza atacakken 2.5 milyon veren Goztepeye kosarak gitti en buyuk kosusuda bence o oldu.

Serdar Gurler bir ornek degil cunku bu sistematik olarak Genclerbirligi kulubunun surekli olarak basardigi birsey degil…Bir defaya mahsus ve cokda basarili bir transfer hikayesi o kadar. Her defasindada ise yarayacagi supheli. Serdar Gurler oz guven sorunu yasadi agir sakatliklar degil.

Bunlari Ercument beyin tarafi vs olarak yazmiyorum kendisini tanimiyorum ve körü körüne ihtilafida asla tasdik etmem.

Sadece bu kulup yonetimi mukemmeli gectim henuz tatmin edici bir performans gostermis degil hatta gecen yilki Umit Ozat Mesut Bakkal ve menejerler traji komedileri ile hala o unvan be makamlari isgal etmeleri benim fikrimce bu nadir kulubun ayibindan baska birseyde degil.


#161

sese cidden 1,5 milyon euro mu alıyor? hemde bonus… vs hariç?

Alp Er Tunga öldi mü
Issız ajun kaldı mu
Ödlek öcün aldı mu
Emdi yürek yırtılur

erkan hoca sağolsun altyapıdan ortasaha ve 10 numara da oynayacak bi genç çıkaramadık. seneye kimi getirecekler ne para verecekler belli değil.